Bal - Esbal.com
  Ana Sayfa|   Hakkımızda|   İletişim|   Memnuniyet Formu|   Alışverişsiz Ödeme   Sepetim(0)|   Üye Girişi|   Üye Ol

 Yayla Balı

 İçanadolu bölgesinde yüksek rakımlı Sündüken dağlarına özgü geniş bir çiçek florasına sahip bir gerçek bal çeşididir

MEVKİİ : 850 m.ile 1150  rakımlı Anadolu Platosu.

FLORASI: Ayrık, Üçgül, Yonca, Görünge, Kekik, Anason, Hardal gibi bitkilerin florasından temin edilmiştir.

İçanadolu bölgesinde yüksek rakımlı dağlarına özgü geniş bir çiçek florasına sahip bir hakiki bal çeşididir.Tamamen doğal ve lezizdir.Asla endüstriyel bir bal değildir.Vücuda enerji ve direnç kazandırır. Soğuk algınlıklarında doğal bir besin olarak kullanılır.

Arıların çiçek florası bol olan, Türkiye nin verimli, yüksek yayla ve meralarında bütün çiçeklerin özünü alarak ürettiği; besleyici, değerli bir bal türüdür. Nektarını aldığı çiçeklere özgü seçkin lezzeti vardır. Açık sarı renklerde olur. Aromatik bir tat haline gelmiş içanadolunun yüksek kesimlerinin değerli bir doğal bal çeşididir.

Zirai ilaçların kullanılmadığı ortamda üretilen ürünlerimizi güvenle kullanabilirsiniz. organik bal, bileşiminde bulunan çeşitli vitamin, mineral, organik asit ve enzimler nedeniyle sindirimi kolay , besleyici ve birçok hastalığa karşı koruyucu ve vücut direncini arttıran özellikler gösterir. Balın, bileşim maddelerince zengin oluşu nedeniyle de özellikle sağlıklı yaşamda önde gelen gıda maddeleri arasında yer almaktadır. 

hakiki bal bilinen bu özellikleri sağlamasında, antimikrobiyel, antioksidan ve büyüme faktörü biyoaktivitesi gösteren bileşenler etkili olmaktadır” Yararları nedeniyle balın her gün düzenli olarak tüketilmesi önerilmektedir.

 

 

Devamı...
18,00 TL

Yeşilköy Balı

İçanadolu bölgesinde yüksek rakımlı Sündüken dağlarına özgü geniş bir çiçek florasına sahip bir doğal bal çeşididir

MEVKİİ : 850 m. rakımlı Anadolu Platosu.

FLORASI: Ayrık, Üçgül, Yonca, Görünge, Kekik, Anason, Hardal gibi bitkilerin florasından temin edilmiştir.

İçanadolu bölgesinde yüksek rakımlı dağlarına özgü geniş bir çiçek florasına sahip bir bal çeşididir.Tamamen doğal ve lezizdir.Asla endüstriyel bir bal değildir.Vücuda enerji ve direnç kazandırır. Soğuk algınlıklarında doğal bir besin olarak kullanılır.

Arıların çiçek florası bol olan, Türkiye nin verimli, yüksek yayla ve meralarında bütün çiçeklerin özünü alarak ürettiği; besleyici, değerli hakiki bal türüdür. Nektarını aldığı çiçeklere özgü seçkin lezzeti vardır. Açık sarı renklerde olur. Aromatik bir tat haline gelmiş içanadolunun yüksek kesimlerinin değerli bir çiçek balı çeşididir.

Zirai ilaçların kullanılmadığı ortamda üretilen ürünlerimizi güvenle kullanabilirsiniz. Bal, bileşiminde bulunan çeşitli vitamin, mineral, organik asit ve enzimler nedeniyle sindirimi kolay , besleyici ve birçok hastalığa karşı koruyucu ve vücut direncini arttıran özellikler gösterir. Yayla Balı  bileşim maddelerince zengin oluşu nedeniyle de özellikle sağlıklı yaşamda önde gelen gıda maddeleri arasında yer almaktadır. 

 Balın bilinen bu özellikleri sağlamasında, antimikrobiyel, antioksidan ve büyüme faktörü biyoaktivitesi gösteren bileşenler etkili olmaktadır” Yararları nedeniyle balın her gün düzenli olarak tüketilmesi önerilmektedir.

 

Devamı...
35,00 TL

Süzme çiçek balı Esbal

Anadolunun yüksek rakımlı Sündüken dağlarına özgü geniş bir çiçek florasına sahip bir doğal bal çeşididir

FLORASI: Ayrık, Üçgül, Yonca, Görünge, Kekik, Anason, Hardal gibi bitkilerin florasından temin edilmiştir.

Çiçek balı İçanadolu bölgesinde yüksek rakımlı dağlarına özgü geniş bir çiçek florasına sahip bir bal çeşididir.Tamamen doğal ve lezizdir.Asla endüstriyel bir bal değildir.Vücuda enerji ve direnç kazandırır. Soğuk algınlıklarında doğal bir besin olarak kullanılır.

Arıların çiçek florası bol olan, Türkiye nin verimli, yüksek yayla ve meralarında bütün çiçeklerin özünü alarak ürettiği; besleyici, değerli bir bal türüdür. Nektarını aldığı çiçeklere özgü seçkin lezzeti vardır. Açık sarı renklerde olur. Aromatik bir tat haline gelmiş içanadolunun yüksek kesimlerinin değerli bir bal çeşididir.

Zirai ilaçların kullanılmadığı ortamda üretilen ürünlerimizi güvenle kullanabilirsiniz. Bal, bileşiminde bulunan çeşitli vitamin, mineral, organik asit ve enzimler nedeniyle sindirimi kolay , besleyici ve birçok hastalığa karşı koruyucu ve vücut direncini arttıran özellikler gösterir. hakiki bal, bileşim maddelerince zengin oluşu nedeniyle de özellikle sağlıklı yaşamda önde gelen gıda maddeleri arasında yer almaktadır. 

Balın bilinen bu özellikleri sağlamasında, antimikrobiyel, antioksidan ve büyüme faktörü biyoaktivitesi gösteren bileşenler etkili olmaktadır” Yararları nedeniyle balın her gün düzenli olarak tüketilmesi önerilmektedir.

 

 

 

 

 

Devamı...
35,00 TL

Süzme Çiçek Balı Esbal

Anadolunun yüksek rakımlı Sündüken dağlarına özgü geniş bir çiçek florasına sahip bir doğal bal çeşididir

FLORASI: Ayrık, Üçgül, Yonca, Görünge, Kekik, Anason, Hardal gibi bitkilerin florasından temin edilmiştir.

Çiçek balı İçanadolu bölgesinde yüksek rakımlı dağlarına özgü geniş bir çiçek florasına sahip bir bal çeşididir.Tamamen doğal ve lezizdir.Asla endüstriyel bir bal değildir.Vücuda enerji ve direnç kazandırır. Soğuk algınlıklarında doğal bir besin olarak kullanılır.

Arıların çiçek florası bol olan, Türkiye nin verimli, yüksek yayla ve meralarında bütün çiçeklerin özünü alarak ürettiği; besleyici, değerli bir bal türüdür. Nektarını aldığı çiçeklere özgü seçkin lezzeti vardır. Açık sarı renklerde olur. Aromatik bir tat haline gelmiş içanadolunun yüksek kesimlerinin değerli bir bal çeşididir.

Zirai ilaçların kullanılmadığı ortamda üretilen ürünlerimizi güvenle kullanabilirsiniz. Bal, bileşiminde bulunan çeşitli vitamin, mineral, organik asit ve enzimler nedeniyle sindirimi kolay , besleyici ve birçok hastalığa karşı koruyucu ve vücut direncini arttıran özellikler gösterir. hakiki bal, bileşim maddelerince zengin oluşu nedeniyle de özellikle sağlıklı yaşamda önde gelen gıda maddeleri arasında yer almaktadır. 

Balın bilinen bu özellikleri sağlamasında, antimikrobiyel, antioksidan ve büyüme faktörü biyoaktivitesi gösteren bileşenler etkili olmaktadır” Yararları nedeniyle balın her gün düzenli olarak tüketilmesi önerilmektedir.

 

 

 

 

 

Devamı...
17,00 TL

Hayit Balı

Mevkii: Ege ve Akdeniz bölgesi

Flora: Su kenarında bulunan bol ballı ve şifalı Hayıt bitkisinin çiçeklerinden arıların topladığı şifalı baldır.

Ege ve Akdeniz bölgesinde hayıtçiçeğine  özgü geniş bir çiçek florasına sahip hakiki bal çeşididir.Tamamen doğal ve lezizdir.Asla endüstriyel bir bal değildir.Gerçek bal dır.Vücuda enerji ve direnç kazandırır. Soğuk algınlıklarında doğal bir besin olarak kullanılır.

Arıların çiçek florası bol olan, Ege ve Akdeniz in verimli, hayit çiçeklerinin özünü alarak ürettiği; besleyici, değerli bir bal türüdür. Nektarını aldığı çiçeklere özgü seçkin lezzeti vardır. Koyu renklerde olur. Kendine özel unutulmayacak bir aroması vf lezzeti bulunmaktadır

Zirai ilaçların kullanılmadığı ortamda üretilen ürünlerimizi güvenle kullanabilirsiniz. Bal, bileşiminde bulunan çeşitli vitamin, mineral, organik asit ve enzimler nedeniyle sindirimi kolay , besleyici ve birçok hastalığa karşı koruyucu ve vücut direncini arttıran özellikler gösterir.Hayıt balı nın, içeriğinde hayıt çiçeğinin florası bulunduğundan  özellikle sağlıklı yaşamda önemli bir besin olarak yer almaktadır. 

Balın bilinen bu özellikleri sağlamasında, antimikrobiyel, antioksidan ve büyüme faktörü biyoaktivitesi gösteren bileşenler etkili olmaktadır” Yararları nedeniyle balın her gün düzenli olarak tüketilmesi önerilmektedir.

 

Devamı...
40,00 TL

Hayit Balı

Mevkii: Ege ve Akdeniz bölgesi

Flora: Su kenarında bulunan bol ballı ve şifalı Hayıt bitkisinin çiçeklerinden arıların topladığı şifalı baldır.

Ege ve Akdeniz bölgesinde hayıtçiçeğine  özgü geniş bir çiçek florasına sahip hakiki bal çeşididir.Tamamen doğal ve lezizdir.Asla endüstriyel bir bal değildir.Gerçek bal dır.Vücuda enerji ve direnç kazandırır. Soğuk algınlıklarında doğal bir besin olarak kullanılır.

Arıların çiçek florası bol olan, Ege ve Akdeniz in verimli, hayit çiçeklerinin özünü alarak ürettiği; besleyici, değerli bir bal türüdür. Nektarını aldığı çiçeklere özgü seçkin lezzeti vardır. Koyu renklerde olur. Kendine özel unutulmayacak bir aroması vf lezzeti bulunmaktadır

Zirai ilaçların kullanılmadığı ortamda üretilen ürünlerimizi güvenle kullanabilirsiniz. Bal, bileşiminde bulunan çeşitli vitamin, mineral, organik asit ve enzimler nedeniyle sindirimi kolay , besleyici ve birçok hastalığa karşı koruyucu ve vücut direncini arttıran özellikler gösterir.Hayıt balı nın, içeriğinde hayıt çiçeğinin florası bulunduğundan  özellikle sağlıklı yaşamda önemli bir besin olarak yer almaktadır. 

Balın bilinen bu özellikleri sağlamasında, antimikrobiyel, antioksidan ve büyüme faktörü biyoaktivitesi gösteren bileşenler etkili olmaktadır” Yararları nedeniyle balın her gün düzenli olarak tüketilmesi önerilmektedir.

 

Devamı...
20,00 TL

ÇAM SALGI BALI

Mevkii: Ege ve Akdeniz bölgesi

Flora: Ege ve Akdeniz bölgesinde bulunan çam ağaçlarından elde edilen salgı balıdır. Çiçek balı değildir. Dünya üzerinde sadece Türkiyede ve Yunanistanda üretilir.  Çam balının en belirgin özelliği kıvamını uzun süre muhafaza edebilmesidir. Çam balı ballar arasında donma süresi en geç olan baldır.

Koyu bulanik kahverengi renkte, keskin bir tadi ve çam agacina özgü rayihasi vardir. 

Tamamen doğal ve lezizdir.Asla endüstriyel bir bal değildir.Vücuda enerji ve direnç kazandırır. Soğuk algınlıklarında doğal bir besin olarak kullanılır.

Arıların çiçek florası bol olan, Türkiye nin verimli, yüksek yayla ve meralarında bütün çiçeklerin özünü alarak ürettiği; besleyici, değerli bir bal türüdür. Nektarını aldığı çiçeklere özgü seçkin lezzeti vardır. Açık sarı renklerde olur. Aromatik bir tat haline gelmiş değerli bir bal çeşididir.

Zirai ilaçların kullanılmadığı ortamda üretilen ürünlerimizi güvenle kullanabilirsiniz. Bal, bileşiminde bulunan çeşitli vitamin, mineral, organik asit ve enzimler nedeniyle sindirimi kolay , besleyici ve birçok hastalığa karşı koruyucu ve vücut direncini arttıran özellikler gösterir. Balın, bileşim maddelerince zengin oluşu nedeniyle de özellikle sağlıklı yaşamda önde gelen gıda maddeleri arasında yer almaktadır. 

Balın bilinen bu özellikleri sağlamasında, antimikrobiyel, antioksidan ve büyüme faktörü biyoaktivitesi gösteren bileşenler etkili olmaktadır” Yararları nedeniyle balın her gün düzenli olarak tüketilmesi önerilmektedir.

Devamı...
33,00 TL

ÇAM SALGI BALI

Mevkii: Ege ve Akdeniz bölgesi

Flora: Ege ve Akdeniz bölgesinde bulunan çam ağaçlarından elde edilen salgı balıdır. Çiçek balı değildir. Dünya üzerinde sadece Türkiyede ve Yunanistanda üretilir.  Çam balının en belirgin özelliği kıvamını uzun süre muhafaza edebilmesidir. Çam balı ballar arasında donma süresi en geç olan baldır.

Koyu bulanik kahverengi renkte, keskin bir tadi ve çam agacına özgü rayihasi vardir. 

Tamamen doğal ve lezizdir.Asla endüstriyel bir bal değildir.Vücuda enerji ve direnç kazandırır. Soğuk algınlıklarında doğal bir besin olarak kullanılır.

Arıların çiçek florası bol olan, Türkiye nin verimli, yüksek yayla ve meralarında bütün çiçeklerin özünü alarak ürettiği; besleyici, değerli bir bal türüdür. Nektarını aldığı çiçeklere özgü seçkin lezzeti vardır. Açık sarı renklerde olur. Aromatik bir tat haline gelmiş değerli bir bal çeşididir.

Zirai ilaçların kullanılmadığı ortamda üretilen ürünlerimizi güvenle kullanabilirsiniz. Bal, bileşiminde bulunan çeşitli vitamin, mineral, organik asit ve enzimler nedeniyle sindirimi kolay , besleyici ve birçok hastalığa karşı koruyucu ve vücut direncini arttıran özellikler gösterir. Balın, bileşim maddelerince zengin oluşu nedeniyle de özellikle sağlıklı yaşamda önde gelen gıda maddeleri arasında yer almaktadır. 

Balın bilinen bu özellikleri sağlamasında, antimikrobiyel, antioksidan ve büyüme faktörü biyoaktivitesi gösteren bileşenler etkili olmaktadır” Yararları nedeniyle balın her gün düzenli olarak tüketilmesi önerilmektedir.

Devamı...
18,00 TL

Lavanta Balı

Karabaş otu olarak da bilinen Lavanta, güzel kokulu mavi ve beyaz renklerde çiçekler açan bir bitkidir

Her gün aç karnına 2 tatlı kaşığı Lavanta balı yenir ve en az 15 dakika bir şey yemeden beklenmesi gerekir ki etkisi vücuda daha çabuk nüfus etsin ,Akşamları da yatarken 1 tatlı kaşığı lavanta balı yenilirse taşıdığı tüm değerli özelliklerin vücutta bulunmasına yardımcı olunur. Lavanta balını, belirttiğimiz zaman ve ölçülerde tüketmek kaydıyla en az 3 ay devam edildiğinde beklenen netice alınacaktır.

Isparta Kuyucak yöresinin yüksek rakımlı dağlarına özgü geniş bir çiçek florasına sahip bir bal çeşididi,kaliteli bal dır.Tamamen doğal ve lezizdir.Asla endüstriyel bir bal değildir.Vücuda enerji ve direnç kazandırır. Soğuk algınlıklarında doğal bir besin olarak kullanılır.

Arıların çiçek florası bol olan, Isparta nın verimli, yüksek yayla ve meralarında bütün çiçeklerin özünü alarak ürettiği; besleyici, değerli bir bal türüdür. Nektarını aldığı çiçeklere özgü seçkin lezzeti vardır. Açık sarı renklerde olur. Aromatik değerli bir bal çeşididir.

Zirai ilaçların kullanılmadığı ortamda üretilen ürünlerimizi güvenle kullanabilirsiniz. Bal, bileşiminde bulunan çeşitli vitamin, mineral, organik asit ve enzimler nedeniyle sindirimi kolay , besleyici ve birçok hastalığa karşı koruyucu ve vücut direncini arttıran özellikler gösterir. Balın, bileşim maddelerince zengin oluşu nedeniyle de özellikle sağlıklı yaşamda önde gelen gıda maddeleri arasında yer almaktadır. 

Hakiki Bal ın bilinen bu özellikleri sağlamasında, antimikrobiyel, antioksidan ve büyüme faktörü biyoaktivitesi gösteren bileşenler etkili olmaktadır” Yararları nedeniyle balın her gün düzenli olarak tüketilmesi önerilmektedir.

 

 
Devamı...
120,00 TL

Lavanta Balı

Karabaş otu olarak da bilinen Lavanta, güzel kokulu mavi ve beyaz renklerde çiçekler açan bir bitkidir

Her gün aç karnına 2 tatlı kaşığı Lavanta balı yenir ve en az 15 dakika bir şey yemeden beklenmesi gerekir ki etkisi vücuda daha çabuk nüfus etsin ,Akşamları da yatarken 1 tatlı kaşığı lavanta balı yenilirse taşıdığı tüm değerli özelliklerin vücutta bulunmasına yardımcı olunur. Lavanta balını, belirttiğimiz zaman ve ölçülerde tüketmek kaydıyla en az 3 ay devam edildiğinde beklenen netice alınacaktır.

Isparta Kuyucak yöresinde yüksek rakımlı dağlarına özgü geniş bir çiçek florasına sahip bir bal çeşididir.Tamamen doğal ve lezizdir.Asla endüstriyel bir bal değildir.Vücuda enerji ve direnç kazandırır. Soğuk algınlıklarında doğal bir besin olarak kullanılır.

Arıların çiçek florası bol olan, Isparta yöresinin verimli, yüksek yayla ve meralarında lavanta çiçeklerin özünü alarak ürettiği; besleyici, değerli bir bal türüdür. Nektarını aldığı çiçeklere özgü seçkin lezzeti vardır.Hızlı donan kaliteli bal çeşididir. Açık sarı renklerde olur. Aromatik değerli bir bal çeşididir.

Zirai ilaçların kullanılmadığı ortamda üretilen ürünlerimizi güvenle kullanabilirsiniz. Bal, bileşiminde bulunan çeşitli vitamin, mineral, organik asit ve enzimler nedeniyle sindirimi kolay , besleyici ve birçok hastalığa karşı koruyucu ve vücut direncini arttıran özellikler gösterir. Balın, bileşim maddelerince zengin oluşu nedeniyle de özellikle sağlıklı yaşamda önde gelen gıda maddeleri arasında yer almaktadır. 

Hakiki bal ın bilinen bu özellikleri sağlamasında, antimikrobiyel, antioksidan ve büyüme faktörü biyoaktivitesi gösteren bileşenler etkili olmaktadır” Yararları nedeniyle balın her gün düzenli olarak tüketilmesi önerilmektedir.

 

 

Devamı...
60,00 TL

KESTANE BALI Esbal

Karadeniz bölgesinin zengin bitki varlığı içinde yer alan kestane ağacı, boyu 10-15 metreye ulaşan dolgun gövdeli ve uzun ömürlü bir ağaçtır. Çiçeklenme dönemi haziran ayıdır. Yapılan  araştırmalar ile şifa özellikleri anlaşılan kestane balı, kestane ağacının çiçeklerinden ve bölgenin kendine özgü ballı bitki çeşitlerinden elde edilir.

Kestane balı nasıl tüketilmeli

Kestane balı kendine özgü tadı ve aroması ile hastalıklara karşı koruyucu (antioksidan) ve tedavi edici (antibiyotik) etkinliği yüksek özel bir baldır. Solunun yolları ve mide ahatsızlıklarında tedaviye yardımcı olarak kullanılmaktadır. Vücut direnci ve zindelik için hasta ve yorgun kişilere düzenli olarak tüketilmesi önerilir.

Kestane balının faydaları

Koyu kahve renkli, buruk biraz acı ve kestaneye özgü tadı ve kokusu olan bu bal, antiseptik özelliğiyle tanınır.Ve bütün koyu renkli ballar gibi antioksidan  özelliği vardır.Bal arısı kestaneden hem polen hem nektar hem de salgı toplar.Araştırmalarda antibiyotik özelliğiyle B.Hemolotik streptecoc’lara karşı etkili olduğu tespit edilmiştir.Bağışıklık Sistemini Güçlendirir.B ve C vitaminleri açısından zengin olan Kestane Balı kasları kuvvetlendirici, kan dolaşımını düzenleyici, mide ve karaciğer yorgunluğunu giderici, bağışıklık sistemini güçlendirici etki yapar.

Bir kilogram kestane balında demir 7,97 mg, çiçek balında ise 3.95 mg oranında bulunuyor.Bakır minerali kestane balında 0.44 mg, çiçek balında 0,32 mg oranında gözüküyor.Mangan oranı kestane balında 14,7 mg oranında bulunması, çiçek balında ise 2,0 mg kadar düşük gözükmesi dikkat çekiyor.Çinko oranı kestane balında 1.6 mg iken çiçek balında 4.4 mg oranında gözleniyor.Sodyum oranı kestane balında 41.9 mg oranında, çiçek balında ise 40.9 mg oranında bulunuyor.Potasyum oranı kestane balında 4850 mg olması dikkat çekerken, çiçek balında ise 998 mg olarak tespit edildi.Son olarak kalsiyum oranı kestane balında 426 mg iken çiçek balında 146 mg belirlendi.

Eski Yunan tıbbında olduğu kadar Ayurvedik tıpta da Kestane Balı, asırlarca hayati ilaç olarak kullanılmıştır.

 
Devamı...
110,00 TL

KESTANE BALI Esbal

Karadeniz bölgesinin zengin bitki varlığı içinde yer alan kestane ağacı, boyu 10-15 metreye ulaşan dolgun gövdeli ve uzun ömürlü bir ağaçtır. Çiçeklenme dönemi haziran ayıdır. Yapılan  araştırmalar ile şifa özellikleri anlaşılan kestane balı, kestane ağacının çiçeklerinden ve bölgenin kendine özgü ballı bitki çeşitlerinden elde edilir.

Kestane balı nasıl tüketilmeli

Kestane balı kendine özgü tadı ve aroması ile hastalıklara karşı koruyucu (antioksidan) ve tedavi edici (antibiyotik) etkinliği yüksek özel bir baldır. Solunun yolları ve mide ahatsızlıklarında tedaviye yardımcı olarak kullanılmaktadır. Vücut direnci ve zindelik için hasta ve yorgun kişilere düzenli olarak tüketilmesi önerilir.

KESTANE BALININ FAYDALARI

Koyu kahve renkli, buruk biraz acı ve kestaneye özgü tadı ve kokusu olan bu bal, antiseptik özelliğiyle tanınır.Ve bütün koyu renkli ballar gibi antioksidan  özelliği vardır.Bal arısı kestaneden hem polen hem nektar hem de salgı toplar.Araştırmalarda antibiyotik özelliğiyle B.Hemolotik streptecoc’lara karşı etkili olduğu tespit edilmiştir.Bağışıklık Sistemini Güçlendirir.B ve C vitaminleri açısından zengin olan Kestane Balı kasları kuvvetlendirici, kan dolaşımını düzenleyici, mide ve karaciğer yorgunluğunu giderici, bağışıklık sistemini güçlendirici etki yapar.

Bir kilogram kestane balında demir 7,97 mg, çiçek balında ise 3.95 mg oranında bulunuyor.Bakır minerali kestane balında 0.44 mg, çiçek balında 0,32 mg oranında gözüküyor.Mangan oranı kestane balında 14,7 mg oranında bulunması, çiçek balında ise 2,0 mg kadar düşük gözükmesi dikkat çekiyor.Çinko oranı kestane balında 1.6 mg iken çiçek balında 4.4 mg oranında gözleniyor.Sodyum oranı kestane balında 41.9 mg oranında, çiçek balında ise 40.9 mg oranında bulunuyor.Potasyum oranı kestane balında 4850 mg olması dikkat çekerken, çiçek balında ise 998 mg olarak tespit edildi.Son olarak kalsiyum oranı kestane balında 426 mg iken çiçek balında 146 mg belirlendi.

Eski Yunan tıbbında olduğu kadar Ayurvedik tıpta da Kestane Balı, asırlarca hayati ilaç olarak kullanılmıştır.

 

Devamı...
58,00 TL

Yeşilköy Balı esbal

MEVKİİ : 861 m. rakımlı Alpu-Bozan Yöresi, Sündüken Dağı`nın etekleri.

FLORASI: Yabani Yonca, Geven, Kekik, Hardal, Üçgül gibi bitkilerin florasından temin edilmiştir.

Aromatik bir tat haline gelmiş içanadolunun yüksek kesimlerinin değerli bir hakiki bal çeşididir.

Zirai ilaçların kullanılmadığı ortamda üretilen ürünlerimizi güvenle kullanabilirsiniz. Bal, bileşiminde bulunan çeşitli vitamin, mineral, organik asit ve enzimler nedeniyle sindirimi kolay , besleyici ve birçok hastalığa karşı koruyucu ve vücut direncini arttıran özellikler gösterir. Balın, bileşim maddelerince zengin oluşu nedeniyle de özellikle sağlıklı yaşamda önde gelen gıda maddeleri arasında yer almaktadır. 

Kaliteli bal ın bilinen bu özellikleri sağlamasında, antimikrobiyel, antioksidan ve büyüme faktörü biyoaktivitesi gösteren bileşenler etkili olmaktadır” Yararları nedeniyle balın her gün düzenli olarak tüketilmesi önerilmektedir.

Nektarını aldığı çiçeklere özgü seçkin lezzeti bulunmaktadır.Tamamen doğal ve lezizdir.Asla endüstriyel bir bal değildir.Vücuda enerji ve direnç kazandırır. Vücuda enerji ve direnç kazandırır,besleyici, değerli bir balımızdır. 

Devamı...
17,00 TL

BÜĞDÜZ BALI esbal

MEVKİİ : 861 m. rakımlı Alpu-Bozan Yöresi, Sündüken Dağı`nın etekleri.

FLORASI: Yabani Yonca, Geven, Kekik, Hardal, Üçgül gibi bitkilerin florasından temin edilmiştir.

Aromatik bir tat haline gelmiş içanadolunun yüksek kesimlerinin değerli bir hakiki bal çeşididir.

Zirai ilaçların kullanılmadığı ortamda üretilen ürünlerimizi güvenle kullanabilirsiniz. Bal, bileşiminde bulunan çeşitli vitamin, mineral, organik asit ve enzimler nedeniyle sindirimi kolay , besleyici ve birçok hastalığa karşı koruyucu ve vücut direncini arttıran özellikler gösterir. Balın, bileşim maddelerince zengin oluşu nedeniyle de özellikle sağlıklı yaşamda önde gelen gıda maddeleri arasında yer almaktadır. 

Kaliteli bal ın bilinen bu özellikleri sağlamasında, antimikrobiyel, antioksidan ve büyüme faktörü biyoaktivitesi gösteren bileşenler etkili olmaktadır” Yararları nedeniyle balın her gün düzenli olarak tüketilmesi önerilmektedir.

Nektarını aldığı çiçeklere özgü seçkin lezzeti bulunmaktadır.Tamamen doğal ve lezizdir.Asla endüstriyel bir bal değildir.Vücuda enerji ve direnç kazandırır. Vücuda enerji ve direnç kazandırır,besleyici, değerli bir balımızdır. 

Devamı...
39,00 TL

BÜĞDÜZ BALI esbal

MEVKİİ : 861 m. rakımlı Alpu-Bozan Yöresi, Sündüken Dağı`nın etekleri.

FLORASI: Yabani Yonca, Geven, Kekik, Hardal, Üçgül gibi bitkilerin florasından temin edilmiştir.

Aromatik bir tat haline gelmiş içanadolunun yüksek kesimlerinin değerli bir hakiki bal çeşididir.

Zirai ilaçların kullanılmadığı ortamda üretilen ürünlerimizi güvenle kullanabilirsiniz. Bal, bileşiminde bulunan çeşitli vitamin, mineral, organik asit ve enzimler nedeniyle sindirimi kolay , besleyici ve birçok hastalığa karşı koruyucu ve vücut direncini arttıran özellikler gösterir. Balın, bileşim maddelerince zengin oluşu nedeniyle de özellikle sağlıklı yaşamda önde gelen gıda maddeleri arasında yer almaktadır. 

Kaliteli bal ın bilinen bu özellikleri sağlamasında, antimikrobiyel, antioksidan ve büyüme faktörü biyoaktivitesi gösteren bileşenler etkili olmaktadır” Yararları nedeniyle balın her gün düzenli olarak tüketilmesi önerilmektedir.

Nektarını aldığı çiçeklere özgü seçkin lezzeti bulunmaktadır.Tamamen doğal ve lezizdir.Asla endüstriyel bir bal değildir.Vücuda enerji ve direnç kazandırır. Vücuda enerji ve direnç kazandırır,besleyici, değerli bir balımızdır. 

 

Devamı...
19,00 TL

Güce Balı Esbal

MEVKİİ : 1100 m. rakımlı Eskişehir Mihalıççık Sündüken Dağı`nın etekleri.

FLORASI: Yabani Yonca, Kekik, Gorunga, Geven ağırlıklı bitkilerin florasından temin edilmiştir.

Aromatik bir tat haline gelmiş içanadolunun yüksek kesimlerinin değerli bir bal çeşididir.

Zirai ilaçların kullanılmadığı ortamda üretilen ürünlerimizi güvenle kullanabilirsiniz. Doğal bal, bileşiminde bulunan çeşitli vitamin, mineral, organik asit ve enzimler nedeniyle sindirimi kolay , besleyici ve birçok hastalığa karşı koruyucu ve vücut direncini arttıran özellikler gösterir. Balın, bileşim maddelerince zengin oluşu nedeniyle de özellikle sağlıklı yaşamda önde gelen gıda maddeleri arasında yer almaktadır. 

Gerçek balın bilinen bu özellikleri sağlamasında, antimikrobiyel, antioksidan ve büyüme faktörü biyoaktivitesi gösteren bileşenler etkili olmaktadır” Yararları nedeniyle balın her gün düzenli olarak tüketilmesi önerilmektedir.

Nektarını aldığı çiçeklere özgü seçkin lezzeti bulunmaktadır.Tamamen doğal ve lezizdir.Asla endüstriyel bir bal değildir.Vücuda enerji ve direnç kazandırır. Vücuda enerji ve direnç kazandırır,besleyici, değerli bir hakiki bal ımızdır. 

 

 

 

 

 

 

 

Devamı...
39,00 TL

Güce Balı  Esbal

MEVKİİ : 1100 m. rakımlı Eskişehir Mihalıççık Sündüken Dağı`nın etekleri.

FLORASI: Yabani Yonca, Kekik, Gorunga, Geven ağırlıklı bitkilerin florasından temin edilmiştir.

Aromatik bir tat haline gelmiş içanadolunun yüksek kesimlerinin değerli bir bal çeşididir.

Zirai ilaçların kullanılmadığı ortamda üretilen ürünlerimizi güvenle kullanabilirsiniz. Doğal bal, bileşiminde bulunan çeşitli vitamin, mineral, organik asit ve enzimler nedeniyle sindirimi kolay , besleyici ve birçok hastalığa karşı koruyucu ve vücut direncini arttıran özellikler gösterir. Balın, bileşim maddelerince zengin oluşu nedeniyle de özellikle sağlıklı yaşamda önde gelen gıda maddeleri arasında yer almaktadır. 

Gerçek balın bilinen bu özellikleri sağlamasında, antimikrobiyel, antioksidan ve büyüme faktörü biyoaktivitesi gösteren bileşenler etkili olmaktadır” Yararları nedeniyle balın her gün düzenli olarak tüketilmesi önerilmektedir.

Nektarını aldığı çiçeklere özgü seçkin lezzeti bulunmaktadır.Tamamen doğal ve lezizdir.Asla endüstriyel bir bal değildir.Vücuda enerji ve direnç kazandırır. Vücuda enerji ve direnç kazandırır,besleyici, değerli bir hakiki bal ımızdır. 

Devamı...
19,00 TL

Kayı Balı

MEVKİİ : 1100 m. rakımlı Eskişehir Mihalıççık Sündüken Dağı`nın etekleri.

FLORASI: Yabani Yonca, Kekik, Gorunga, Geven ağırlıklı bitkilerin florasından temin edilmiştir.

Aromatik bir tat haline gelmiş içanadolunun yüksek kesimlerinin değerli bir bal çeşididir.

Zirai ilaçların kullanılmadığı ortamda üretilen ürünlerimizi güvenle kullanabilirsiniz. Doğal bal, bileşiminde bulunan çeşitli vitamin, mineral, organik asit ve enzimler nedeniyle sindirimi kolay , besleyici ve birçok hastalığa karşı koruyucu ve vücut direncini arttıran özellikler gösterir. Balın, bileşim maddelerince zengin oluşu nedeniyle de özellikle sağlıklı yaşamda önde gelen gıda maddeleri arasında yer almaktadır. 

Gerçek balın bilinen bu özellikleri sağlamasında, antimikrobiyel, antioksidan ve büyüme faktörü biyoaktivitesi gösteren bileşenler etkili olmaktadır” Yararları nedeniyle balın her gün düzenli olarak tüketilmesi önerilmektedir.

Nektarını aldığı çiçeklere özgü seçkin lezzeti bulunmaktadır.Tamamen doğal ve lezizdir.Asla endüstriyel bir bal değildir.Vücuda enerji ve direnç kazandırır. Vücuda enerji ve direnç kazandırır,besleyici, değerli bir hakiki bal ımızdır. 

 

Devamı...
40,00 TL

Kayı Balı Esbal

MEVKİİ : 1100 m. rakımlı Eskişehir Mihalıççık Sündüken Dağı`nın etekleri.

FLORASI: Yabani Yonca, Kekik, Gorunga, Geven ağırlıklı bitkilerin florasından temin edilmiştir.

Aromatik bir tat haline gelmiş içanadolunun yüksek kesimlerinin değerli bir bal çeşididir.

Zirai ilaçların kullanılmadığı ortamda üretilen ürünlerimizi güvenle kullanabilirsiniz. Doğal bal, bileşiminde bulunan çeşitli vitamin, mineral, organik asit ve enzimler nedeniyle sindirimi kolay , besleyici ve birçok hastalığa karşı koruyucu ve vücut direncini arttıran özellikler gösterir. Balın, bileşim maddelerince zengin oluşu nedeniyle de özellikle sağlıklı yaşamda önde gelen gıda maddeleri arasında yer almaktadır. 

Gerçek balın bilinen bu özellikleri sağlamasında, antimikrobiyel, antioksidan ve büyüme faktörü biyoaktivitesi gösteren bileşenler etkili olmaktadır” Yararları nedeniyle balın her gün düzenli olarak tüketilmesi önerilmektedir.

Nektarını aldığı çiçeklere özgü seçkin lezzeti bulunmaktadır.Tamamen doğal ve lezizdir.Asla endüstriyel bir bal değildir.Vücuda enerji ve direnç kazandırır. Vücuda enerji ve direnç kazandırır,besleyici, değerli bir hakiki bal ımızdır. 

Devamı...
20,00 TL

Karabaş Balı 

MEVKİİ : Ege, Akdeniz ve Marmara Bölgesi

FLORASI: Sahil kuşağında bulunan, mahalli adı Karabaş Otu, Kargan ve Lavanta olan şifalı çok yıllık bitkilerin florasından temin edilmiştir.

Karabas otuna halk arasında ı " kargan"otu da denilmektedir.Karabaş balının içeriğinde bulunan glikozidler, saponinler, sineoller bakımından diğer ballardan zengin bir baldır. Amino asit (prolin) değeri diğer ballardan 3-4 kat daha fazladır.Bu özellikleri bakımından Karabaş Balı farklı bir baldır

İçanadolu bölgesinde yüksek rakımlı dağlarına özgü geniş bir çiçek florasına sahip bir bal çeşididir.Tamamen doğal ve lezizdir.Asla endüstriyel bir bal değildir.Vücuda enerji ve direnç kazandırır. Soğuk algınlıklarında doğal bir besin olarak kullanılır.

 Arıların çiçek florası bol olan, Türkiye nin verimli, yüksek yayla ve meralarında bütün çiçeklerin özünü alarak ürettiği; besleyici, değerli bir bal türüdür. Nektarını aldığı çiçeklere özgü seçkin lezzeti vardır. Açık sarı renklerde olur.

 Zirai ilaçların kullanılmadığı ortamda üretilen ürünlerimizi güvenle kullanabilirsiniz. Bal, bileşiminde bulunan çeşitli vitamin, mineral, organik asit ve enzimler nedeniyle sindirimi kolay , besleyici ve birçok hastalığa karşı koruyucu ve vücut direncini arttıran özellikler gösterir. Balın, bileşim maddelerince zengin oluşu nedeniyle de özellikle sağlıklı yaşamda önde gelen gıda maddeleri arasında yer almaktadır.Karaciğer enzimlerini düzenlenmesinde faydalı oldğu söylenmektedir  Balın bilinen bu özellikleri sağlamasında, antimikrobiyel, antioksidan ve büyüme faktörü biyoaktivitesi gösteren bileşenler etkili olmaktadır” Yararları nedeniyle balın her gün düzenli olarak tüketilmesi önerilmektedir.

 

 

Devamı...
80,00 TL
tükendi

Karabaş Balı Esbal

MEVKİİ : Ege, Akdeniz ve Marmara Bölgesi

FLORASI: Sahil kuşağında bulunan, mahalli adı Karabaş Otu, Kargan ve Lavanta olan şifalı çok yıllık bitkilerin florasından temin edilmiştir.

Karabas otuna halk arasında " kargan"otu da denilmektedir.Karabaş balının içeriğinde bulunan glikozidler, saponinler, sineoller bakımından diğer ballardan zengin bir baldır. Amino asit (prolin) değeri diğer ballardan 3-4 kat daha fazladır.Bu özellikleri bakımından Karabaş Balı farklı bir baldır.Doğal güç kaynağıdır. 

İçanadolu bölgesinde yüksek rakımlı dağlarına özgü geniş bir çiçek florasına sahip bir bal çeşididir.Tamamen doğal ve lezizdir.Asla endüstriyel bir bal değildir.Vücuda enerji ve direnç kazandırır. Soğuk algınlıklarında doğal bir besin olarak kullanılır.

 Arıların çiçek florası bol olan, Türkiye nin verimli, yüksek yayla ve meralarında bütün çiçeklerin özünü alarak ürettiği; besleyici, değerli bir bal türüdür. Nektarını aldığı çiçeklere özgü seçkin lezzeti vardır. Açık sarı renklerde olur.

 Zirai ilaçların kullanılmadığı ortamda üretilen ürünlerimizi güvenle kullanabilirsiniz. Bal, bileşiminde bulunan çeşitli vitamin, mineral, organik asit ve enzimler nedeniyle sindirimi kolay , besleyici ve birçok hastalığa karşı koruyucu ve vücut direncini arttıran özellikler gösterir. Balın, bileşim maddelerince zengin oluşu nedeniyle de özellikle sağlıklı yaşamda önde gelen gıda maddeleri arasında yer almaktadır.Karaciğer enzimlerini düzenlenmesinde faydalı oldğu söylenmektedir  Balın bilinen bu özellikleri sağlamasında, antimikrobiyel, antioksidan ve büyüme faktörü biyoaktivitesi gösteren bileşenler etkili olmaktadır” Yararları nedeniyle balın her gün düzenli olarak tüketilmesi önerilmektedir.

 

Devamı...
45,00 TL
tükendi

Bahçecik Balı

MEVKİİ : 917 m. rakımlı Anadolu Platosu

FLORASI: Anason, Ayrık, Üçgül , Yonca, Kargan, Kekik, Hardal gibi bitkilerin florasından temin edilmiştir.

Aromatik bir tat haline gelmiş içanadolunun yüksek kesimlerinin değerli bir gerçek bal çeşididir.

Zirai ilaçların kullanılmadığı ortamda üretilen ürünlerimizi güvenle kullanabilirsiniz. Bal, bileşiminde bulunan çeşitli vitamin, mineral, organik asit ve enzimler nedeniyle sindirimi kolay , besleyici ve birçok hastalığa karşı koruyucu ve vücut direncini arttıran özellikler gösterir. Balın, bileşim maddelerince zengin oluşu nedeniyle de özellikle sağlıklı yaşamda önde gelen gıda maddeleri arasında yer almaktadır. 

Hakiki bal ın bilinen bu özellikleri sağlamasında, antimikrobiyel, antioksidan ve büyüme faktörü biyoaktivitesi gösteren bileşenler etkili olmaktadır” Yararları nedeniyle balın her gün düzenli olarak tüketilmesi önerilmektedir.

Nektarını aldığı çiçeklere özgü seçkin lezzeti bulunmaktadır.Tamamen doğal ve lezizdir.Asla endüstriyel bir bal değildir.Vücuda enerji ve direnç kazandırır. Vücuda enerji ve direnç kazandırır,besleyici, değerli bir balımızdır. 

 
Devamı...
40,00 TL

Bahçecik Balı

MEVKİİ : 917 m. rakımlı Anadolu Platosu

FLORASI: Anason, Ayrık, Üçgül , Yonca, Kargan, Kekik, Hardal gibi bitkilerin florasından temin edilmiştir.

Aromatik bir tat haline gelmiş içanadolunun yüksek kesimlerinin değerli bir hakiki bal çeşididir.

Zirai ilaçların kullanılmadığı ortamda üretilen ürünlerimizi güvenle kullanabilirsiniz. Bal, bileşiminde bulunan çeşitli vitamin, mineral, organik asit ve enzimler nedeniyle sindirimi kolay , besleyici ve birçok hastalığa karşı koruyucu ve vücut direncini arttıran özellikler gösterir.Doğal bal  bileşim maddelerince zengin oluşu nedeniyle de özellikle sağlıklı yaşamda önde gelen gıda maddeleri arasında yer almaktadır. 

Gerçek bal bilinen bu özellikleri sağlamasında, antimikrobiyel, antioksidan ve büyüme faktörü biyoaktivitesi gösteren bileşenler etkili olmaktadır” Yararları nedeniyle balın her gün düzenli olarak tüketilmesi önerilmektedir.

Nektarını aldığı çiçeklere özgü seçkin lezzeti bulunmaktadır.Tamamen doğal ve lezizdir.Asla endüstriyel bir bal değildir.Vücuda enerji ve direnç kazandırır. Vücuda enerji ve direnç kazandırır,besleyici, değerli bir balımızdır. 

 

Devamı...
25,00 TL

Özel Bal

Yöresi saklı kalmakla birlikte bitkisel çeşitliliği çok yüksek premium,polifloralı bal çeşidimizdir.

Ilıman iklim koşullarında memleketimizin büyük bir kısmında yetişen ıhlamur ağaçları bol miktarda nektar salgılarlar. Ihlamur ağacının haziran-temmuz aylarında açtığı çiçeğinden elde edilen Ihlamur balı karakteristik ıhlamur kokusuna sahiptir ve rengi açıktır.Hakiki bal daki şeker emilimi en kolay olan şeker olması ve hazmı gerektirmediğinden kolayca kana geçer ve midedeki fazlalıkları dışarı atar. 

Ülkemiz dağlarına özgü geniş bir çiçek florasına sahip doğal bal çeşididir.Tamamen doğal ve lezizdir.Asla endüstriyel bir bal değildir.Vücuda enerji ve direnç kazandırır. Soğuk algınlıklarında doğal bir besin olarak kullanılır.

Arıların çiçek florası bol olan, Türkiye nin verimli, yüksek yayla ve meralarında bütün çiçeklerin özünü alarak ürettiği; besleyici, değerli bir bal türüdür. Nektarını aldığı çiçeklere özgü seçkin lezzeti vardır. Açık sarı renklerde olur. Aromatik bir tat haline gelmiş değerli doğal bal çeşididir.

Zirai ilaçların kullanılmadığı ortamda üretilen ürünlerimizi güvenle kullanabilirsiniz. Bal, bileşiminde bulunan çeşitli vitamin, mineral, organik asit ve enzimler nedeniyle sindirimi kolay , besleyici ve birçok hastalığa karşı koruyucu ve vücut direncini arttıran özellikler gösterir. Balın, bileşim maddelerince zengin oluşu nedeniyle de özellikle sağlıklı yaşamda önde gelen gıda maddeleri arasında yer almaktadır. 

Gerçek bal ın bilinen bu özellikleri sağlamasında, antimikrobiyel, antioksidan ve büyüme faktörü biyoaktivitesi gösteren bileşenler etkili olmaktadır” Yararları nedeniyle balın her gün düzenli olarak tüketilmesi önerilmektedir.

Devamı...
75,00 TL

Özel Bal

Yöresi saklı kalmakla birlikte bitkisel çeşitliliği çok yüksek premium,polifloralı bal çeşidimizdir.

Ilıman iklim koşullarında memleketimizin büyük bir kısmında yetişen ıhlamur ağaçları bol miktarda nektar salgılarlar. Ihlamur ağacının haziran-temmuz aylarında açtığı çiçeğinden elde edilen Ihlamur balı karakteristik ıhlamur kokusuna sahiptir ve rengi açıktır.Hakiki bal daki şeker emilimi en kolay olan şeker olması ve hazmı gerektirmediğinden kolayca kana geçer ve midedeki fazlalıkları dışarı atar. 

Ülkemiz dağlarına özgü geniş bir çiçek florasına sahip doğal bal çeşididir.Tamamen doğal ve lezizdir.Asla endüstriyel bir bal değildir.Vücuda enerji ve direnç kazandırır. Soğuk algınlıklarında doğal bir besin olarak kullanılır.

Arıların çiçek florası bol olan, Türkiye nin verimli, yüksek yayla ve meralarında bütün çiçeklerin özünü alarak ürettiği; besleyici, değerli bir bal türüdür. Nektarını aldığı çiçeklere özgü seçkin lezzeti vardır. Açık sarı renklerde olur. Aromatik bir tat haline gelmiş değerli doğal bal çeşididir.

Zirai ilaçların kullanılmadığı ortamda üretilen ürünlerimizi güvenle kullanabilirsiniz. Bal, bileşiminde bulunan çeşitli vitamin, mineral, organik asit ve enzimler nedeniyle sindirimi kolay , besleyici ve birçok hastalığa karşı koruyucu ve vücut direncini arttıran özellikler gösterir. Balın, bileşim maddelerince zengin oluşu nedeniyle de özellikle sağlıklı yaşamda önde gelen gıda maddeleri arasında yer almaktadır. 

Gerçek bal ın bilinen bu özellikleri sağlamasında, antimikrobiyel, antioksidan ve büyüme faktörü biyoaktivitesi gösteren bileşenler etkili olmaktadır” Yararları nedeniyle balın her gün düzenli olarak tüketilmesi önerilmektedir.

 

Devamı...
40,00 TL

Ihlamur Balı

Ilıman iklim koşullarında memleketimizin büyük bir kısmında yetişen ıhlamur ağaçları bol miktarda nektar salgılarlar. Ihlamur ağacının haziran-temmuz aylarında açtığı çiçeğinden elde edilen Ihlamur balı karakteristik ıhlamur kokusuna sahiptir ve rengi açıktır. Baldaki şeker emilimi en kolay olan şeker olması ve hazmı gerektirmediğinden kolayca kana geçer ve midedeki fazlalıkları dışarı atar. 

Ülkemiz dağlarına özgü geniş bir çiçek florasına sahip bir bal çeşididir.Tamamen doğal ve lezizdir.Asla endüstriyel bir bal değildir.Vücuda enerji ve direnç kazandırır. Soğuk algınlıklarında doğal bir besin olarak kullanılır.

Arıların çiçek florası bol olan, Türkiye nin verimli, yüksek orman dağlarında ıhlamur çiçeklerinin özünü alarak ürettiği; besleyici, değerli bir bal türüdür. Nektarını aldığı çiçeklere özgü seçkin lezzeti vardır. Açık sarı renklerde olur. Aromatik bir tat haline gelmiş değerli bir bal çeşididir.

Zirai ilaçların kullanılmadığı ortamda üretilen ürünlerimizi güvenle kullanabilirsiniz. Bal, bileşiminde bulunan çeşitli vitamin, mineral, organik asit ve enzimler nedeniyle sindirimi kolay , besleyici ve birçok hastalığa karşı koruyucu ve vücut direncini arttıran özellikler gösterir. Balın, bileşim maddelerince zengin oluşu nedeniyle de özellikle sağlıklı yaşamda önde gelen gıda maddeleri arasında yer almaktadır. 

 Doğal bal ın bilinen bu özellikleri sağlamasında, antimikrobiyel, antioksidan ve büyüme faktörü biyoaktivitesi gösteren bileşenler etkili olmaktadır” Yararları nedeniyle balın her gün düzenli olarak tüketilmesi önerilmektedir.

 

Devamı...
45,00 TL

Ihlamur Balı

Ilıman iklim koşullarında memleketimizin büyük bir kısmında yetişen ıhlamur ağaçları bol miktarda nektar salgılarlar. Ihlamur ağacının haziran-temmuz aylarında açtığı çiçeğinden elde edilen Ihlamur balı karakteristik ıhlamur kokusuna sahiptir ve rengi açıktır. Baldaki şeker emilimi en kolay olan şeker olması ve hazmı gerektirmediğinden kolayca kana geçer ve midedeki fazlalıkları dışarı atar. 

Ülkemiz dağlarına özgü geniş bir çiçek florasına sahip bir bal çeşididir.Tamamen doğal ve lezizdir.Asla endüstriyel bir bal değildir.Vücuda enerji ve direnç kazandırır. Soğuk algınlıklarında doğal bir besin olarak kullanılır.

Arıların çiçek florası bol olan, Türkiye nin verimli, yüksek orman dağlarında ıhlamur ağacını çiçeklerinin özünü alarak ürettiği; besleyici, değerli bir bal türüdür. Nektarını aldığı ıhlamur çiçeklerine özgü seçkin lezzeti vardır. Açık sarı renklerde olur. Aromatik bir tat haline gelmiş değerli doğal bal çeşididir.

Zirai ilaçların kullanılmadığı ortamda üretilen ürünlerimizi güvenle kullanabilirsiniz.Ihlamur balı, bileşiminde bulunan çeşitli vitamin, mineral, organik asit ve enzimler nedeniyle sindirimi kolay , besleyici ve birçok hastalığa karşı koruyucu ve vücut direncini arttıran özellikler gösterir. 

 Balın bilinen bu özellikleri sağlamasında, antimikrobiyel, antioksidan ve büyüme faktörü biyoaktivitesi gösteren bileşenler etkili olmaktadır” Yararları nedeniyle balın her gün düzenli olarak tüketilmesi önerilmektedir.

 

Devamı...
85,00 TL

Kokteyl Bal

Flora farklılıklarından oluşan çeşitliliği aromatik bir tat haline gelmiş içanadolunun yüksek kesimlerinin değerli gerçek bal çeşididir.

Zirai ilaçların kullanılmadığı ortamda üretilen ürünlerimizi güvenle kullanabilirsiniz. Bal, bileşiminde bulunan çeşitli vitamin, mineral, organik asit ve enzimler nedeniyle sindirimi kolay , besleyici ve birçok hastalığa karşı koruyucu ve vücut direncini arttıran özellikler gösterir. Balın, bileşim maddelerince zengin oluşu nedeniyle de özellikle sağlıklı yaşamda önde gelen gıda maddeleri arasında yer almaktadır. 

 

Hakiki bal ın bilinen bu özellikleri sağlamasında, antimikrobiyel, antioksidan ve büyüme faktörü biyoaktivitesi gösteren bileşenler etkili olmaktadır” Yararları nedeniyle balın her gün düzenli olarak tüketilmesi önerilmektedir.

Nektarını aldığı çiçeklere özgü seçkin lezzeti bulunmaktadır.Tamamen doğal ve lezizdir.Asla endüstriyel bir bal değildir,doğal bal vücuda enerji ve direnç kazandırır. Vücuda enerji ve direnç kazandırır,besleyici, değerli bir balımızdır. 

 

Devamı...
58,00 TL

Petek Balı 

Balın doğal haliyle sunumudur süzülmeden sunumudur. Bölgelerine göre aroması,rengi,kokusu değişkenlik gösterir.

bölgesine özgü geniş bir çiçek florasına sahip doğal bal çeşididir.Tamamen doğal ve lezizdir.Asla endüstriyel bir bal değildir.Vücuda enerji ve direnç kazandırır. Soğuk algınlıklarında doğal bir besin olarak kullanılır.

Arıların çiçek florası bol olan, Türkiye nin verimli, yüksek yayla ve meralarında bütün çiçeklerin özünü alarak ürettiği; besleyici, değerli bir bal türüdür. Nektarını aldığı çiçeklere özgü seçkin lezzeti vardır. Açık sarı renklerde olur. Aromatik bir tat haline gelmiş içanadolunun yüksek kesimlerinin değerli bir bal çeşididir.

Zirai ilaçların kullanılmadığı ortamda üretilen ürünlerimizi güvenle kullanabilirsiniz. Bal, bileşiminde bulunan çeşitli vitamin, mineral, organik asit ve enzimler nedeniyle sindirimi kolay , besleyici ve birçok hastalığa karşı koruyucu ve vücut direncini arttıran özellikler gösterir. Balın, bileşim maddelerince zengin oluşu nedeniyle de özellikle sağlıklı yaşamda önde gelen gıda maddeleri arasında yer almaktadır. 

Hakiki balın bilinen bu özellikleri sağlamasında, antimikrobiyel, antioksidan ve büyüme faktörü biyoaktivitesi gösteren bileşenler etkili olmaktadır” Yararları nedeniyle balın her gün düzenli olarak tüketilmesi önerilmektedir.

Devamı...
50,00 TL

ARI SÜTÜ

Arısütü; 5-15 günlük yaştaki işçi balarılarının, kraliçe (ana) arıyı beslemek için yutakaltı bezlerinden (hypopharyngeal) salgıladıkları, hammaddesi binbir çiçeğin balözü, çiçek poleni ve balarılarının enzimlerinden oluşan sedef görünümünde, peltemsi, (1/1 gr/cm3) özgül ağırlığında, organik asit karakterinde, %100 naturel, olağanüstü yüksek oranda hayati vitaminler, enzimler, mineraller, proteinler ve aminoasitler taşıyan yüksek besin değerli bir balarısı ürünüdür.

Etken maddeleri nelerdir?

Arı sütü; yaklaşık yüzde66 oranında su, yüzde14,5 oranında  karbonhidrat, yüzde 4,5 oranında lipid, yüzde13 oranında aminoasit,  B grubu vitaminlerinin tümüne ek olarak A, D, C, E vitaminleri, biyolojik aktif maddeler, önemli bazı mineral maddeler ve bir miktar da tespit edilemeyen maddeler içerir. Ayrıca 10 temel(esansiyel)  amino asitten sekizini (metionin, lösin, lizin, valin, fenil-alanin, treonin, triptofan, izolösin), doğal hormon ve enzimleri içermektedir. Metabolizma için çok önemli olan panteik asit, asetilkolin, protein, bağışıklık sistemini güçlendiren bir yağ asidi olan 10-HDA, sepanin asit , hastalıkların iyileşme döneminden sonra sindirimi düzenlemek ve iştahı açmak için çok ideal olan oleik asit içerir.

Arı sütü nasıl elde edilir?

 Arı sütü, işçi arıların yutmaksızın çiğnedikleri, çiçek tozlarından yaptıkları ve başlarının üstündeki bir bezede sakladıkları özel bir madde ile karıştırdıkları maddedir. Bu kuvvetli protein gıdası bebek arıları (larvaları) ilk 2 günde, küçük bir arıya dönüştürür. Bu işlem gerçekleştikten sonra, işçi arılar arı sütü üretimini azaltırlar ve sadece mevcut kraliçe arı ve bir sonraki sefer kraliçe arı olarak seçilen prenses arı için üretime devam ederler. Hem kraliçe arı hem de prenses arı bu gıda ile beslenmeye devam eder. Teknik olarak arı sütü üretimi ana arı üretimine benzer olarak Doolittle yöntemi olarak adlandırılan larva transferi yöntemi ile yapılmaktadır. Çok miktarda larvadan az miktarda arı sütü elde edildiği için maliyetin yüksek olması dezavantajıdır.

Doğal çiçeklerden beslenen arıların sütü ile şekerle beslenen arıların sütü arasında fark var mıdır?

Tabii ki fark vardır. Arı sütü, 5-15 günlük işçi arıların yutak üstü salgı bezlerinden salgıladıkları ve çiçek tozlarından yaptıkları bir maddedir. Arı sütünün bileşiminde protein, vitamin, yağ asitleri vardır. Arı sütündeki proteinin sentezi için de polen şarttır. Arılar ise bu poleni ancak doğal çiçeklerden beslenerek alabilir.

Arı sütünün sırrı nedir?   

Arı sütünde, kraliçe arının niçin inanılmaz büyük (iri), uzun ömürlü, verimli ve diğer arılarla mukayese edildiğinde neden daha fazla enerjiye sahip olduğunun sırrı saklıdır. Ana arı ve işçi arılar yumurtadan çıktıklarında aynı genetik yapıya sahip olmalarına rağmen, larva döneminde farklı oranda ve sürede arı sütüyle beslenmeleri yapılarının farklılaşmasına neden olmaktadır. Sadece 6 günlük bu farklı beslenme sonucunda ana arı hastalıklara direnç kazanmakta, günde kendi ağırlığının iki katı kadar (1500-3000) yumurta üretebilmekte ve 6 yıl kadar yaşamaktadır. Diğer işçi arılar ise kolay hastalanırlar, dişi oldukları halde yumurta bırakamazlar ve sadece 2 ay yaşarlar. İki birey arasındaki bu derece farlılaşma sadece arı sütü ile beslenmelerinden kaynaklanmaktadır

Arı sütü nasıl kullanılır?

Arı sütü, hem erkek hem de kadınların kullanabilecekleri bir doğal ürün olup, ruhsal ve fiziksel vücudunu dengede tutmak isteyen herkes, özellikle orta yaş ve üzerinde olanlar, menopoz dönemindeki kadınlar, en yüksek fiziksel dayanıklılığı arzu eden sporcu veya vücut geliştiriciler kullanabilir. Mutlak surette soğuk ortamlarda saklanması gereken arı sütünün tüketimi; sabahları aç karnına  kahvaltıdan yarım saat önce ve tahta bir kaşık yardımıyla saf olarak dil altından alınması şeklinde tavsiye edilmektedir.

Arı sütü ile ilgili araştırmalar nelerdir?

Yılardır arı sütünün olağanüstü gençleştirme gücü ve sağlığa faydaları araştırılmaktadır. Amerika da pek fazla bilinmemesine  rağmen, Avrupa ve Asya da çok uzun bir süreden beri bilinmekte ve kullanılmaktadır. Arı sütü nün ünü 1950’li yıllarda Avrupa da onun hakkında yayınlanan yazı ve raporlardan sonra dünyaya yayılmıştır. Gerçekte arı sütü hakkında en fazla araştırma ve tıbbi yayın Fransa, Almanya, İtalya, Rusya, Çin ve Japonya da yapılmıştır. Şu an için Japonya dünyada en fazla arı sütü tüketen ülke durumundadır.

 Arı sütü ile ilgili araştırmalardan elde edilen sonuçlar neler? 
         
 Kanada Ulusal Kanser Araştırma Enstitüsü nün 27.04.1963 te yayınlanan raporuna göre Prof. Gordon F.Towsen in aldığı sonuçlar ise; Arısütünün bileşiminde bulunan 9-10 Hydroxy-2 Transoique ve Dicarboxylic gibi asitlerin bulunması lösemi(leucemie) - KAN KANSERİ nin gelişmesine ve diğer bazı kanser tümörlerinin büyümesine engel olmaktadır. Bu konuda profesör tarafından 2000 deney faresi üzerinde yapılan incelemelerde, farelerin hepsine kanser hücreleri aşılanmış ve bunlardan 1000 tanesine hiçbir müdahale yapılmayarak kendi haline bırakılmış, diğer 1000 tanesine de ARI SÜTÜ  verilmiş; Kendi haline bırakılan 1000 farenin kanserden öldüğü, Arısütü ile beslenen diğer 1000 farede ise kanser görülmediği ve yaşamlarını sürdürdükleri gözlenmiştir

Japonya da 54 farklı hastalık üzerine yapılan uygulamalarda ortalama yüzde 80 dolayında iyileşme belirleyen araştırıcılar bu hastalıkların bazılarının iştahsızlık, kronik hastalıklar nedeniyle vücut savunma sistemi yetersizliği, metabolizma ve beslenme bozuklukları, adet bozukluğu, sindirim sistemi rahatsızlıkları, astım, bronşit, kronik kabızlık, asabilik, uykusuzluk ve karaciğer rahatsızlıkları olarak bildirilmektedir. Aynı araştırmacılar kanserde tümör oluşumunun ve büyümesinin arı sütü tarafından engellendiğini de belirtmektedirler.

Çin de deney hayvanları tümör oluşumuna neden olan antijen verildikten sonra iki gruba ayrılmış grubun birisine arı sütü verilmiştir. Arı sütü almayan gruptaki bütün hayvanlar kanserden öldükleri halde arı sütü alan grupta kanserden ölene rastlanmamıştır. Bu durum arı sütünün en azından kanser oluşumunu engelleyici etkisini kanıtlar niteliktedir.

Arjantin de yapılan bir araştırmada tavşanlara aşırı yağ içeren bir diyet uygulanmış ve tavşanlar iki gruba ayrılarak grubun birisine arı sütü verilmiştir. Sonuçta arı sütü verilen grubun kolesterol düzeyinin diğer gruba oranla düşük olduğu görülmüştür. Ayrıca göz diplerinin, koroner damarların ve karaciğerin incelenmesi sonucu arı sütü alan grupta önemli derecede üstünlük belirlenmiştir.

Avusturya da 120 hasta üzerinde yapılan klinik denemelerde, arısütünün ağız yoluyla alınması halinde cilt ve saç hastalıklarında önemli olumlu gelişmeler ve düzelmeler görülmüştür. Yine arısütünün içerdiği hormonlar sebebiyle cinsel fonksiyonları arttırıcı etkileri de tespit edilmiştir.

Arı sütü tüketen normal veya şeker hastası olan insanlarda iskelet kaslarının glikozu daha çok Bulgaristan da 125 iltihabi hasta üzerinde yapılan araştırmalarda arı sütünün organizmada immünobiyolojik aktiviteyi arttırdığı yani savunma sisteminin güçlendirilip, mikroplara karşı direncin arttığı belirlenmiştir.

 

Devamı...
100,00 TL

ARI SÜTÜ

Arısütü; 5-15 günlük yaştaki işçi balarılarının, kraliçe (ana) arıyı beslemek için yutakaltı bezlerinden (hypopharyngeal) salgıladıkları, hammaddesi binbir çiçeğin balözü, çiçek poleni ve balarılarının enzimlerinden oluşan sedef görünümünde, peltemsi, (1/1 gr/cm3) özgül ağırlığında, organik asit karakterinde, %100 naturel, olağanüstü yüksek oranda hayati vitaminler, enzimler, mineraller, proteinler ve aminoasitler taşıyan yüksek besin değerli bir balarısı ürünüdür.

Etken maddeleri nelerdir?

Arı sütü; yaklaşık yüzde66 oranında su, yüzde14,5 oranında  karbonhidrat, yüzde 4,5 oranında lipid, yüzde13 oranında aminoasit,  B grubu vitaminlerinin tümüne ek olarak A, D, C, E vitaminleri, biyolojik aktif maddeler, önemli bazı mineral maddeler ve bir miktar da tespit edilemeyen maddeler içerir. Ayrıca 10 temel(esansiyel)  amino asitten sekizini (metionin, lösin, lizin, valin, fenil-alanin, treonin, triptofan, izolösin), doğal hormon ve enzimleri içermektedir. Metabolizma için çok önemli olan panteik asit, asetilkolin, protein, bağışıklık sistemini güçlendiren bir yağ asidi olan 10-HDA, sepanin asit , hastalıkların iyileşme döneminden sonra sindirimi düzenlemek ve iştahı açmak için çok ideal olan oleik asit içerir.

Arı sütü nasıl elde edilir?

 Arı sütü, işçi arıların yutmaksızın çiğnedikleri, çiçek tozlarından yaptıkları ve başlarının üstündeki bir bezede sakladıkları özel bir madde ile karıştırdıkları maddedir. Bu kuvvetli protein gıdası bebek arıları (larvaları) ilk 2 günde, küçük bir arıya dönüştürür. Bu işlem gerçekleştikten sonra, işçi arılar arı sütü üretimini azaltırlar ve sadece mevcut kraliçe arı ve bir sonraki sefer kraliçe arı olarak seçilen prenses arı için üretime devam ederler. Hem kraliçe arı hem de prenses arı bu gıda ile beslenmeye devam eder. Teknik olarak arı sütü üretimi ana arı üretimine benzer olarak Doolittle yöntemi olarak adlandırılan larva transferi yöntemi ile yapılmaktadır. Çok miktarda larvadan az miktarda arı sütü elde edildiği için maliyetin yüksek olması dezavantajıdır.

Doğal çiçeklerden beslenen arıların sütü ile şekerle beslenen arıların sütü arasında fark var mıdır?

Tabii ki fark vardır. Arı sütü, 5-15 günlük işçi arıların yutak üstü salgı bezlerinden salgıladıkları ve çiçek tozlarından yaptıkları bir maddedir. Arı sütünün bileşiminde protein, vitamin, yağ asitleri vardır. Arı sütündeki proteinin sentezi için de polen şarttır. Arılar ise bu poleni ancak doğal çiçeklerden beslenerek alabilir.

Arı sütünün sırrı nedir?   

Arı sütünde, kraliçe arının niçin inanılmaz büyük (iri), uzun ömürlü, verimli ve diğer arılarla mukayese edildiğinde neden daha fazla enerjiye sahip olduğunun sırrı saklıdır. Ana arı ve işçi arılar yumurtadan çıktıklarında aynı genetik yapıya sahip olmalarına rağmen, larva döneminde farklı oranda ve sürede arı sütüyle beslenmeleri yapılarının farklılaşmasına neden olmaktadır. Sadece 6 günlük bu farklı beslenme sonucunda ana arı hastalıklara direnç kazanmakta, günde kendi ağırlığının iki katı kadar (1500-3000) yumurta üretebilmekte ve 6 yıl kadar yaşamaktadır. Diğer işçi arılar ise kolay hastalanırlar, dişi oldukları halde yumurta bırakamazlar ve sadece 2 ay yaşarlar. İki birey arasındaki bu derece farlılaşma sadece arı sütü ile beslenmelerinden kaynaklanmaktadır

Arı sütü nasıl kullanılır?

Arı sütü, hem erkek hem de kadınların kullanabilecekleri bir doğal ürün olup, ruhsal ve fiziksel vücudunu dengede tutmak isteyen herkes, özellikle orta yaş ve üzerinde olanlar, menopoz dönemindeki kadınlar, en yüksek fiziksel dayanıklılığı arzu eden sporcu veya vücut geliştiriciler kullanabilir. Mutlak surette soğuk ortamlarda saklanması gereken arı sütünün tüketimi; sabahları aç karnına  kahvaltıdan yarım saat önce ve tahta bir kaşık yardımıyla saf olarak dil altından alınması şeklinde tavsiye edilmektedir.

Arı sütü ile ilgili araştırmalar nelerdir?

Yılardır arı sütünün olağanüstü gençleştirme gücü ve sağlığa faydaları araştırılmaktadır. Amerika da pek fazla bilinmemesine  rağmen, Avrupa ve Asya da çok uzun bir süreden beri bilinmekte ve kullanılmaktadır. Arı sütü nün ünü 1950’li yıllarda Avrupa da onun hakkında yayınlanan yazı ve raporlardan sonra dünyaya yayılmıştır. Gerçekte arı sütü hakkında en fazla araştırma ve tıbbi yayın Fransa, Almanya, İtalya, Rusya, Çin ve Japonya da yapılmıştır. Şu an için Japonya dünyada en fazla arı sütü tüketen ülke durumundadır.

 Arı sütü ile ilgili araştırmalardan elde edilen sonuçlar neler? 
         
 Kanada Ulusal Kanser Araştırma Enstitüsü nün 27.04.1963 te yayınlanan raporuna göre Prof. Gordon F.Towsen in aldığı sonuçlar ise; Arısütünün bileşiminde bulunan 9-10 Hydroxy-2 Transoique ve Dicarboxylic gibi asitlerin bulunması lösemi(leucemie) - KAN KANSERİ nin gelişmesine ve diğer bazı kanser tümörlerinin büyümesine engel olmaktadır. Bu konuda profesör tarafından 2000 deney faresi üzerinde yapılan incelemelerde, farelerin hepsine kanser hücreleri aşılanmış ve bunlardan 1000 tanesine hiçbir müdahale yapılmayarak kendi haline bırakılmış, diğer 1000 tanesine de ARI SÜTÜ  verilmiş; Kendi haline bırakılan 1000 farenin kanserden öldüğü, Arısütü ile beslenen diğer 1000 farede ise kanser görülmediği ve yaşamlarını sürdürdükleri gözlenmiştir

Japonya da 54 farklı hastalık üzerine yapılan uygulamalarda ortalama yüzde 80 dolayında iyileşme belirleyen araştırıcılar bu hastalıkların bazılarının iştahsızlık, kronik hastalıklar nedeniyle vücut savunma sistemi yetersizliği, metabolizma ve beslenme bozuklukları, adet bozukluğu, sindirim sistemi rahatsızlıkları, astım, bronşit, kronik kabızlık, asabilik, uykusuzluk ve karaciğer rahatsızlıkları olarak bildirilmektedir. Aynı araştırmacılar kanserde tümör oluşumunun ve büyümesinin arı sütü tarafından engellendiğini de belirtmektedirler.

Çin de deney hayvanları tümör oluşumuna neden olan antijen verildikten sonra iki gruba ayrılmış grubun birisine arı sütü verilmiştir. Arı sütü almayan gruptaki bütün hayvanlar kanserden öldükleri halde arı sütü alan grupta kanserden ölene rastlanmamıştır. Bu durum arı sütünün en azından kanser oluşumunu engelleyici etkisini kanıtlar niteliktedir.

Arjantin de yapılan bir araştırmada tavşanlara aşırı yağ içeren bir diyet uygulanmış ve tavşanlar iki gruba ayrılarak grubun birisine arı sütü verilmiştir. Sonuçta arı sütü verilen grubun kolesterol düzeyinin diğer gruba oranla düşük olduğu görülmüştür. Ayrıca göz diplerinin, koroner damarların ve karaciğerin incelenmesi sonucu arı sütü alan grupta önemli derecede üstünlük belirlenmiştir.

Avusturya da 120 hasta üzerinde yapılan klinik denemelerde, arısütünün ağız yoluyla alınması halinde cilt ve saç hastalıklarında önemli olumlu gelişmeler ve düzelmeler görülmüştür. Yine arısütünün içerdiği hormonlar sebebiyle cinsel fonksiyonları arttırıcı etkileri de tespit edilmiştir.

Arı sütü tüketen normal veya şeker hastası olan insanlarda iskelet kaslarının glikozu daha çok Bulgaristan da 125 iltihabi hasta üzerinde yapılan araştırmalarda arı sütünün organizmada immünobiyolojik aktiviteyi arttırdığı yani savunma sisteminin güçlendirilip, mikroplara karşı direncin arttığı belirlenmiştir.

 
Devamı...
55,00 TL

ARI SÜTÜ

Arısütü; 5-15 günlük yaştaki işçi balarılarının, kraliçe (ana) arıyı beslemek için yutakaltı bezlerinden (hypopharyngeal) salgıladıkları, hammaddesi binbir çiçeğin balözü, çiçek poleni ve balarılarının enzimlerinden oluşan sedef görünümünde, peltemsi, (1/1 gr/cm3) özgül ağırlığında, organik asit karakterinde, %100 naturel, olağanüstü yüksek oranda hayati vitaminler, enzimler, mineraller, proteinler ve aminoasitler taşıyan yüksek besin değerli bir balarısı ürünüdür.

Etken maddeleri nelerdir?

Arı sütü; yaklaşık yüzde66 oranında su, yüzde14,5 oranında  karbonhidrat, yüzde 4,5 oranında lipid, yüzde13 oranında aminoasit,  B grubu vitaminlerinin tümüne ek olarak A, D, C, E vitaminleri, biyolojik aktif maddeler, önemli bazı mineral maddeler ve bir miktar da tespit edilemeyen maddeler içerir. Ayrıca 10 temel(esansiyel)  amino asitten sekizini (metionin, lösin, lizin, valin, fenil-alanin, treonin, triptofan, izolösin), doğal hormon ve enzimleri içermektedir. Metabolizma için çok önemli olan panteik asit, asetilkolin, protein, bağışıklık sistemini güçlendiren bir yağ asidi olan 10-HDA, sepanin asit , hastalıkların iyileşme döneminden sonra sindirimi düzenlemek ve iştahı açmak için çok ideal olan oleik asit içerir.

Arı sütü nasıl elde edilir?

 Arı sütü, işçi arıların yutmaksızın çiğnedikleri, çiçek tozlarından yaptıkları ve başlarının üstündeki bir bezede sakladıkları özel bir madde ile karıştırdıkları maddedir. Bu kuvvetli protein gıdası bebek arıları (larvaları) ilk 2 günde, küçük bir arıya dönüştürür. Bu işlem gerçekleştikten sonra, işçi arılar arı sütü üretimini azaltırlar ve sadece mevcut kraliçe arı ve bir sonraki sefer kraliçe arı olarak seçilen prenses arı için üretime devam ederler. Hem kraliçe arı hem de prenses arı bu gıda ile beslenmeye devam eder. Teknik olarak arı sütü üretimi ana arı üretimine benzer olarak Doolittle yöntemi olarak adlandırılan larva transferi yöntemi ile yapılmaktadır. Çok miktarda larvadan az miktarda arı sütü elde edildiği için maliyetin yüksek olması dezavantajıdır.

Doğal çiçeklerden beslenen arıların sütü ile şekerle beslenen arıların sütü arasında fark var mıdır?

Tabii ki fark vardır. Arı sütü, 5-15 günlük işçi arıların yutak üstü salgı bezlerinden salgıladıkları ve çiçek tozlarından yaptıkları bir maddedir. Arı sütünün bileşiminde protein, vitamin, yağ asitleri vardır. Arı sütündeki proteinin sentezi için de polen şarttır. Arılar ise bu poleni ancak doğal çiçeklerden beslenerek alabilir.

Arı sütünün sırrı nedir?   

Arı sütünde, kraliçe arının niçin inanılmaz büyük (iri), uzun ömürlü, verimli ve diğer arılarla mukayese edildiğinde neden daha fazla enerjiye sahip olduğunun sırrı saklıdır. Ana arı ve işçi arılar yumurtadan çıktıklarında aynı genetik yapıya sahip olmalarına rağmen, larva döneminde farklı oranda ve sürede arı sütüyle beslenmeleri yapılarının farklılaşmasına neden olmaktadır. Sadece 6 günlük bu farklı beslenme sonucunda ana arı hastalıklara direnç kazanmakta, günde kendi ağırlığının iki katı kadar (1500-3000) yumurta üretebilmekte ve 6 yıl kadar yaşamaktadır. Diğer işçi arılar ise kolay hastalanırlar, dişi oldukları halde yumurta bırakamazlar ve sadece 2 ay yaşarlar. İki birey arasındaki bu derece farlılaşma sadece arı sütü ile beslenmelerinden kaynaklanmaktadır

Arı sütü nasıl kullanılır?

Arı sütü, hem erkek hem de kadınların kullanabilecekleri bir doğal ürün olup, ruhsal ve fiziksel vücudunu dengede tutmak isteyen herkes, özellikle orta yaş ve üzerinde olanlar, menopoz dönemindeki kadınlar, en yüksek fiziksel dayanıklılığı arzu eden sporcu veya vücut geliştiriciler kullanabilir. Mutlak surette soğuk ortamlarda saklanması gereken arı sütünün tüketimi; sabahları aç karnına  kahvaltıdan yarım saat önce ve tahta bir kaşık yardımıyla saf olarak dil altından alınması şeklinde tavsiye edilmektedir.

Arı sütü ile ilgili araştırmalar nelerdir?

Yılardır arı sütünün olağanüstü gençleştirme gücü ve sağlığa faydaları araştırılmaktadır. Amerika da pek fazla bilinmemesine  rağmen, Avrupa ve Asya da çok uzun bir süreden beri bilinmekte ve kullanılmaktadır. Arı sütü nün ünü 1950’li yıllarda Avrupa da onun hakkında yayınlanan yazı ve raporlardan sonra dünyaya yayılmıştır. Gerçekte arı sütü hakkında en fazla araştırma ve tıbbi yayın Fransa, Almanya, İtalya, Rusya, Çin ve Japonya da yapılmıştır. Şu an için Japonya dünyada en fazla arı sütü tüketen ülke durumundadır.

 Arı sütü ile ilgili araştırmalardan elde edilen sonuçlar neler? 
         
 Kanada Ulusal Kanser Araştırma Enstitüsü nün 27.04.1963 te yayınlanan raporuna göre Prof. Gordon F.Towsen in aldığı sonuçlar ise; Arısütünün bileşiminde bulunan 9-10 Hydroxy-2 Transoique ve Dicarboxylic gibi asitlerin bulunması lösemi(leucemie) - KAN KANSERİ nin gelişmesine ve diğer bazı kanser tümörlerinin büyümesine engel olmaktadır. Bu konuda profesör tarafından 2000 deney faresi üzerinde yapılan incelemelerde, farelerin hepsine kanser hücreleri aşılanmış ve bunlardan 1000 tanesine hiçbir müdahale yapılmayarak kendi haline bırakılmış, diğer 1000 tanesine de ARI SÜTÜ  verilmiş; Kendi haline bırakılan 1000 farenin kanserden öldüğü, Arısütü ile beslenen diğer 1000 farede ise kanser görülmediği ve yaşamlarını sürdürdükleri gözlenmiştir

Japonya da 54 farklı hastalık üzerine yapılan uygulamalarda ortalama yüzde 80 dolayında iyileşme belirleyen araştırıcılar bu hastalıkların bazılarının iştahsızlık, kronik hastalıklar nedeniyle vücut savunma sistemi yetersizliği, metabolizma ve beslenme bozuklukları, adet bozukluğu, sindirim sistemi rahatsızlıkları, astım, bronşit, kronik kabızlık, asabilik, uykusuzluk ve karaciğer rahatsızlıkları olarak bildirilmektedir. Aynı araştırmacılar kanserde tümör oluşumunun ve büyümesinin arı sütü tarafından engellendiğini de belirtmektedirler.

Çin de deney hayvanları tümör oluşumuna neden olan antijen verildikten sonra iki gruba ayrılmış grubun birisine arı sütü verilmiştir. Arı sütü almayan gruptaki bütün hayvanlar kanserden öldükleri halde arı sütü alan grupta kanserden ölene rastlanmamıştır. Bu durum arı sütünün en azından kanser oluşumunu engelleyici etkisini kanıtlar niteliktedir.

Arjantin de yapılan bir araştırmada tavşanlara aşırı yağ içeren bir diyet uygulanmış ve tavşanlar iki gruba ayrılarak grubun birisine arı sütü verilmiştir. Sonuçta arı sütü verilen grubun kolesterol düzeyinin diğer gruba oranla düşük olduğu görülmüştür. Ayrıca göz diplerinin, koroner damarların ve karaciğerin incelenmesi sonucu arı sütü alan grupta önemli derecede üstünlük belirlenmiştir.

Avusturya da 120 hasta üzerinde yapılan klinik denemelerde, arısütünün ağız yoluyla alınması halinde cilt ve saç hastalıklarında önemli olumlu gelişmeler ve düzelmeler görülmüştür. Yine arısütünün içerdiği hormonlar sebebiyle cinsel fonksiyonları arttırıcı etkileri de tespit edilmiştir.

Arı sütü tüketen normal veya şeker hastası olan insanlarda iskelet kaslarının glikozu daha çok Bulgaristan da 125 iltihabi hasta üzerinde yapılan araştırmalarda arı sütünün organizmada immünobiyolojik aktiviteyi arttırdığı yani savunma sisteminin güçlendirilip, mikroplara karşı direncin arttığı belirlenmiştir.

 
Devamı...
35,00 TL

ARI SÜTÜ

Arısütü; 5-15 günlük yaştaki işçi balarılarının, kraliçe (ana) arıyı beslemek için yutakaltı bezlerinden (hypopharyngeal) salgıladıkları, hammaddesi binbir çiçeğin balözü, çiçek poleni ve balarılarının enzimlerinden oluşan sedef görünümünde, peltemsi, (1/1 gr/cm3) özgül ağırlığında, organik asit karakterinde, %100 naturel, olağanüstü yüksek oranda hayati vitaminler, enzimler, mineraller, proteinler ve aminoasitler taşıyan yüksek besin değerli bir balarısı ürünüdür.

Etken maddeleri nelerdir?

Arı sütü; yaklaşık yüzde66 oranında su, yüzde14,5 oranında  karbonhidrat, yüzde 4,5 oranında lipid, yüzde13 oranında aminoasit,  B grubu vitaminlerinin tümüne ek olarak A, D, C, E vitaminleri, biyolojik aktif maddeler, önemli bazı mineral maddeler ve bir miktar da tespit edilemeyen maddeler içerir. Ayrıca 10 temel(esansiyel)  amino asitten sekizini (metionin, lösin, lizin, valin, fenil-alanin, treonin, triptofan, izolösin), doğal hormon ve enzimleri içermektedir. Metabolizma için çok önemli olan panteik asit, asetilkolin, protein, bağışıklık sistemini güçlendiren bir yağ asidi olan 10-HDA, sepanin asit , hastalıkların iyileşme döneminden sonra sindirimi düzenlemek ve iştahı açmak için çok ideal olan oleik asit içerir.

Arı sütü nasıl elde edilir?

 Arı sütü, işçi arıların yutmaksızın çiğnedikleri, çiçek tozlarından yaptıkları ve başlarının üstündeki bir bezede sakladıkları özel bir madde ile karıştırdıkları maddedir. Bu kuvvetli protein gıdası bebek arıları (larvaları) ilk 2 günde, küçük bir arıya dönüştürür. Bu işlem gerçekleştikten sonra, işçi arılar arı sütü üretimini azaltırlar ve sadece mevcut kraliçe arı ve bir sonraki sefer kraliçe arı olarak seçilen prenses arı için üretime devam ederler. Hem kraliçe arı hem de prenses arı bu gıda ile beslenmeye devam eder. Teknik olarak arı sütü üretimi ana arı üretimine benzer olarak Doolittle yöntemi olarak adlandırılan larva transferi yöntemi ile yapılmaktadır. Çok miktarda larvadan az miktarda arı sütü elde edildiği için maliyetin yüksek olması dezavantajıdır.

Doğal çiçeklerden beslenen arıların sütü ile şekerle beslenen arıların sütü arasında fark var mıdır?

Tabii ki fark vardır. Arı sütü, 5-15 günlük işçi arıların yutak üstü salgı bezlerinden salgıladıkları ve çiçek tozlarından yaptıkları bir maddedir. Arı sütünün bileşiminde protein, vitamin, yağ asitleri vardır. Arı sütündeki proteinin sentezi için de polen şarttır. Arılar ise bu poleni ancak doğal çiçeklerden beslenerek alabilir.

Arı sütünün sırrı nedir?   

Arı sütünde, kraliçe arının niçin inanılmaz büyük (iri), uzun ömürlü, verimli ve diğer arılarla mukayese edildiğinde neden daha fazla enerjiye sahip olduğunun sırrı saklıdır. Ana arı ve işçi arılar yumurtadan çıktıklarında aynı genetik yapıya sahip olmalarına rağmen, larva döneminde farklı oranda ve sürede arı sütüyle beslenmeleri yapılarının farklılaşmasına neden olmaktadır. Sadece 6 günlük bu farklı beslenme sonucunda ana arı hastalıklara direnç kazanmakta, günde kendi ağırlığının iki katı kadar (1500-3000) yumurta üretebilmekte ve 6 yıl kadar yaşamaktadır. Diğer işçi arılar ise kolay hastalanırlar, dişi oldukları halde yumurta bırakamazlar ve sadece 2 ay yaşarlar. İki birey arasındaki bu derece farlılaşma sadece arı sütü ile beslenmelerinden kaynaklanmaktadır

Arı sütü nasıl kullanılır?

Arı sütü, hem erkek hem de kadınların kullanabilecekleri bir doğal ürün olup, ruhsal ve fiziksel vücudunu dengede tutmak isteyen herkes, özellikle orta yaş ve üzerinde olanlar, menopoz dönemindeki kadınlar, en yüksek fiziksel dayanıklılığı arzu eden sporcu veya vücut geliştiriciler kullanabilir. Mutlak surette soğuk ortamlarda saklanması gereken arı sütünün tüketimi; sabahları aç karnına  kahvaltıdan yarım saat önce ve tahta bir kaşık yardımıyla saf olarak dil altından alınması şeklinde tavsiye edilmektedir.

Arı sütü ile ilgili araştırmalar nelerdir?

Yılardır arı sütünün olağanüstü gençleştirme gücü ve sağlığa faydaları araştırılmaktadır. Amerika da pek fazla bilinmemesine  rağmen, Avrupa ve Asya da çok uzun bir süreden beri bilinmekte ve kullanılmaktadır. Arı sütü nün ünü 1950’li yıllarda Avrupa da onun hakkında yayınlanan yazı ve raporlardan sonra dünyaya yayılmıştır. Gerçekte arı sütü hakkında en fazla araştırma ve tıbbi yayın Fransa, Almanya, İtalya, Rusya, Çin ve Japonya da yapılmıştır. Şu an için Japonya dünyada en fazla arı sütü tüketen ülke durumundadır.

 Arı sütü ile ilgili araştırmalardan elde edilen sonuçlar neler? 
         
 Kanada Ulusal Kanser Araştırma Enstitüsü nün 27.04.1963 te yayınlanan raporuna göre Prof. Gordon F.Towsen in aldığı sonuçlar ise; Arısütünün bileşiminde bulunan 9-10 Hydroxy-2 Transoique ve Dicarboxylic gibi asitlerin bulunması lösemi(leucemie) - KAN KANSERİ nin gelişmesine ve diğer bazı kanser tümörlerinin büyümesine engel olmaktadır. Bu konuda profesör tarafından 2000 deney faresi üzerinde yapılan incelemelerde, farelerin hepsine kanser hücreleri aşılanmış ve bunlardan 1000 tanesine hiçbir müdahale yapılmayarak kendi haline bırakılmış, diğer 1000 tanesine de ARI SÜTÜ  verilmiş; Kendi haline bırakılan 1000 farenin kanserden öldüğü, Arısütü ile beslenen diğer 1000 farede ise kanser görülmediği ve yaşamlarını sürdürdükleri gözlenmiştir

Japonya da 54 farklı hastalık üzerine yapılan uygulamalarda ortalama yüzde 80 dolayında iyileşme belirleyen araştırıcılar bu hastalıkların bazılarının iştahsızlık, kronik hastalıklar nedeniyle vücut savunma sistemi yetersizliği, metabolizma ve beslenme bozuklukları, adet bozukluğu, sindirim sistemi rahatsızlıkları, astım, bronşit, kronik kabızlık, asabilik, uykusuzluk ve karaciğer rahatsızlıkları olarak bildirilmektedir. Aynı araştırmacılar kanserde tümör oluşumunun ve büyümesinin arı sütü tarafından engellendiğini de belirtmektedirler.

Çin de deney hayvanları tümör oluşumuna neden olan antijen verildikten sonra iki gruba ayrılmış grubun birisine arı sütü verilmiştir. Arı sütü almayan gruptaki bütün hayvanlar kanserden öldükleri halde arı sütü alan grupta kanserden ölene rastlanmamıştır. Bu durum arı sütünün en azından kanser oluşumunu engelleyici etkisini kanıtlar niteliktedir.

Arjantin de yapılan bir araştırmada tavşanlara aşırı yağ içeren bir diyet uygulanmış ve tavşanlar iki gruba ayrılarak grubun birisine arı sütü verilmiştir. Sonuçta arı sütü verilen grubun kolesterol düzeyinin diğer gruba oranla düşük olduğu görülmüştür. Ayrıca göz diplerinin, koroner damarların ve karaciğerin incelenmesi sonucu arı sütü alan grupta önemli derecede üstünlük belirlenmiştir.

Avusturya da 120 hasta üzerinde yapılan klinik denemelerde, arısütünün ağız yoluyla alınması halinde cilt ve saç hastalıklarında önemli olumlu gelişmeler ve düzelmeler görülmüştür. Yine arısütünün içerdiği hormonlar sebebiyle cinsel fonksiyonları arttırıcı etkileri de tespit edilmiştir.

Arı sütü tüketen normal veya şeker hastası olan insanlarda iskelet kaslarının glikozu daha çok Bulgaristan da 125 iltihabi hasta üzerinde yapılan araştırmalarda arı sütünün organizmada immünobiyolojik aktiviteyi arttırdığı yani savunma sisteminin güçlendirilip, mikroplara karşı direncin arttığı belirlenmiştir.

 
Devamı...
20,00 TL

ARI SÜTÜ

Arısütü; 5-15 günlük yaştaki işçi balarılarının, kraliçe (ana) arıyı beslemek için yutakaltı bezlerinden (hypopharyngeal) salgıladıkları, hammaddesi binbir çiçeğin balözü, çiçek poleni ve balarılarının enzimlerinden oluşan sedef görünümünde, peltemsi, (1/1 gr/cm3) özgül ağırlığında, organik asit karakterinde, %100 naturel, olağanüstü yüksek oranda hayati vitaminler, enzimler, mineraller, proteinler ve aminoasitler taşıyan yüksek besin değerli bir balarısı ürünüdür.

Etken maddeleri nelerdir?

Arı sütü; yaklaşık yüzde66 oranında su, yüzde14,5 oranında  karbonhidrat, yüzde 4,5 oranında lipid, yüzde13 oranında aminoasit,  B grubu vitaminlerinin tümüne ek olarak A, D, C, E vitaminleri, biyolojik aktif maddeler, önemli bazı mineral maddeler ve bir miktar da tespit edilemeyen maddeler içerir. Ayrıca 10 temel(esansiyel)  amino asitten sekizini (metionin, lösin, lizin, valin, fenil-alanin, treonin, triptofan, izolösin), doğal hormon ve enzimleri içermektedir. Metabolizma için çok önemli olan panteik asit, asetilkolin, protein, bağışıklık sistemini güçlendiren bir yağ asidi olan 10-HDA, sepanin asit , hastalıkların iyileşme döneminden sonra sindirimi düzenlemek ve iştahı açmak için çok ideal olan oleik asit içerir.

Arı sütü nasıl elde edilir?

 Arı sütü, işçi arıların yutmaksızın çiğnedikleri, çiçek tozlarından yaptıkları ve başlarının üstündeki bir bezede sakladıkları özel bir madde ile karıştırdıkları maddedir. Bu kuvvetli protein gıdası bebek arıları (larvaları) ilk 2 günde, küçük bir arıya dönüştürür. Bu işlem gerçekleştikten sonra, işçi arılar arı sütü üretimini azaltırlar ve sadece mevcut kraliçe arı ve bir sonraki sefer kraliçe arı olarak seçilen prenses arı için üretime devam ederler. Hem kraliçe arı hem de prenses arı bu gıda ile beslenmeye devam eder. Teknik olarak arı sütü üretimi ana arı üretimine benzer olarak Doolittle yöntemi olarak adlandırılan larva transferi yöntemi ile yapılmaktadır. Çok miktarda larvadan az miktarda arı sütü elde edildiği için maliyetin yüksek olması dezavantajıdır.

Doğal çiçeklerden beslenen arıların sütü ile şekerle beslenen arıların sütü arasında fark var mıdır?

Tabii ki fark vardır. Arı sütü, 5-15 günlük işçi arıların yutak üstü salgı bezlerinden salgıladıkları ve çiçek tozlarından yaptıkları bir maddedir. Arı sütünün bileşiminde protein, vitamin, yağ asitleri vardır. Arı sütündeki proteinin sentezi için de polen şarttır. Arılar ise bu poleni ancak doğal çiçeklerden beslenerek alabilir.

Arı sütünün sırrı nedir?   

Arı sütünde, kraliçe arının niçin inanılmaz büyük (iri), uzun ömürlü, verimli ve diğer arılarla mukayese edildiğinde neden daha fazla enerjiye sahip olduğunun sırrı saklıdır. Ana arı ve işçi arılar yumurtadan çıktıklarında aynı genetik yapıya sahip olmalarına rağmen, larva döneminde farklı oranda ve sürede arı sütüyle beslenmeleri yapılarının farklılaşmasına neden olmaktadır. Sadece 6 günlük bu farklı beslenme sonucunda ana arı hastalıklara direnç kazanmakta, günde kendi ağırlığının iki katı kadar (1500-3000) yumurta üretebilmekte ve 6 yıl kadar yaşamaktadır. Diğer işçi arılar ise kolay hastalanırlar, dişi oldukları halde yumurta bırakamazlar ve sadece 2 ay yaşarlar. İki birey arasındaki bu derece farlılaşma sadece arı sütü ile beslenmelerinden kaynaklanmaktadır

Arı sütü nasıl kullanılır?

Arı sütü, hem erkek hem de kadınların kullanabilecekleri bir doğal ürün olup, ruhsal ve fiziksel vücudunu dengede tutmak isteyen herkes, özellikle orta yaş ve üzerinde olanlar, menopoz dönemindeki kadınlar, en yüksek fiziksel dayanıklılığı arzu eden sporcu veya vücut geliştiriciler kullanabilir. Mutlak surette soğuk ortamlarda saklanması gereken arı sütünün tüketimi; sabahları aç karnına  kahvaltıdan yarım saat önce ve tahta bir kaşık yardımıyla saf olarak dil altından alınması şeklinde tavsiye edilmektedir.

Arı sütü ile ilgili araştırmalar nelerdir?

Yılardır arı sütünün olağanüstü gençleştirme gücü ve sağlığa faydaları araştırılmaktadır. Amerika da pek fazla bilinmemesine  rağmen, Avrupa ve Asya da çok uzun bir süreden beri bilinmekte ve kullanılmaktadır. Arı sütü nün ünü 1950’li yıllarda Avrupa da onun hakkında yayınlanan yazı ve raporlardan sonra dünyaya yayılmıştır. Gerçekte arı sütü hakkında en fazla araştırma ve tıbbi yayın Fransa, Almanya, İtalya, Rusya, Çin ve Japonya da yapılmıştır. Şu an için Japonya dünyada en fazla arı sütü tüketen ülke durumundadır.

 Arı sütü ile ilgili araştırmalardan elde edilen sonuçlar neler? 
         
 Kanada Ulusal Kanser Araştırma Enstitüsü nün 27.04.1963 te yayınlanan raporuna göre Prof. Gordon F.Towsen in aldığı sonuçlar ise; Arısütünün bileşiminde bulunan 9-10 Hydroxy-2 Transoique ve Dicarboxylic gibi asitlerin bulunması lösemi(leucemie) - KAN KANSERİ nin gelişmesine ve diğer bazı kanser tümörlerinin büyümesine engel olmaktadır. Bu konuda profesör tarafından 2000 deney faresi üzerinde yapılan incelemelerde, farelerin hepsine kanser hücreleri aşılanmış ve bunlardan 1000 tanesine hiçbir müdahale yapılmayarak kendi haline bırakılmış, diğer 1000 tanesine de ARI SÜTÜ  verilmiş; Kendi haline bırakılan 1000 farenin kanserden öldüğü, Arısütü ile beslenen diğer 1000 farede ise kanser görülmediği ve yaşamlarını sürdürdükleri gözlenmiştir

Japonya da 54 farklı hastalık üzerine yapılan uygulamalarda ortalama yüzde 80 dolayında iyileşme belirleyen araştırıcılar bu hastalıkların bazılarının iştahsızlık, kronik hastalıklar nedeniyle vücut savunma sistemi yetersizliği, metabolizma ve beslenme bozuklukları, adet bozukluğu, sindirim sistemi rahatsızlıkları, astım, bronşit, kronik kabızlık, asabilik, uykusuzluk ve karaciğer rahatsızlıkları olarak bildirilmektedir. Aynı araştırmacılar kanserde tümör oluşumunun ve büyümesinin arı sütü tarafından engellendiğini de belirtmektedirler.

Çin de deney hayvanları tümör oluşumuna neden olan antijen verildikten sonra iki gruba ayrılmış grubun birisine arı sütü verilmiştir. Arı sütü almayan gruptaki bütün hayvanlar kanserden öldükleri halde arı sütü alan grupta kanserden ölene rastlanmamıştır. Bu durum arı sütünün en azından kanser oluşumunu engelleyici etkisini kanıtlar niteliktedir.

Arjantin de yapılan bir araştırmada tavşanlara aşırı yağ içeren bir diyet uygulanmış ve tavşanlar iki gruba ayrılarak grubun birisine arı sütü verilmiştir. Sonuçta arı sütü verilen grubun kolesterol düzeyinin diğer gruba oranla düşük olduğu görülmüştür. Ayrıca göz diplerinin, koroner damarların ve karaciğerin incelenmesi sonucu arı sütü alan grupta önemli derecede üstünlük belirlenmiştir.

Avusturya da 120 hasta üzerinde yapılan klinik denemelerde, arısütünün ağız yoluyla alınması halinde cilt ve saç hastalıklarında önemli olumlu gelişmeler ve düzelmeler görülmüştür. Yine arısütünün içerdiği hormonlar sebebiyle cinsel fonksiyonları arttırıcı etkileri de tespit edilmiştir.

Arı sütü tüketen normal veya şeker hastası olan insanlarda iskelet kaslarının glikozu daha çok Bulgaristan da 125 iltihabi hasta üzerinde yapılan araştırmalarda arı sütünün organizmada immünobiyolojik aktiviteyi arttırdığı yani savunma sisteminin güçlendirilip, mikroplara karşı direncin arttığı belirlenmiştir.

 
Devamı...
12,00 TL

Polen

Polen, bitkilerin çiçeklerindeki erkek üreme hücreleridir. Arıların, arka bacaklarındaki sepetçiklerinde kovana taşıdığı polen, ayrı yavrularının beslenmesinde kullanıldığı bilinmektedir. Polenin bileşiminde elde edildiği bitki türüne göre Protein, aminoasitler, demir, bakır, kalsiyum, sodyum, magnesyum ve silisyum gibi elementler ve aluminyum, nikel, titanyum ve çinko gibi iz elementler A, B1, B2, B3,B6,C,E ve H vitaminleri tespit edilmiştir. Çok kuvvetli ve şifalı bir besindir.

 

Arı poleninin faydaları nelerdir:

Yüksek Performans getirir.

Anabolik etkileri (32 gr ve üstü tüketimlerde) yani kas-adale yapıcı ve güçlendirici özelliği vardır.

Büyüme çağındakilere ihtiyaç duydukları tüm esansiyelleri barındırır.

İçerdiği Flavonoidler en yakın takipçilerinden 200 kat fazla antioksidan özellik taşır.

Çok zengin bir aminoasit ve protein kaynağıdır.Protein kalitesi yüksektir.

B Kompleks vitaminleri yönünden çok zengindir; bir çay kaşığı kadar polen organik ve doğal bir arı ürünü olarak metabolizmanın tüm B vitaminleri ihtiyacını karşılar.

Günde iki-üç tatlı kaşığı(10-15 gr.)tüketimde ise tüm vitaminlerden yeterli ve yararlı düzeylerde alınmış olur, ancak C vitamini yönünden zayıf içeriklidir.

Tam bir mineral deposudur. İnsana gerekli tüm minerallerden yoğun miktarlarda içerir.

Her gün düzenli 10-15 gr kullanımla bedenimize faydalı ve yeterli olacak, organik-doğal ve zengin bir vitamin ve mineral desteği sağlamış oluruz.

 

 

 

 

Devamı...
14,00 TL

ARI SÜTÜ

Arısütü; 5-15 günlük yaştaki işçi balarılarının, kraliçe (ana) arıyı beslemek için yutakaltı bezlerinden (hypopharyngeal) salgıladıkları, hammaddesi binbir çiçeğin balözü, çiçek poleni ve balarılarının enzimlerinden oluşan sedef görünümünde, peltemsi, (1/1 gr/cm3) özgül ağırlığında, organik asit karakterinde, %100 naturel, olağanüstü yüksek oranda hayati vitaminler, enzimler, mineraller, proteinler ve aminoasitler taşıyan yüksek besin değerli bir balarısı ürünüdür.

Etken maddeleri nelerdir?

Arı sütü; yaklaşık yüzde66 oranında su, yüzde14,5 oranında  karbonhidrat, yüzde 4,5 oranında lipid, yüzde13 oranında aminoasit,  B grubu vitaminlerinin tümüne ek olarak A, D, C, E vitaminleri, biyolojik aktif maddeler, önemli bazı mineral maddeler ve bir miktar da tespit edilemeyen maddeler içerir. Ayrıca 10 temel(esansiyel)  amino asitten sekizini (metionin, lösin, lizin, valin, fenil-alanin, treonin, triptofan, izolösin), doğal hormon ve enzimleri içermektedir. Metabolizma için çok önemli olan panteik asit, asetilkolin, protein, bağışıklık sistemini güçlendiren bir yağ asidi olan 10-HDA, sepanin asit , hastalıkların iyileşme döneminden sonra sindirimi düzenlemek ve iştahı açmak için çok ideal olan oleik asit içerir.

Arı sütü nasıl elde edilir?

 Arı sütü, işçi arıların yutmaksızın çiğnedikleri, çiçek tozlarından yaptıkları ve başlarının üstündeki bir bezede sakladıkları özel bir madde ile karıştırdıkları maddedir. Bu kuvvetli protein gıdası bebek arıları (larvaları) ilk 2 günde, küçük bir arıya dönüştürür. Bu işlem gerçekleştikten sonra, işçi arılar arı sütü üretimini azaltırlar ve sadece mevcut kraliçe arı ve bir sonraki sefer kraliçe arı olarak seçilen prenses arı için üretime devam ederler. Hem kraliçe arı hem de prenses arı bu gıda ile beslenmeye devam eder. Teknik olarak arı sütü üretimi ana arı üretimine benzer olarak Doolittle yöntemi olarak adlandırılan larva transferi yöntemi ile yapılmaktadır. Çok miktarda larvadan az miktarda arı sütü elde edildiği için maliyetin yüksek olması dezavantajıdır.

Doğal çiçeklerden beslenen arıların sütü ile şekerle beslenen arıların sütü arasında fark var mıdır?

Tabii ki fark vardır. Arı sütü, 5-15 günlük işçi arıların yutak üstü salgı bezlerinden salgıladıkları ve çiçek tozlarından yaptıkları bir maddedir. Arı sütünün bileşiminde protein, vitamin, yağ asitleri vardır. Arı sütündeki proteinin sentezi için de polen şarttır. Arılar ise bu poleni ancak doğal çiçeklerden beslenerek alabilir.

Arı sütünün sırrı nedir?   

Arı sütünde, kraliçe arının niçin inanılmaz büyük (iri), uzun ömürlü, verimli ve diğer arılarla mukayese edildiğinde neden daha fazla enerjiye sahip olduğunun sırrı saklıdır. Ana arı ve işçi arılar yumurtadan çıktıklarında aynı genetik yapıya sahip olmalarına rağmen, larva döneminde farklı oranda ve sürede arı sütüyle beslenmeleri yapılarının farklılaşmasına neden olmaktadır. Sadece 6 günlük bu farklı beslenme sonucunda ana arı hastalıklara direnç kazanmakta, günde kendi ağırlığının iki katı kadar (1500-3000) yumurta üretebilmekte ve 6 yıl kadar yaşamaktadır. Diğer işçi arılar ise kolay hastalanırlar, dişi oldukları halde yumurta bırakamazlar ve sadece 2 ay yaşarlar. İki birey arasındaki bu derece farlılaşma sadece arı sütü ile beslenmelerinden kaynaklanmaktadır

Arı sütü nasıl kullanılır?

Arı sütü, hem erkek hem de kadınların kullanabilecekleri bir doğal ürün olup, ruhsal ve fiziksel vücudunu dengede tutmak isteyen herkes, özellikle orta yaş ve üzerinde olanlar, menopoz dönemindeki kadınlar, en yüksek fiziksel dayanıklılığı arzu eden sporcu veya vücut geliştiriciler kullanabilir. Mutlak surette soğuk ortamlarda saklanması gereken arı sütünün tüketimi; sabahları aç karnına  kahvaltıdan yarım saat önce ve tahta bir kaşık yardımıyla saf olarak dil altından alınması şeklinde tavsiye edilmektedir.

Arı sütü ile ilgili araştırmalar nelerdir?

Yılardır arı sütünün olağanüstü gençleştirme gücü ve sağlığa faydaları araştırılmaktadır. Amerika da pek fazla bilinmemesine  rağmen, Avrupa ve Asya da çok uzun bir süreden beri bilinmekte ve kullanılmaktadır. Arı sütü nün ünü 1950’li yıllarda Avrupa da onun hakkında yayınlanan yazı ve raporlardan sonra dünyaya yayılmıştır. Gerçekte arı sütü hakkında en fazla araştırma ve tıbbi yayın Fransa, Almanya, İtalya, Rusya, Çin ve Japonya da yapılmıştır. Şu an için Japonya dünyada en fazla arı sütü tüketen ülke durumundadır.

 Arı sütü ile ilgili araştırmalardan elde edilen sonuçlar neler? 
         
 Kanada Ulusal Kanser Araştırma Enstitüsü nün 27.04.1963 te yayınlanan raporuna göre Prof. Gordon F.Towsen in aldığı sonuçlar ise; Arısütünün bileşiminde bulunan 9-10 Hydroxy-2 Transoique ve Dicarboxylic gibi asitlerin bulunması lösemi(leucemie) - KAN KANSERİ nin gelişmesine ve diğer bazı kanser tümörlerinin büyümesine engel olmaktadır. Bu konuda profesör tarafından 2000 deney faresi üzerinde yapılan incelemelerde, farelerin hepsine kanser hücreleri aşılanmış ve bunlardan 1000 tanesine hiçbir müdahale yapılmayarak kendi haline bırakılmış, diğer 1000 tanesine de ARI SÜTÜ  verilmiş; Kendi haline bırakılan 1000 farenin kanserden öldüğü, Arısütü ile beslenen diğer 1000 farede ise kanser görülmediği ve yaşamlarını sürdürdükleri gözlenmiştir

Japonya da 54 farklı hastalık üzerine yapılan uygulamalarda ortalama yüzde 80 dolayında iyileşme belirleyen araştırıcılar bu hastalıkların bazılarının iştahsızlık, kronik hastalıklar nedeniyle vücut savunma sistemi yetersizliği, metabolizma ve beslenme bozuklukları, adet bozukluğu, sindirim sistemi rahatsızlıkları, astım, bronşit, kronik kabızlık, asabilik, uykusuzluk ve karaciğer rahatsızlıkları olarak bildirilmektedir. Aynı araştırmacılar kanserde tümör oluşumunun ve büyümesinin arı sütü tarafından engellendiğini de belirtmektedirler.

Çin de deney hayvanları tümör oluşumuna neden olan antijen verildikten sonra iki gruba ayrılmış grubun birisine arı sütü verilmiştir. Arı sütü almayan gruptaki bütün hayvanlar kanserden öldükleri halde arı sütü alan grupta kanserden ölene rastlanmamıştır. Bu durum arı sütünün en azından kanser oluşumunu engelleyici etkisini kanıtlar niteliktedir.

Arjantin de yapılan bir araştırmada tavşanlara aşırı yağ içeren bir diyet uygulanmış ve tavşanlar iki gruba ayrılarak grubun birisine arı sütü verilmiştir. Sonuçta arı sütü verilen grubun kolesterol düzeyinin diğer gruba oranla düşük olduğu görülmüştür. Ayrıca göz diplerinin, koroner damarların ve karaciğerin incelenmesi sonucu arı sütü alan grupta önemli derecede üstünlük belirlenmiştir.

Avusturya da 120 hasta üzerinde yapılan klinik denemelerde, arısütünün ağız yoluyla alınması halinde cilt ve saç hastalıklarında önemli olumlu gelişmeler ve düzelmeler görülmüştür. Yine arısütünün içerdiği hormonlar sebebiyle cinsel fonksiyonları arttırıcı etkileri de tespit edilmiştir.

Arı sütü tüketen normal veya şeker hastası olan insanlarda iskelet kaslarının glikozu daha çok Bulgaristan da 125 iltihabi hasta üzerinde yapılan araştırmalarda arı sütünün organizmada immünobiyolojik aktiviteyi arttırdığı yani savunma sisteminin güçlendirilip, mikroplara karşı direncin arttığı belirlenmiştir.

 
Devamı...
10,00 TL

ARI SÜTÜ

Arısütü; 5-15 günlük yaştaki işçi balarılarının, kraliçe (ana) arıyı beslemek için yutakaltı bezlerinden (hypopharyngeal) salgıladıkları, hammaddesi binbir çiçeğin balözü, çiçek poleni ve balarılarının enzimlerinden oluşan sedef görünümünde, peltemsi, (1/1 gr/cm3) özgül ağırlığında, organik asit karakterinde, %100 naturel, olağanüstü yüksek oranda hayati vitaminler, enzimler, mineraller, proteinler ve aminoasitler taşıyan yüksek besin değerli bir balarısı ürünüdür.

Etken maddeleri nelerdir?

Arı sütü; yaklaşık yüzde66 oranında su, yüzde14,5 oranında  karbonhidrat, yüzde 4,5 oranında lipid, yüzde13 oranında aminoasit,  B grubu vitaminlerinin tümüne ek olarak A, D, C, E vitaminleri, biyolojik aktif maddeler, önemli bazı mineral maddeler ve bir miktar da tespit edilemeyen maddeler içerir. Ayrıca 10 temel(esansiyel)  amino asitten sekizini (metionin, lösin, lizin, valin, fenil-alanin, treonin, triptofan, izolösin), doğal hormon ve enzimleri içermektedir. Metabolizma için çok önemli olan panteik asit, asetilkolin, protein, bağışıklık sistemini güçlendiren bir yağ asidi olan 10-HDA, sepanin asit , hastalıkların iyileşme döneminden sonra sindirimi düzenlemek ve iştahı açmak için çok ideal olan oleik asit içerir.

Arı sütü nasıl elde edilir?

 Arı sütü, işçi arıların yutmaksızın çiğnedikleri, çiçek tozlarından yaptıkları ve başlarının üstündeki bir bezede sakladıkları özel bir madde ile karıştırdıkları maddedir. Bu kuvvetli protein gıdası bebek arıları (larvaları) ilk 2 günde, küçük bir arıya dönüştürür. Bu işlem gerçekleştikten sonra, işçi arılar arı sütü üretimini azaltırlar ve sadece mevcut kraliçe arı ve bir sonraki sefer kraliçe arı olarak seçilen prenses arı için üretime devam ederler. Hem kraliçe arı hem de prenses arı bu gıda ile beslenmeye devam eder. Teknik olarak arı sütü üretimi ana arı üretimine benzer olarak Doolittle yöntemi olarak adlandırılan larva transferi yöntemi ile yapılmaktadır. Çok miktarda larvadan az miktarda arı sütü elde edildiği için maliyetin yüksek olması dezavantajıdır.

Doğal çiçeklerden beslenen arıların sütü ile şekerle beslenen arıların sütü arasında fark var mıdır?

Tabii ki fark vardır. Arı sütü, 5-15 günlük işçi arıların yutak üstü salgı bezlerinden salgıladıkları ve çiçek tozlarından yaptıkları bir maddedir. Arı sütünün bileşiminde protein, vitamin, yağ asitleri vardır. Arı sütündeki proteinin sentezi için de polen şarttır. Arılar ise bu poleni ancak doğal çiçeklerden beslenerek alabilir.

Arı sütünün sırrı nedir?   

Arı sütünde, kraliçe arının niçin inanılmaz büyük (iri), uzun ömürlü, verimli ve diğer arılarla mukayese edildiğinde neden daha fazla enerjiye sahip olduğunun sırrı saklıdır. Ana arı ve işçi arılar yumurtadan çıktıklarında aynı genetik yapıya sahip olmalarına rağmen, larva döneminde farklı oranda ve sürede arı sütüyle beslenmeleri yapılarının farklılaşmasına neden olmaktadır. Sadece 6 günlük bu farklı beslenme sonucunda ana arı hastalıklara direnç kazanmakta, günde kendi ağırlığının iki katı kadar (1500-3000) yumurta üretebilmekte ve 6 yıl kadar yaşamaktadır. Diğer işçi arılar ise kolay hastalanırlar, dişi oldukları halde yumurta bırakamazlar ve sadece 2 ay yaşarlar. İki birey arasındaki bu derece farlılaşma sadece arı sütü ile beslenmelerinden kaynaklanmaktadır

Arı sütü nasıl kullanılır?

Arı sütü, hem erkek hem de kadınların kullanabilecekleri bir doğal ürün olup, ruhsal ve fiziksel vücudunu dengede tutmak isteyen herkes, özellikle orta yaş ve üzerinde olanlar, menopoz dönemindeki kadınlar, en yüksek fiziksel dayanıklılığı arzu eden sporcu veya vücut geliştiriciler kullanabilir. Mutlak surette soğuk ortamlarda saklanması gereken arı sütünün tüketimi; sabahları aç karnına  kahvaltıdan yarım saat önce ve tahta bir kaşık yardımıyla saf olarak dil altından alınması şeklinde tavsiye edilmektedir.

Arı sütü ile ilgili araştırmalar nelerdir?

Yılardır arı sütünün olağanüstü gençleştirme gücü ve sağlığa faydaları araştırılmaktadır. Amerika da pek fazla bilinmemesine  rağmen, Avrupa ve Asya da çok uzun bir süreden beri bilinmekte ve kullanılmaktadır. Arı sütü nün ünü 1950’li yıllarda Avrupa da onun hakkında yayınlanan yazı ve raporlardan sonra dünyaya yayılmıştır. Gerçekte arı sütü hakkında en fazla araştırma ve tıbbi yayın Fransa, Almanya, İtalya, Rusya, Çin ve Japonya da yapılmıştır. Şu an için Japonya dünyada en fazla arı sütü tüketen ülke durumundadır.

 Arı sütü ile ilgili araştırmalardan elde edilen sonuçlar neler? 
         
 Kanada Ulusal Kanser Araştırma Enstitüsü nün 27.04.1963 te yayınlanan raporuna göre Prof. Gordon F.Towsen in aldığı sonuçlar ise; Arısütünün bileşiminde bulunan 9-10 Hydroxy-2 Transoique ve Dicarboxylic gibi asitlerin bulunması lösemi(leucemie) - KAN KANSERİ nin gelişmesine ve diğer bazı kanser tümörlerinin büyümesine engel olmaktadır. Bu konuda profesör tarafından 2000 deney faresi üzerinde yapılan incelemelerde, farelerin hepsine kanser hücreleri aşılanmış ve bunlardan 1000 tanesine hiçbir müdahale yapılmayarak kendi haline bırakılmış, diğer 1000 tanesine de ARI SÜTÜ  verilmiş; Kendi haline bırakılan 1000 farenin kanserden öldüğü, Arısütü ile beslenen diğer 1000 farede ise kanser görülmediği ve yaşamlarını sürdürdükleri gözlenmiştir

Japonya da 54 farklı hastalık üzerine yapılan uygulamalarda ortalama yüzde 80 dolayında iyileşme belirleyen araştırıcılar bu hastalıkların bazılarının iştahsızlık, kronik hastalıklar nedeniyle vücut savunma sistemi yetersizliği, metabolizma ve beslenme bozuklukları, adet bozukluğu, sindirim sistemi rahatsızlıkları, astım, bronşit, kronik kabızlık, asabilik, uykusuzluk ve karaciğer rahatsızlıkları olarak bildirilmektedir. Aynı araştırmacılar kanserde tümör oluşumunun ve büyümesinin arı sütü tarafından engellendiğini de belirtmektedirler.

Çin de deney hayvanları tümör oluşumuna neden olan antijen verildikten sonra iki gruba ayrılmış grubun birisine arı sütü verilmiştir. Arı sütü almayan gruptaki bütün hayvanlar kanserden öldükleri halde arı sütü alan grupta kanserden ölene rastlanmamıştır. Bu durum arı sütünün en azından kanser oluşumunu engelleyici etkisini kanıtlar niteliktedir.

Arjantin de yapılan bir araştırmada tavşanlara aşırı yağ içeren bir diyet uygulanmış ve tavşanlar iki gruba ayrılarak grubun birisine arı sütü verilmiştir. Sonuçta arı sütü verilen grubun kolesterol düzeyinin diğer gruba oranla düşük olduğu görülmüştür. Ayrıca göz diplerinin, koroner damarların ve karaciğerin incelenmesi sonucu arı sütü alan grupta önemli derecede üstünlük belirlenmiştir.

Avusturya da 120 hasta üzerinde yapılan klinik denemelerde, arısütünün ağız yoluyla alınması halinde cilt ve saç hastalıklarında önemli olumlu gelişmeler ve düzelmeler görülmüştür. Yine arısütünün içerdiği hormonlar sebebiyle cinsel fonksiyonları arttırıcı etkileri de tespit edilmiştir.

Arı sütü tüketen normal veya şeker hastası olan insanlarda iskelet kaslarının glikozu daha çok Bulgaristan da 125 iltihabi hasta üzerinde yapılan araştırmalarda arı sütünün organizmada immünobiyolojik aktiviteyi arttırdığı yani savunma sisteminin güçlendirilip, mikroplara karşı direncin arttığı belirlenmiştir.

 
Devamı...
20,00 TL

ARI SÜTÜ

Arısütü; 5-15 günlük yaştaki işçi balarılarının, kraliçe (ana) arıyı beslemek için yutakaltı bezlerinden (hypopharyngeal) salgıladıkları, hammaddesi binbir çiçeğin balözü, çiçek poleni ve balarılarının enzimlerinden oluşan sedef görünümünde, peltemsi, (1/1 gr/cm3) özgül ağırlığında, organik asit karakterinde, %100 naturel, olağanüstü yüksek oranda hayati vitaminler, enzimler, mineraller, proteinler ve aminoasitler taşıyan yüksek besin değerli bir balarısı ürünüdür.

Etken maddeleri nelerdir?

Arı sütü; yaklaşık yüzde66 oranında su, yüzde14,5 oranında  karbonhidrat, yüzde 4,5 oranında lipid, yüzde13 oranında aminoasit,  B grubu vitaminlerinin tümüne ek olarak A, D, C, E vitaminleri, biyolojik aktif maddeler, önemli bazı mineral maddeler ve bir miktar da tespit edilemeyen maddeler içerir. Ayrıca 10 temel(esansiyel)  amino asitten sekizini (metionin, lösin, lizin, valin, fenil-alanin, treonin, triptofan, izolösin), doğal hormon ve enzimleri içermektedir. Metabolizma için çok önemli olan panteik asit, asetilkolin, protein, bağışıklık sistemini güçlendiren bir yağ asidi olan 10-HDA, sepanin asit , hastalıkların iyileşme döneminden sonra sindirimi düzenlemek ve iştahı açmak için çok ideal olan oleik asit içerir.

Arı sütü nasıl elde edilir?

 Arı sütü, işçi arıların yutmaksızın çiğnedikleri, çiçek tozlarından yaptıkları ve başlarının üstündeki bir bezede sakladıkları özel bir madde ile karıştırdıkları maddedir. Bu kuvvetli protein gıdası bebek arıları (larvaları) ilk 2 günde, küçük bir arıya dönüştürür. Bu işlem gerçekleştikten sonra, işçi arılar arı sütü üretimini azaltırlar ve sadece mevcut kraliçe arı ve bir sonraki sefer kraliçe arı olarak seçilen prenses arı için üretime devam ederler. Hem kraliçe arı hem de prenses arı bu gıda ile beslenmeye devam eder. Teknik olarak arı sütü üretimi ana arı üretimine benzer olarak Doolittle yöntemi olarak adlandırılan larva transferi yöntemi ile yapılmaktadır. Çok miktarda larvadan az miktarda arı sütü elde edildiği için maliyetin yüksek olması dezavantajıdır.

Doğal çiçeklerden beslenen arıların sütü ile şekerle beslenen arıların sütü arasında fark var mıdır?

Tabii ki fark vardır. Arı sütü, 5-15 günlük işçi arıların yutak üstü salgı bezlerinden salgıladıkları ve çiçek tozlarından yaptıkları bir maddedir. Arı sütünün bileşiminde protein, vitamin, yağ asitleri vardır. Arı sütündeki proteinin sentezi için de polen şarttır. Arılar ise bu poleni ancak doğal çiçeklerden beslenerek alabilir.

Arı sütünün sırrı nedir?   

Arı sütünde, kraliçe arının niçin inanılmaz büyük (iri), uzun ömürlü, verimli ve diğer arılarla mukayese edildiğinde neden daha fazla enerjiye sahip olduğunun sırrı saklıdır. Ana arı ve işçi arılar yumurtadan çıktıklarında aynı genetik yapıya sahip olmalarına rağmen, larva döneminde farklı oranda ve sürede arı sütüyle beslenmeleri yapılarının farklılaşmasına neden olmaktadır. Sadece 6 günlük bu farklı beslenme sonucunda ana arı hastalıklara direnç kazanmakta, günde kendi ağırlığının iki katı kadar (1500-3000) yumurta üretebilmekte ve 6 yıl kadar yaşamaktadır. Diğer işçi arılar ise kolay hastalanırlar, dişi oldukları halde yumurta bırakamazlar ve sadece 2 ay yaşarlar. İki birey arasındaki bu derece farlılaşma sadece arı sütü ile beslenmelerinden kaynaklanmaktadır

Arı sütü nasıl kullanılır?

Arı sütü, hem erkek hem de kadınların kullanabilecekleri bir doğal ürün olup, ruhsal ve fiziksel vücudunu dengede tutmak isteyen herkes, özellikle orta yaş ve üzerinde olanlar, menopoz dönemindeki kadınlar, en yüksek fiziksel dayanıklılığı arzu eden sporcu veya vücut geliştiriciler kullanabilir. Mutlak surette soğuk ortamlarda saklanması gereken arı sütünün tüketimi; sabahları aç karnına  kahvaltıdan yarım saat önce ve tahta bir kaşık yardımıyla saf olarak dil altından alınması şeklinde tavsiye edilmektedir.

Arı sütü ile ilgili araştırmalar nelerdir?

Yılardır arı sütünün olağanüstü gençleştirme gücü ve sağlığa faydaları araştırılmaktadır. Amerika da pek fazla bilinmemesine  rağmen, Avrupa ve Asya da çok uzun bir süreden beri bilinmekte ve kullanılmaktadır. Arı sütü nün ünü 1950’li yıllarda Avrupa da onun hakkında yayınlanan yazı ve raporlardan sonra dünyaya yayılmıştır. Gerçekte arı sütü hakkında en fazla araştırma ve tıbbi yayın Fransa, Almanya, İtalya, Rusya, Çin ve Japonya da yapılmıştır. Şu an için Japonya dünyada en fazla arı sütü tüketen ülke durumundadır.

 Arı sütü ile ilgili araştırmalardan elde edilen sonuçlar neler? 
         
 Kanada Ulusal Kanser Araştırma Enstitüsü nün 27.04.1963 te yayınlanan raporuna göre Prof. Gordon F.Towsen in aldığı sonuçlar ise; Arısütünün bileşiminde bulunan 9-10 Hydroxy-2 Transoique ve Dicarboxylic gibi asitlerin bulunması lösemi(leucemie) - KAN KANSERİ nin gelişmesine ve diğer bazı kanser tümörlerinin büyümesine engel olmaktadır. Bu konuda profesör tarafından 2000 deney faresi üzerinde yapılan incelemelerde, farelerin hepsine kanser hücreleri aşılanmış ve bunlardan 1000 tanesine hiçbir müdahale yapılmayarak kendi haline bırakılmış, diğer 1000 tanesine de ARI SÜTÜ  verilmiş; Kendi haline bırakılan 1000 farenin kanserden öldüğü, Arısütü ile beslenen diğer 1000 farede ise kanser görülmediği ve yaşamlarını sürdürdükleri gözlenmiştir

Japonya da 54 farklı hastalık üzerine yapılan uygulamalarda ortalama yüzde 80 dolayında iyileşme belirleyen araştırıcılar bu hastalıkların bazılarının iştahsızlık, kronik hastalıklar nedeniyle vücut savunma sistemi yetersizliği, metabolizma ve beslenme bozuklukları, adet bozukluğu, sindirim sistemi rahatsızlıkları, astım, bronşit, kronik kabızlık, asabilik, uykusuzluk ve karaciğer rahatsızlıkları olarak bildirilmektedir. Aynı araştırmacılar kanserde tümör oluşumunun ve büyümesinin arı sütü tarafından engellendiğini de belirtmektedirler.

Çin de deney hayvanları tümör oluşumuna neden olan antijen verildikten sonra iki gruba ayrılmış grubun birisine arı sütü verilmiştir. Arı sütü almayan gruptaki bütün hayvanlar kanserden öldükleri halde arı sütü alan grupta kanserden ölene rastlanmamıştır. Bu durum arı sütünün en azından kanser oluşumunu engelleyici etkisini kanıtlar niteliktedir.

Arjantin de yapılan bir araştırmada tavşanlara aşırı yağ içeren bir diyet uygulanmış ve tavşanlar iki gruba ayrılarak grubun birisine arı sütü verilmiştir. Sonuçta arı sütü verilen grubun kolesterol düzeyinin diğer gruba oranla düşük olduğu görülmüştür. Ayrıca göz diplerinin, koroner damarların ve karaciğerin incelenmesi sonucu arı sütü alan grupta önemli derecede üstünlük belirlenmiştir.

Avusturya da 120 hasta üzerinde yapılan klinik denemelerde, arısütünün ağız yoluyla alınması halinde cilt ve saç hastalıklarında önemli olumlu gelişmeler ve düzelmeler görülmüştür. Yine arısütünün içerdiği hormonlar sebebiyle cinsel fonksiyonları arttırıcı etkileri de tespit edilmiştir.

Arı sütü tüketen normal veya şeker hastası olan insanlarda iskelet kaslarının glikozu daha çok Bulgaristan da 125 iltihabi hasta üzerinde yapılan araştırmalarda arı sütünün organizmada immünobiyolojik aktiviteyi arttırdığı yani savunma sisteminin güçlendirilip, mikroplara karşı direncin arttığı belirlenmiştir.

 
Devamı...
10,00 TL

ARI SÜTÜ

Arısütü; 5-15 günlük yaştaki işçi balarılarının, kraliçe (ana) arıyı beslemek için yutakaltı bezlerinden (hypopharyngeal) salgıladıkları, hammaddesi binbir çiçeğin balözü, çiçek poleni ve balarılarının enzimlerinden oluşan sedef görünümünde, peltemsi, (1/1 gr/cm3) özgül ağırlığında, organik asit karakterinde, %100 naturel, olağanüstü yüksek oranda hayati vitaminler, enzimler, mineraller, proteinler ve aminoasitler taşıyan yüksek besin değerli bir balarısı ürünüdür.

Etken maddeleri nelerdir?

Arı sütü; yaklaşık yüzde66 oranında su, yüzde14,5 oranında  karbonhidrat, yüzde 4,5 oranında lipid, yüzde13 oranında aminoasit,  B grubu vitaminlerinin tümüne ek olarak A, D, C, E vitaminleri, biyolojik aktif maddeler, önemli bazı mineral maddeler ve bir miktar da tespit edilemeyen maddeler içerir. Ayrıca 10 temel(esansiyel)  amino asitten sekizini (metionin, lösin, lizin, valin, fenil-alanin, treonin, triptofan, izolösin), doğal hormon ve enzimleri içermektedir. Metabolizma için çok önemli olan panteik asit, asetilkolin, protein, bağışıklık sistemini güçlendiren bir yağ asidi olan 10-HDA, sepanin asit , hastalıkların iyileşme döneminden sonra sindirimi düzenlemek ve iştahı açmak için çok ideal olan oleik asit içerir.

Arı sütü nasıl elde edilir?

 Arı sütü, işçi arıların yutmaksızın çiğnedikleri, çiçek tozlarından yaptıkları ve başlarının üstündeki bir bezede sakladıkları özel bir madde ile karıştırdıkları maddedir. Bu kuvvetli protein gıdası bebek arıları (larvaları) ilk 2 günde, küçük bir arıya dönüştürür. Bu işlem gerçekleştikten sonra, işçi arılar arı sütü üretimini azaltırlar ve sadece mevcut kraliçe arı ve bir sonraki sefer kraliçe arı olarak seçilen prenses arı için üretime devam ederler. Hem kraliçe arı hem de prenses arı bu gıda ile beslenmeye devam eder. Teknik olarak arı sütü üretimi ana arı üretimine benzer olarak Doolittle yöntemi olarak adlandırılan larva transferi yöntemi ile yapılmaktadır. Çok miktarda larvadan az miktarda arı sütü elde edildiği için maliyetin yüksek olması dezavantajıdır.

Doğal çiçeklerden beslenen arıların sütü ile şekerle beslenen arıların sütü arasında fark var mıdır?

Tabii ki fark vardır. Arı sütü, 5-15 günlük işçi arıların yutak üstü salgı bezlerinden salgıladıkları ve çiçek tozlarından yaptıkları bir maddedir. Arı sütünün bileşiminde protein, vitamin, yağ asitleri vardır. Arı sütündeki proteinin sentezi için de polen şarttır. Arılar ise bu poleni ancak doğal çiçeklerden beslenerek alabilir.

Arı sütünün sırrı nedir?   

Arı sütünde, kraliçe arının niçin inanılmaz büyük (iri), uzun ömürlü, verimli ve diğer arılarla mukayese edildiğinde neden daha fazla enerjiye sahip olduğunun sırrı saklıdır. Ana arı ve işçi arılar yumurtadan çıktıklarında aynı genetik yapıya sahip olmalarına rağmen, larva döneminde farklı oranda ve sürede arı sütüyle beslenmeleri yapılarının farklılaşmasına neden olmaktadır. Sadece 6 günlük bu farklı beslenme sonucunda ana arı hastalıklara direnç kazanmakta, günde kendi ağırlığının iki katı kadar (1500-3000) yumurta üretebilmekte ve 6 yıl kadar yaşamaktadır. Diğer işçi arılar ise kolay hastalanırlar, dişi oldukları halde yumurta bırakamazlar ve sadece 2 ay yaşarlar. İki birey arasındaki bu derece farlılaşma sadece arı sütü ile beslenmelerinden kaynaklanmaktadır

Arı sütü nasıl kullanılır?

Arı sütü, hem erkek hem de kadınların kullanabilecekleri bir doğal ürün olup, ruhsal ve fiziksel vücudunu dengede tutmak isteyen herkes, özellikle orta yaş ve üzerinde olanlar, menopoz dönemindeki kadınlar, en yüksek fiziksel dayanıklılığı arzu eden sporcu veya vücut geliştiriciler kullanabilir. Mutlak surette soğuk ortamlarda saklanması gereken arı sütünün tüketimi; sabahları aç karnına  kahvaltıdan yarım saat önce ve tahta bir kaşık yardımıyla saf olarak dil altından alınması şeklinde tavsiye edilmektedir.

Arı sütü ile ilgili araştırmalar nelerdir?

Yılardır arı sütünün olağanüstü gençleştirme gücü ve sağlığa faydaları araştırılmaktadır. Amerika da pek fazla bilinmemesine  rağmen, Avrupa ve Asya da çok uzun bir süreden beri bilinmekte ve kullanılmaktadır. Arı sütü nün ünü 1950’li yıllarda Avrupa da onun hakkında yayınlanan yazı ve raporlardan sonra dünyaya yayılmıştır. Gerçekte arı sütü hakkında en fazla araştırma ve tıbbi yayın Fransa, Almanya, İtalya, Rusya, Çin ve Japonya da yapılmıştır. Şu an için Japonya dünyada en fazla arı sütü tüketen ülke durumundadır.

 Arı sütü ile ilgili araştırmalardan elde edilen sonuçlar neler? 
         
 Kanada Ulusal Kanser Araştırma Enstitüsü nün 27.04.1963 te yayınlanan raporuna göre Prof. Gordon F.Towsen in aldığı sonuçlar ise; Arısütünün bileşiminde bulunan 9-10 Hydroxy-2 Transoique ve Dicarboxylic gibi asitlerin bulunması lösemi(leucemie) - KAN KANSERİ nin gelişmesine ve diğer bazı kanser tümörlerinin büyümesine engel olmaktadır. Bu konuda profesör tarafından 2000 deney faresi üzerinde yapılan incelemelerde, farelerin hepsine kanser hücreleri aşılanmış ve bunlardan 1000 tanesine hiçbir müdahale yapılmayarak kendi haline bırakılmış, diğer 1000 tanesine de ARI SÜTÜ  verilmiş; Kendi haline bırakılan 1000 farenin kanserden öldüğü, Arısütü ile beslenen diğer 1000 farede ise kanser görülmediği ve yaşamlarını sürdürdükleri gözlenmiştir

Japonya da 54 farklı hastalık üzerine yapılan uygulamalarda ortalama yüzde 80 dolayında iyileşme belirleyen araştırıcılar bu hastalıkların bazılarının iştahsızlık, kronik hastalıklar nedeniyle vücut savunma sistemi yetersizliği, metabolizma ve beslenme bozuklukları, adet bozukluğu, sindirim sistemi rahatsızlıkları, astım, bronşit, kronik kabızlık, asabilik, uykusuzluk ve karaciğer rahatsızlıkları olarak bildirilmektedir. Aynı araştırmacılar kanserde tümör oluşumunun ve büyümesinin arı sütü tarafından engellendiğini de belirtmektedirler.

Çin de deney hayvanları tümör oluşumuna neden olan antijen verildikten sonra iki gruba ayrılmış grubun birisine arı sütü verilmiştir. Arı sütü almayan gruptaki bütün hayvanlar kanserden öldükleri halde arı sütü alan grupta kanserden ölene rastlanmamıştır. Bu durum arı sütünün en azından kanser oluşumunu engelleyici etkisini kanıtlar niteliktedir.

Arjantin de yapılan bir araştırmada tavşanlara aşırı yağ içeren bir diyet uygulanmış ve tavşanlar iki gruba ayrılarak grubun birisine arı sütü verilmiştir. Sonuçta arı sütü verilen grubun kolesterol düzeyinin diğer gruba oranla düşük olduğu görülmüştür. Ayrıca göz diplerinin, koroner damarların ve karaciğerin incelenmesi sonucu arı sütü alan grupta önemli derecede üstünlük belirlenmiştir.

Avusturya da 120 hasta üzerinde yapılan klinik denemelerde, arısütünün ağız yoluyla alınması halinde cilt ve saç hastalıklarında önemli olumlu gelişmeler ve düzelmeler görülmüştür. Yine arısütünün içerdiği hormonlar sebebiyle cinsel fonksiyonları arttırıcı etkileri de tespit edilmiştir.

Arı sütü tüketen normal veya şeker hastası olan insanlarda iskelet kaslarının glikozu daha çok Bulgaristan da 125 iltihabi hasta üzerinde yapılan araştırmalarda arı sütünün organizmada immünobiyolojik aktiviteyi arttırdığı yani savunma sisteminin güçlendirilip, mikroplara karşı direncin arttığı belirlenmiştir.

 
Devamı...
20,00 TL

PROPOLİS 

Propolis, bal ve yağ ile karıştırıldığında dış yaralar için mükemmel bir pomat oluşturur. Bu ürünün antiromatizmal etkisi de saptanmıştır. Propolis, içerdiği sağlık yönünden çok önemli aktif maddeler nedeniyle genel vücut direnci ve sağlığının korunmasında ve alternatif tedavide gittikçe daha çok yer bulan emsalsiz bir maddedir.

Propolis işçi bal arılarının ağaç ve çalılarının yaprak tomurcuğu, gövde yaraları gibi büyüyerek yenilenen kısımlarından topladıkları sarı, yeşil ve kahverengi reçinemsi bir maddedir. Arılar propolisi arka bacaklarında bulunan polen sepetlerinde depo ederler ve koloniye taşırlar. Kovanda balmumu ile karıştırarak, larva yuvalarının cilalanması ve sterilize edilmesi için bal arıları tarafından kovanda kullanılır. Propolisin antibakteriyel ve antifungal etkileri koloniyi hastalıklara karşı korur. Propolisin ticari olarak arıcılar tarafından toplaması ise tahta kovan bölmelerinden ya da toplama tuzakları ile olmaktadır. Ham ürün, doğal sağlık ürünlerinde (pastil, tinktür, merhem, içecek, v.b.) balmumu ve diğer malzemelerin uzaklaştırılması ile ikincil bir işleme tabii tutulur. Propolis kovanı iki şekilde korur. Birincisi, kovanı güçlendirir, İkincisi ise kovanı bakteri ve virüs enfeksiyonlarına karşı korur. Bu özelliklerine ek olarak diğer özellikleri sayesinde propolis yüzyıllardır insanoğlu tarafından kullanılmaktadır.

PROPOLİS VE SAĞLIK

Propolisin güçlü antimikrobiyal aktivitesinden dolayı, propolis doğal antibiyotik olarak bilinir. Yapılan birçok sayıda araştırma da propolisn yüksek antimikrobiyal olduğunu göstermiştir. Propolisin MRSA’da dahil olmak üzere 21 tür bakteri üzerinde, 9 tür mantar üzerinde, Giardia’nın da dahil olduğu 3 protozoa türü üzerinde ve Herpes ve Influenza’nın da dahil olduğu geniş yelpazeli virüsler üzerinde inhibitör etkisi bulunmuştur. Bunların dışında ayrıca propolisin geniş ölçüde tedavi edici özellikleri vardır. Bu özellikler arasında antikanser etki, antioksidan etkisi, yara kapama ve doku tamir etkileri, sindirim sistemi etkileri, deri enfeksiyonları etkisi, anti,-inflamatory etki, anastezik etki, bağışıklık sistemi etkileri, kalp-damar sistemi etkileri ve diş sağlığı etkisidir. Propolis içerisindeki flavanoid seviyesinin yüksek olmasından dolayı, bu ürün insanlarda oksijen radikallerine karşı yakalayıcı olarak görev görür. Ayrıca ilginç olarak vitamin C’nin okside olarak zarar görmesini engeller.

Propolis ve propolisli ürünlerin kontaminasyon ve kısa raf ömürlülüğü gibi problemleri olmamaktadır. Bu durum propolisin antioksidan ve antimikrobiyal özelliklerinden dolayıdır. Ayrıca ham propolis kurşun kontaminasyonu için rutin olarak test edilmelidir.

Devamı...
35,00 TL

PROPOLİS 

Propolis, bal ve yağ ile karıştırıldığında dış yaralar için mükemmel bir pomat oluşturur. Bu ürünün antiromatizmal etkisi de saptanmıştır. Propolis, içerdiği sağlık yönünden çok önemli aktif maddeler nedeniyle genel vücut direnci ve sağlığının korunmasında ve alternatif tedavide gittikçe daha çok yer bulan emsalsiz bir maddedir.

Propolis işçi bal arılarının ağaç ve çalılarının yaprak tomurcuğu, gövde yaraları gibi büyüyerek yenilenen kısımlarından topladıkları sarı, yeşil ve kahverengi reçinemsi bir maddedir. Arılar propolisi arka bacaklarında bulunan polen sepetlerinde depo ederler ve koloniye taşırlar. Kovanda balmumu ile karıştırarak, larva yuvalarının cilalanması ve sterilize edilmesi için bal arıları tarafından kovanda kullanılır. Propolisin antibakteriyel ve antifungal etkileri koloniyi hastalıklara karşı korur. Propolisin ticari olarak arıcılar tarafından toplaması ise tahta kovan bölmelerinden ya da toplama tuzakları ile olmaktadır. Ham ürün, doğal sağlık ürünlerinde (pastil, tinktür, merhem, içecek, v.b.) balmumu ve diğer malzemelerin uzaklaştırılması ile ikincil bir işleme tabii tutulur. Propolis kovanı iki şekilde korur. Birincisi, kovanı güçlendirir, İkincisi ise kovanı bakteri ve virüs enfeksiyonlarına karşı korur. Bu özelliklerine ek olarak diğer özellikleri sayesinde propolis yüzyıllardır insanoğlu tarafından kullanılmaktadır.

PROPOLİS VE SAĞLIK

Propolisin güçlü antimikrobiyal aktivitesinden dolayı, propolis doğal antibiyotik olarak bilinir. Yapılan birçok sayıda araştırma da propolisn yüksek antimikrobiyal olduğunu göstermiştir. Propolisin MRSA’da dahil olmak üzere 21 tür bakteri üzerinde, 9 tür mantar üzerinde, Giardia’nın da dahil olduğu 3 protozoa türü üzerinde ve Herpes ve Influenza’nın da dahil olduğu geniş yelpazeli virüsler üzerinde inhibitör etkisi bulunmuştur. Bunların dışında ayrıca propolisin geniş ölçüde tedavi edici özellikleri vardır. Bu özellikler arasında antikanser etki, antioksidan etkisi, yara kapama ve doku tamir etkileri, sindirim sistemi etkileri, deri enfeksiyonları etkisi, anti,-inflamatory etki, anastezik etki, bağışıklık sistemi etkileri, kalp-damar sistemi etkileri ve diş sağlığı etkisidir. Propolis içerisindeki flavanoid seviyesinin yüksek olmasından dolayı, bu ürün insanlarda oksijen radikallerine karşı yakalayıcı olarak görev görür. Ayrıca ilginç olarak vitamin C’nin okside olarak zarar görmesini engeller.

Propolis ve propolisli ürünlerin kontaminas-yon ve kısa raf ömürlülüğü gibi problemleri olmamaktadır. Bu durum propolisin antioksidan ve antimikrobiyal özelliklerinden dolayıdır. Ayrıca ham propolis kurşun kontaminasyonu için rutin olarak test edilmelidir.

Devamı...
14,00 TL

PROPOLİS 

Propolis, bal ve yağ ile karıştırıldığında dış yaralar için mükemmel bir pomat oluşturur. Bu ürünün antiromatizmal etkisi de saptanmıştır. Propolis, içerdiği sağlık yönünden çok önemli aktif maddeler nedeniyle genel vücut direnci ve sağlığının korunmasında ve alternatif tedavide gittikçe daha çok yer bulan emsalsiz bir maddedir.Propolisin faydaları oldukça fazladır.

Propolis işçi bal arılarının ağaç ve çalılarının yaprak tomurcuğu, gövde yaraları gibi büyüyerek yenilenen kısımlarından topladıkları sarı, yeşil ve kahverengi reçinemsi bir maddedir. Arılar propolisi arka bacaklarında bulunan polen sepetlerinde depo ederler ve koloniye taşırlar. Kovanda balmumu ile karıştırarak, larva yuvalarının cilalanması ve sterilize edilmesi için bal arıları tarafından kovanda kullanılır. Propolisin antibakteriyel ve antifungal etkileri koloniyi hastalıklara karşı korur. Propolisin ticari olarak arıcılar tarafından toplaması ise tahta kovan bölmelerinden ya da toplama tuzakları ile olmaktadır. Ham ürün, doğal sağlık ürünlerinde (pastil, tinktür, merhem, içecek, v.b.) balmumu ve diğer malzemelerin uzaklaştırılması ile ikincil bir işleme tabii tutulur. Propolis kovanı iki şekilde korur. Birincisi, kovanı güçlendirir, İkincisi ise kovanı bakteri ve virüs enfeksiyonlarına karşı korur. Bu özelliklerine ek olarak diğer özellikleri sayesinde propolis yüzyıllardır insanoğlu tarafından kullanılmaktadır.

PROPOLİS VE SAĞLIK

Propolisin güçlü antimikrobiyal aktivitesinden dolayı, propolis doğal antibiyotik olarak bilinir. Yapılan birçok sayıda araştırma da propolisn yüksek antimikrobiyal olduğunu göstermiştir. Propolisin MRSA’da dahil olmak üzere 21 tür bakteri üzerinde, 9 tür mantar üzerinde, Giardia’nın da dahil olduğu 3 protozoa türü üzerinde ve Herpes ve Influenza’nın da dahil olduğu geniş yelpazeli virüsler üzerinde inhibitör etkisi bulunmuştur. Bunların dışında ayrıca propolisin geniş ölçüde tedavi edici özellikleri vardır. Bu özellikler arasında antikanser etki, antioksidan etkisi, yara kapama ve doku tamir etkileri, sindirim sistemi etkileri, deri enfeksiyonları etkisi, anti,-inflamatory etki, anastezik etki, bağışıklık sistemi etkileri, kalp-damar sistemi etkileri ve diş sağlığı etkisidir. Propolis içerisindeki flavanoid seviyesinin yüksek olmasından dolayı, bu ürün insanlarda oksijen radikallerine karşı yakalayıcı olarak görev görür. Ayrıca ilginç olarak vitamin C’nin okside olarak zarar görmesini engeller.

Propolis ve propolisli ürünlerin kontaminas-yon ve kısa raf ömürlülüğü gibi problemleri olmamaktadır. Bu durum propolisin antioksidan ve antimikrobiyal özelliklerinden dolayıdır. Ayrıca ham propolis kurşun kontaminasyonu için rutin olarak test edilmelidir.

Devamı...
500,00 TL

Arı Sütü Bal Polen Karışımı

Net: 230 gr ± % 2 

İçindekiler:%5 Arı Sütü, %85 Bal,%10 Polen.

Saklama koşulları ve raf ömrü:

Besin değerlerini kaybetmemesi için ısı ve ışıktan korunmalı ve soğukta saklanmalıdır. Buzdolabında muhafaza edilmesi koşulu ile raf ömrü 18 aydır. Ürün açıldıktan sonra 6 ay içerisinde tüketilmelidir.

Arı Sütü Bal Polen Karışımının etkilerini görebilmek için 1-1,5 ay düzenli olarak tüketilmesi önerilmektedir.

Önerilen Tüketim Şekli Faydalanmanız açısından tercihen kahvaltıdan yarım saat önce tüketiniz.

Yetişkinler: Günlük 1,5 - 2 tatlı kaşığı (ölçek olarak) tüketilmelidir.

Çocuklar (5-12 yaş): Günlük 1 çay kaşığı(ölçek olarak) tüketilmelidir.

Metal kaşık kullanılmalıdır,plastil yada ağaç kaşık kullanılması önerilir.

Polen

Polen, bitkilerin çiçeklerindeki erkek üreme hücreleridir. Arıların, arka bacaklarındaki sepetçiklerinde kovana taşıdığı polen, ayrı yavrularının beslenmesinde kullanıldığı bilinmektedir. Polenin bileşiminde elde edildiği bitki türüne göre Protein, aminoasitler, demir, bakır, kalsiyum, sodyum, magnesyum ve silisyum gibi elementler ve aluminyum, nikel, titanyum ve çinko gibi iz elementler A, B1, B2, B3,B6,C,E ve H vitaminleri tespit edilmiştir. Çok kuvvetli ve şifalı bir besindir.

Arı poleninin faydaları nelerdir: 

Yüksek Performans getirir.

Anabolik etkileri (32 gr ve üstü tüketimlerde) yani kas-adale yapıcı ve güçlendirici özelliği vardır.

Büyüme çağındakilere ihtiyaç duydukları tüm esansiyelleri barındırır.

İçerdiği Flavonoidler en yakın takipçilerinden 200 kat fazla antioksidan özellik taşır.

Çok zengin bir aminoasit ve protein kaynağıdır.Protein kalitesi yüksektir.

B Kompleks vitaminleri yönünden çok zengindir; bir çay kaşığı kadar polen organik ve doğal bir arı ürünü olarak metabolizmanın tüm B vitaminleri ihtiyacını karşılar.

Tam bir mineral deposudur. İnsana gerekli tüm minerallerden yoğun miktarlarda içerir.

ARI SÜTÜ

Arısütü; 5-15 günlük yaştaki işçi balarılarının, kraliçe (ana) arıyı beslemek için yutakaltı bezlerinden (hypopharyngeal) salgıladıkları, hammaddesi binbir çiçeğin balözü, çiçek poleni ve balarılarının enzimlerinden oluşan sedef görünümünde, peltemsi, (1/1 gr/cm3) özgül ağırlığında, organik asit karakterinde, %100 naturel, olağanüstü yüksek oranda hayati vitaminler, enzimler, mineraller, proteinler ve aminoasitler taşıyan yüksek besin değerli bir balarısı ürünüdür.

Etken maddeleri nelerdir?

Arı sütü; yaklaşık yüzde66 oranında su, yüzde14,5 oranında  karbonhidrat, yüzde 4,5 oranında lipid, yüzde13 oranında aminoasit,  B grubu vitaminlerinin tümüne ek olarak A, D, C, E vitaminleri, biyolojik aktif maddeler, önemli bazı mineral maddeler ve bir miktar da tespit edilemeyen maddeler içerir. Ayrıca 10 temel(esansiyel)  amino asitten sekizini (metionin, lösin, lizin, valin, fenil-alanin, treonin, triptofan, izolösin), doğal hormon ve enzimleri içermektedir. Metabolizma için çok önemli olan panteik asit, asetilkolin, protein, bağışıklık sistemini güçlendiren bir yağ asidi olan 10-HDA, sepanin asit , hastalıkların iyileşme döneminden sonra sindirimi düzenlemek ve iştahı açmak için çok ideal olan oleik asit içerir.

Arı sütü nasıl elde edilir?

Arı sütü, işçi arıların yutmaksızın çiğnedikleri, çiçek tozlarından yaptıkları ve başlarının üstündeki bir bezede sakladıkları özel bir madde ile karıştırdıkları maddedir. Bu kuvvetli protein gıdası bebek arıları (larvaları) ilk 2 günde, küçük bir arıya dönüştürür. Bu işlem gerçekleştikten sonra, işçi arılar arı sütü üretimini azaltırlar ve sadece mevcut kraliçe arı ve bir sonraki sefer kraliçe arı olarak seçilen prenses arı için üretime devam ederler. Hem kraliçe arı hem de prenses arı bu gıda ile beslenmeye devam eder. Teknik olarak arı sütü üretimi ana arı üretimine benzer olarak Doolittle yöntemi olarak adlandırılan larva transferi yöntemi ile yapılmaktadır. Çok miktarda larvadan az miktarda arı sütü elde edildiği için maliyetin yüksek olması dezavantajıdır.

Doğal çiçeklerden beslenen arıların sütü ile şekerle beslenen arıların sütü arasında fark var mıdır?

Tabii ki fark vardır. Arı sütü, 5-15 günlük işçi arıların yutak üstü salgı bezlerinden salgıladıkları ve çiçek tozlarından yaptıkları bir maddedir. Arı sütünün bileşiminde protein, vitamin, yağ asitleri vardır. Arı sütündeki proteinin sentezi için de polen şarttır. Arılar ise bu poleni ancak doğal çiçeklerden beslenerek alabilir.

Arı sütünün sırrı nedir?   

Arı sütünde, kraliçe arının niçin inanılmaz büyük (iri), uzun ömürlü, verimli ve diğer arılarla mukayese edildiğinde neden daha fazla enerjiye sahip olduğunun sırrı saklıdır. Ana arı ve işçi arılar yumurtadan çıktıklarında aynı genetik yapıya sahip olmalarına rağmen, larva döneminde farklı oranda ve sürede arı sütüyle beslenmeleri yapılarının farklılaşmasına neden olmaktadır. Sadece 6 günlük bu farklı beslenme sonucunda ana arı hastalıklara direnç kazanmakta, günde kendi ağırlığının iki katı kadar (1500-3000) yumurta üretebilmekte ve 6 yıl kadar yaşamaktadır. Diğer işçi arılar ise kolay hastalanırlar, dişi oldukları halde yumurta bırakamazlar ve sadece 2 ay yaşarlar. İki birey arasındaki bu derece farlılaşma sadece arı sütü ile beslenmelerinden kaynaklanmaktadır

Arı sütü nasıl kullanılır? Arı sütü, hem erkek hem de kadınların kullanabilecekleri bir doğal ürün olup, ruhsal ve fiziksel vücudunu dengede tutmak isteyen herkes, özellikle orta yaş ve üzerinde olanlar, menopoz dönemindeki kadınlar, en yüksek fiziksel dayanıklılığı arzu eden sporcu veya vücut geliştiriciler kullanabilir. Mutlak surette soğuk ortamlarda saklanması gereken arı sütünün tüketimi; sabahları aç karnına  kahvaltıdan yarım saat önce ve tahta bir kaşık yardımıyla saf olarak dil altından alınması şeklinde tavsiye edilmektedir.

Arı sütü ile ilgili araştırmalar nelerdir? Yılardır arı sütünün olağanüstü gençleştirme gücü ve sağlığa faydaları araştırılmaktadır. Amerika da pek fazla bilinmemesine  rağmen, Avrupa ve Asya da çok uzun bir süreden beri bilinmekte ve kullanılmaktadır. Arı sütü nün ünü 1950’li yıllarda Avrupa da onun hakkında yayınlanan yazı ve raporlardan sonra dünyaya yayılmıştır. Gerçekte arı sütü hakkında en fazla araştırma ve tıbbi yayın Fransa, Almanya, İtalya, Rusya, Çin ve Japonya da yapılmıştır. Şu an için Japonya dünyada en fazla arı sütü tüketen ülke durumundadır.

Arı sütü ile ilgili araştırmalardan elde edilen sonuçlar neler? 
         
Kanada Ulusal Kanser Araştırma Enstitüsü nün 27.04.1963 te yayınlanan raporuna göre Prof. Gordon F.Towsen in aldığı sonuçlar ise; Arısütünün bileşiminde bulunan 9-10 Hydroxy-2 Transoique ve Dicarboxylic gibi asitlerin bulunması lösemi(leucemie) - KAN KANSERİ nin gelişmesine ve diğer bazı kanser tümörlerinin büyümesine engel olmaktadır. Bu konuda profesör tarafından 2000 deney faresi üzerinde yapılan incelemelerde, farelerin hepsine kanser hücreleri aşılanmış ve bunlardan 1000 tanesine hiçbir müdahale yapılmayarak kendi haline bırakılmış, diğer 1000 tanesine de ARI SÜTÜ  verilmiş; Kendi haline bırakılan 1000 farenin kanserden öldüğü, Arısütü ile beslenen diğer 1000 farede ise kanser görülmediği ve yaşamlarını sürdürdükleri gözlenmiştir

Japonya da 54 farklı hastalık üzerine yapılan uygulamalarda ortalama yüzde 80 dolayında iyileşme belirleyen araştırıcılar bu hastalıkların bazılarının iştahsızlık, kronik hastalıklar nedeniyle vücut savunma sistemi yetersizliği, metabolizma ve beslenme bozuklukları, adet bozukluğu, sindirim sistemi rahatsızlıkları, astım, bronşit, kronik kabızlık, asabilik, uykusuzluk ve karaciğer rahatsızlıkları olarak bildirilmektedir. Aynı araştırmacılar kanserde tümör oluşumunun ve büyümesinin arı sütü tarafından engellendiğini de belirtmektedirler.

Çin de deney hayvanları tümör oluşumuna neden olan antijen verildikten sonra iki gruba ayrılmış grubun birisine arı sütü verilmiştir. Arı sütü almayan gruptaki bütün hayvanlar kanserden öldükleri halde arı sütü alan grupta kanserden ölene rastlanmamıştır. Bu durum arı sütünün en azından kanser oluşumunu engelleyici etkisini kanıtlar niteliktedir.

Arjantin de yapılan bir araştırmada tavşanlara aşırı yağ içeren bir diyet uygulanmış ve tavşanlar iki gruba ayrılarak grubun birisine arı sütü verilmiştir. Sonuçta arı sütü verilen grubun kolesterol düzeyinin diğer gruba oranla düşük olduğu görülmüştür. Ayrıca göz diplerinin, koroner damarların ve karaciğerin incelenmesi sonucu arı sütü alan grupta önemli derecede üstünlük belirlenmiştir.

Avusturya da 120 hasta üzerinde yapılan klinik denemelerde, arısütünün ağız yoluyla alınması halinde cilt ve saç hastalıklarında önemli olumlu gelişmeler ve düzelmeler görülmüştür. Yine arısütünün içerdiği hormonlar sebebiyle cinsel fonksiyonları arttırıcı etkileri de tespit edilmiştir.

Arı sütü tüketen normal veya şeker hastası olan insanlarda iskelet kaslarının glikozu daha çok Bulgaristan da 125 iltihabi hasta üzerinde yapılan araştırmalarda arı sütünün organizmada immünobiyolojik aktiviteyi arttırdığı yani savunma sisteminin güçlendirilip, mikroplara karşı direncin arttığı belirlenmiştir.

 
Devamı...
20,00 TL

Zencefilli Karışım

Zencefilli Karışım 230 gr

İçindekiler: %89 Bal, %3,5 Zencefil, %3 Zerdeçal, %3 Havlıcan, %1,5 Tarçın

Kış ve soğuk hava şartlarında oluşan soğuk algınlığı ,gribal enfeksiyonlar ve öksürük gibi rahatsızlıklarda koruyucu ve vücut direncini arttıran içerisinde bu karışıma özel bir bal kullanılan değerli bir besindir.Asla bir ilaç değildir.

Devamı...
15,00 TL

Arı sütü Bal Polen Propolis Karışımı

230gr.lık ambalajdır.%86.75 Bal, %5 Arı Sütü, %7.5 Polen, %0.75 Propolis

Saklama koşulları ve raf ömrü

Besin değerlerini kaybetmemesi için ısı ve ışıktan korunmalı ve soğukta saklanmalıdır. Buzdolabında muhafaza edilmesi koşulu ile raf ömrü 18 aydır. Ürün açıldıktan sonra 6 ay içerisinde tüketilmelidir.

Arı Sütü Bal Polen Propolis  Karışımında dış yaralar için mükemmel bir pomat oluşturur. Bu ürünün antiromatizmal etkisi de saptanmıştır. Propolis, içerdiği sağlık yönünden çok önemli aktif maddeler nedeniyle genel vücut direnci ve sağlığının korunmasında ve alternatif tedavide gittikçe daha çok yer bulan emsalsiz bir maddedir.

Propolis işçi bal arılarının ağaç ve çalılarının yaprak tomurcuğu, gövde yaraları gibi büyüyerek yenilenen kısımlarından topladıkları sarı, yeşil ve kahverengi reçinemsi bir maddedir. Arılar propolisi arka bacaklarında bulunan polen sepetlerinde depo ederler ve koloniye taşırlar. Kovanda balmumu ile karıştırarak, larva yuvalarının cilalanması ve sterilize edilmesi için bal arıları tarafından kovanda kullanılır. Propolisin antibakteriyel ve antifungal etkileri koloniyi hastalıklara karşı korur. Propolisin ticari olarak arıcılar tarafından toplaması ise tahta kovan bölmelerinden ya da toplama tuzakları ile olmaktadır. Ham ürün, doğal sağlık ürünlerinde (pastil, tinktür, merhem, içecek, v.b.) balmumu ve diğer malzemelerin uzaklaştırılması ile ikincil bir işleme tabii tutulur. Propolis kovanı iki şekilde korur. Birincisi, kovanı güçlendirir, İkincisi ise kovanı bakteri ve virüs enfeksiyonlarına karşı korur. Bu özelliklerine ek olarak diğer özellikleri sayesinde propolis yüzyıllardır insanoğlu tarafından kullanılmaktadır.

PROPOLİS VE SAĞLIK

Propolisin güçlü antimikrobiyal aktivitesinden dolayı, propolis doğal antibiyotik olarak bilinir. Yapılan birçok sayıda araştırma da propolisn yüksek antimikrobiyal olduğunu göstermiştir. Propolisin MRSA’da dahil olmak üzere 21 tür bakteri üzerinde, 9 tür mantar üzerinde, Giardia’nın da dahil olduğu 3 protozoa türü üzerinde ve Herpes ve Influenza’nın da dahil olduğu geniş yelpazeli virüsler üzerinde inhibitör etkisi bulunmuştur. Bunların dışında ayrıca propolisin geniş ölçüde tedavi edici özellikleri vardır. Bu özellikler arasında antikanser etki, antioksidan etkisi, yara kapama ve doku tamir etkileri, sindirim sistemi etkileri, deri enfeksiyonları etkisi, anti,-inflamatory etki, anastezik etki, bağışıklık sistemi etkileri, kalp-damar sistemi etkileri ve diş sağlığı etkisidir. Propolis içerisindeki flavanoid seviyesinin yüksek olmasından dolayı, bu ürün insanlarda oksijen radikallerine karşı yakalayıcı olarak görev görür. Ayrıca ilginç olarak vitamin C’nin okside olarak zarar görmesini engeller.

Propolis ve propolisli ürünlerin kontaminas-yon ve kısa raf ömürlülüğü gibi problemleri olmamaktadır. Bu durum propolisin antioksidan ve antimikrobiyal özelliklerinden dolayıdır. Ayrıca ham propolis kurşun kontaminasyonu için rutin olarak test edilmelidir.

Polen  bitkilerin çiçeklerindeki erkek üreme hücreleridir. Arıların, arka bacaklarındaki sepetçiklerinde kovana taşıdığı polen, ayrı yavrularının beslenmesinde kullanıldığı bilinmektedir. Polenin bileşiminde elde edildiği bitki türüne göre Protein, aminoasitler, demir, bakır, kalsiyum, sodyum, magnesyum ve silisyum gibi elementler ve aluminyum, nikel, titanyum ve çinko gibi iz elementler A, B1, B2, B3,B6,C,E ve H vitaminleri tespit edilmiştir. Çok kuvvetli ve şifalı bir besindir.

Arı poleninin faydaları nelerdir: Yüksek Performans getirir.Anabolik etkileri (32 gr ve üstü tüketimlerde) yani kas-adale yapıcı ve güçlendirici özelliği vardır.Büyüme çağındakilere ihtiyaç duydukları tüm esansiyelleri barındırır.İçerdiği lavonoidler en yakın takipçilerinden 200 kat fazla antioksidan özellik taşır.Çok zengin bir aminoasit ve protein kaynağıdır.Protein kalitesi yüksektir.B Kompleks vitaminleri yönünden çok zengindir; bir çay kaşığı kadar polen organik ve doğal bir arı ürünü olarak metabolizmanın tüm B vitaminleri ihtiyacını karşılar.Tam bir mineral deposudur. İnsana gerekli tüm minerallerden yoğun miktarlarda içerir.

 ARI SÜTÜ   5-15 günlük yaştaki işçi balarılarının, kraliçe (ana) arıyı beslemek için yutakaltı bezlerinden (hypopharyngeal) salgıladıkları, hammaddesi binbir çiçeğin balözü, çiçek poleni ve balarılarının enzimlerinden oluşan sedef görünümünde, peltemsi, (1/1 gr/cm3) özgül ağırlığında, organik asit karakterinde, %100 naturel, olağanüstü yüksek oranda hayati vitaminler, enzimler, mineraller, proteinler ve aminoasitler taşıyan yüksek besin değerli bir balarısı ürünüdür.

Etken maddeleri nelerdir? Arı sütü; yaklaşık yüzde66 oranında su, yüzde14,5 oranında  karbonhidrat, yüzde 4,5 oranında lipid, yüzde13 oranında aminoasit,  B grubu vitaminlerinin tümüne ek olarak A, D, C, E vitaminleri, biyolojik aktif maddeler, önemli bazı mineral maddeler ve bir miktar da tespit edilemeyen maddeler içerir. Ayrıca 10 temel(esansiyel)  amino asitten sekizini (metionin, lösin, lizin, valin, fenil-alanin, treonin, triptofan, izolösin), doğal hormon ve enzimleri içermektedir. Metabolizma için çok önemli olan panteik asit, asetilkolin, protein, bağışıklık sistemini güçlendiren bir yağ asidi olan 10-HDA, sepanin asit , hastalıkların iyileşme döneminden sonra sindirimi düzenlemek ve iştahı açmak için çok ideal olan oleik asit içerir.

Arı sütü nasıl elde edilir?  Arı sütü, işçi arıların yutmaksızın çiğnedikleri, çiçek tozlarından yaptıkları ve başlarının üstündeki bir bezede sakladıkları özel bir madde ile karıştırdıkları maddedir. Bu kuvvetli protein gıdası bebek arıları (larvaları) ilk 2 günde, küçük bir arıya dönüştürür. Bu işlem gerçekleştikten sonra, işçi arılar arı sütü üretimini azaltırlar ve sadece mevcut kraliçe arı ve bir sonraki sefer kraliçe arı olarak seçilen prenses arı için üretime devam ederler. Hem kraliçe arı hem de prenses arı bu gıda ile beslenmeye devam eder. Teknik olarak arı sütü üretimi ana arı üretimine benzer olarak Doolittle yöntemi olarak adlandırılan larva transferi yöntemi ile yapılmaktadır. Çok miktarda larvadan az miktarda arı sütü elde edildiği için maliyetin yüksek olması dezavantajıdır.

Doğal çiçeklerden beslenen arıların sütü ile şekerle beslenen arıların sütü arasında fark var mıdır?

Tabii ki fark vardır. Arı sütü, 5-15 günlük işçi arıların yutak üstü salgı bezlerinden salgıladıkları ve çiçek tozlarından yaptıkları bir maddedir. Arı sütünün bileşiminde protein, vitamin, yağ asitleri vardır. Arı sütündeki proteinin sentezi için de polen şarttır. Arılar ise bu poleni ancak doğal çiçeklerden beslenerek alabilir.

Arı sütünün sırrı nedir?   Arı sütünde, kraliçe arının niçin inanılmaz büyük (iri), uzun ömürlü, verimli ve diğer arılarla mukayese edildiğinde neden daha fazla enerjiye sahip olduğunun sırrı saklıdır. Ana arı ve işçi arılar yumurtadan çıktıklarında aynı genetik yapıya sahip olmalarına rağmen, larva döneminde farklı oranda ve sürede arı sütüyle beslenmeleri yapılarının farklılaşmasına neden olmaktadır. Sadece 6 günlük bu farklı beslenme sonucunda ana arı hastalıklara direnç kazanmakta, günde kendi ağırlığının iki katı kadar (1500-3000) yumurta üretebilmekte ve 6 yıl kadar yaşamaktadır. Diğer işçi arılar ise kolay hastalanırlar, dişi oldukları halde yumurta bırakamazlar ve sadece 2 ay yaşarlar. İki birey arasındaki bu derece farlılaşma sadece arı sütü ile beslenmelerinden kaynaklanmaktadır

Arı sütü nasıl kullanılır? Arı sütü, hem erkek hem de kadınların kullanabilecekleri bir doğal ürün olup, ruhsal ve fiziksel vücudunu dengede tutmak isteyen herkes, özellikle orta yaş ve üzerinde olanlar, menopoz dönemindeki kadınlar, en yüksek fiziksel dayanıklılığı arzu eden sporcu veya vücut geliştiriciler kullanabilir. Mutlak surette soğuk ortamlarda saklanması gereken arı sütünün tüketimi; sabahları aç karnına  kahvaltıdan yarım saat önce ve tahta bir kaşık yardımıyla saf olarak dil altından alınması şeklinde tavsiye edilmektedir.

Arı sütü ile ilgili araştırmalar nelerdir? Yılardır arı sütünün olağanüstü gençleştirme gücü ve sağlığa faydaları araştırılmaktadır. Amerika da pek fazla bilinmemesine  rağmen, Avrupa ve Asya da çok uzun bir süreden beri bilinmekte ve kullanılmaktadır. Arı sütü nün ünü 1950’li yıllarda Avrupa da onun hakkında yayınlanan yazı ve raporlardan sonra dünyaya yayılmıştır. Gerçekte arı sütü hakkında en fazla araştırma ve tıbbi yayın Fransa, Almanya, İtalya, Rusya, Çin ve Japonya da yapılmıştır. Şu an için Japonya dünyada en fazla arı sütü tüketen ülke durumundadır.

 Arı sütü ile ilgili araştırmalardan elde edilen sonuçlar neler?          
 Kanada Ulusal Kanser Araştırma Enstitüsü nün 27.04.1963 te yayınlanan raporuna göre Prof. Gordon F.Towsen in aldığı sonuçlar ise; Arısütünün bileşiminde bulunan 9-10 Hydroxy-2 Transoique ve Dicarboxylic gibi asitlerin bulunması lösemi(leucemie) - KAN KANSERİ nin gelişmesine ve diğer bazı kanser tümörlerinin büyümesine engel olmaktadır. Bu konuda profesör tarafından 2000 deney faresi üzerinde yapılan incelemelerde, farelerin hepsine kanser hücreleri aşılanmış ve bunlardan 1000 tanesine hiçbir müdahale yapılmayarak kendi haline bırakılmış, diğer 1000 tanesine de ARI SÜTÜ  verilmiş; Kendi haline bırakılan 1000 farenin kanserden öldüğü, Arısütü ile beslenen diğer 1000 farede ise kanser görülmediği ve yaşamlarını sürdürdükleri gözlenmiştir

Japonya da 54 farklı hastalık üzerine yapılan uygulamalarda ortalama yüzde 80 dolayında iyileşme belirleyen araştırıcılar bu hastalıkların bazılarının iştahsızlık, kronik hastalıklar nedeniyle vücut savunma sistemi yetersizliği, metabolizma ve beslenme bozuklukları, adet bozukluğu, sindirim sistemi rahatsızlıkları, astım, bronşit, kronik kabızlık, asabilik, uykusuzluk ve karaciğer rahatsızlıkları olarak bildirilmektedir. Aynı araştırmacılar kanserde tümör oluşumunun ve büyümesinin arı sütü tarafından engellendiğini de belirtmektedirler.

Çin de deney hayvanları tümör oluşumuna neden olan antijen verildikten sonra iki gruba ayrılmış grubun birisine arı sütü verilmiştir. Arı sütü almayan gruptaki bütün hayvanlar kanserden öldükleri halde arı sütü alan grupta kanserden ölene rastlanmamıştır. Bu durum arı sütünün en azından kanser oluşumunu engelleyici etkisini kanıtlar niteliktedir.

Arjantin de yapılan bir araştırmada tavşanlara aşırı yağ içeren bir diyet uygulanmış ve tavşanlar iki gruba ayrılarak grubun birisine arı sütü verilmiştir. Sonuçta arı sütü verilen grubun kolesterol düzeyinin diğer gruba oranla düşük olduğu görülmüştür. Ayrıca göz diplerinin, koroner damarların ve karaciğerin incelenmesi sonucu arı sütü alan grupta önemli derecede üstünlük belirlenmiştir.

Avusturya da 120 hasta üzerinde yapılan klinik denemelerde, arısütünün ağız yoluyla alınması halinde cilt ve saç hastalıklarında önemli olumlu gelişmeler ve düzelmeler görülmüştür. Yine arısütünün içerdiği hormonlar sebebiyle cinsel fonksiyonları arttırıcı etkileri de tespit edilmiştir.

Arı sütü tüketen normal veya şeker hastası olan insanlarda iskelet kaslarının glikozu daha çok Bulgaristan da 125 iltihabi hasta üzerinde yapılan araştırmalarda arı sütünün organizmada immünobiyolojik aktiviteyi arttırdığı yani savunma sisteminin güçlendirilip, mikroplara karşı direncin arttığı belirlenmiştir.

 mının etkilerini görebilmek için 1-1.5 ay düzenli olarak tüketilmesi önerilmektedir.

Önerilen Tüketim Şekli: Faydalanmanız açısından tercihen kahvaltıdan yarım saat önce tüketiniz.

Yetişkinler: Günlük 1,5-2 tatlı kaşığı (plastik yada ağaç kaşık)tüketilmelidir.Çocuklar (5-12 yaş): Günlük 1 çay kaşığı (plastik yada ağaç kaşık) tüketilmelidir.Metal kaşık kullanmayınız. 

PROPOLİS Propolis, bal ve yağ ile karıştırıldığ

 

 

 

 

 

Devamı...
17,00 TL

Arı Sütü Bal Polen Karışımı

Bal 400gr, Polen 40gr, Arısütü 10gr

Arı Sütü Bal Polen Karışımı (800 gr)

Mucize karışım diye adlandırılan bal,arı sütü ve polen karışımının insan vücuduna yararlarını saymakla bitiremeyiz.Kendi aralarında tek başlarına yararları oldukça fazla olan bu vitamin ve protein depolarının karışımıyla meydana gelen ise tam anlamıyla bir mucize olarak görülmektedir.

  Vücudun zinde kalmasını sağlayan bu karışım aynı zamanda,vücuda canlılık katar,metabolizmayı hızlandırır,bedenin ve zihnin yorgunluğunu alır,bağırsak metabolizmasının düzenli çalışmasını sağlamaya yardımcı olur,hücrelerin yenilenmesinde çok etkilidir.Hormonal sistemin uyarılmasını etkilemekle kalmaz,karciğer fonksiyonların düzenlenmesinede yardım eder.Sporculara enerji ve alanlarındaki başarıları için ekstra güç vermeye yardım eder.Bu ürün bir ilaç değildir Sadece değerli bir besindir.

 

Devamı...
40,00 TL

Arı Sütü Bal Polen Karışımı

800 gr.lık ambalajdır.Arı Sütü: 50 gr, Polen: 100 gr, Bal: 650 gr

 Mucize karışım diye adlandırılan bal,arı sütü ve polen karışımının insan vücuduna yararlarını saymakla bitiremeyiz.Kendi aralarında tek başlarına yararları oldukça fazla olan bu vitamin ve protein depolarının karışımıyla meydana gelen ise tam anlamıyla bir mucize olarak görülmektedir.

  Vücudun zinde kalmasını sağlayan bu karışım aynı zamanda,vücuda canlılık katar,metabolizmayı hızlandırır,bedenin ve zihnin yorgunluğunu alır,bağırsak metabolizmasının düzenli çalışmasını sağlamaya yardımcı olur,hücrelerin yenilenmesinde çok etkilidir.Hormonal sistemin uyarılmasını etkilemekle kalmaz,karciğer fonksiyonların düzenlenmesinede yardım eder.Sporculara enerji ve alanlarındaki başarıları için ekstra güç vermeye yardım eder.Asla bir ilaç değildir değerli doğal bir besindir
 
 
Devamı...
95,00 TL

Propolis Sabunu

Propolis Sabunu, soğuk proses el yapımı firmamıza özel başka bir yerde bulamayacağınız doğallıkta bir üründür.Müşterilerimiz tarafından memnuniyet dönüşleri aldığımız ürünlerdendir.

Sivilce ve akne lekelerine faydalı olduğu söylenmektedir.

Devamı...
7,00 TL

Ballı Sabun

Ballı Sabun, soğuk proses el yapımı firmamıza özel başka bir yerde bulamayacağınız doğallıkta bir üründür.Müşterilerimiz tarafından memnuniyet dönüşleri aldığımız ürünlerdendir.

Cildi yumuşatıp beslenmesini sağladığı ve gençleştirdiği söylenmektedir.

 

Devamı...
7,00 TL

Polenli Sabun

Polenli Sabun,soğuk proses el yapımı firmamıza özel başka bir yerde bulamayacağınız doğallıkta bir üründür.Müşterilerimiz tarafından memnuniyet dönüşleri aldığımız ürünlerdendir.

Cildi yumuşatıp beslenmesini sağladığı ve gençleştirdiği söylenmektedir.

 

Devamı...
7,00 TL

Dünyanın en iyi bal türlerinde  gösterilen deli balı, ülkemizde de haklı bir üne kavuşmuştur. Deli Balı (komar balı) acımsı buruk tadı vardır. Çok az yenildiğinde birçok hastalığa faydası olduğu söylenmektedir.

Çok yenilmesi durumunda ise, merkezi sinir sisteminde bozukluklara, felçlere hatta ölümle sonuçlanmaktadır. Bu hastalıklara veya ölümlere yol açmadan önce; zehirlenme, bulantı, kusma, baş dönmesi, sarhoşluk, gibi belirtilerle kendisini göstermektedir. Deli balının fazla yenmesi veya yaşlı insanların tüketimi sonucunda, ölüm haberlerinin olduğu birçok yerde karşımıza çıkmaktadır. Sadece insanları değil hayvanların bile telef olduğunu gözlemlenmiştir. Bu yüzden doktorlar, deli balının tüketilmesinde çok dikkatli olması gerektiğini söylemektedirler.

Arı, bu balı sarı renkli çiçek ”Azelea Pontica Luteum” ve kırmızı renkli çiçek olan ”Rhodedonderon Ponticum L.” bitkilerinden topladığı özden yapmaktadır. kafkaslardan Doğu Asya’ya kadar uzanan yerlerde ülkemizde de bulunmaktadır. Bu  çiçeklerin Doğu Karadeniz Bölgesinde bulunduğu söylemek yanlış olmaz. , Karl Koch (Alman bilim adamı) 1844 yılında ziyaret ettiği Rize’de deli balı, arıların komar bitkisinden yaptığını gözlemlemiştir. Komar bitkisi doğu Karadeniz Bölgesinde 1000-2000 metre rakımları arasında yayılış göstermiştir. Bu bitkiler, asidik, rutubetli, kumlu-killi toprakları sever. Kirece karşı hassastır,deli balı MÖ. de faydaları ve zararları bilinmektedir. Hatta bu balı bir silah olarak kullandıkları olmuştur,  milattan Önce 401 yılında Karadeniz Bölgesinde 10 bin Yunan askerlerinin yaptığı kamp etrafında, bölge halkı tarafında zehirlediklerini dile getiren Prof. Dr. Özyurt Bal yiyen askerlerinde ishal olduklarını, körkütük sarhoş olduklarını, can çekiştiklerini belirtmiştir.Deli balı sayesinde askerlerin kolayca esir düştüklerini, geçmişten günümüze dilden dile aktarıldığını söyledi. Özyurt ”Tarihte düşmanları etkisiz hale getirmek için kullanılan ilk biyolojik silah olan bu balı, tüketilirken çok dikkatli olunmalı” diye yazısında ddeli balın tehlikesini vurgulamıştır.Sonraki dönemlerde ise MS. 77 yılında, Plinius’un notlarında ”n edinilen bilgilerde arıların yiyeceği o kadar önemli ki balları bile zehirli olabilir” açıklaması bulunmaktadır.

Tarihte belirtilen Pontus Bölgesi’nde deli balın meydana getirdiği  rahatsızlıklara, ”maenomenon” denmiştir. Yunanlı yazar ” Heptakometler, Pompeus’un ordusu dağlık topraklardan  geçerken, üç Roma bölüğünü imha etmiştir. Ağaç sürgünlerinden elde edilen deli balı kaseleri, yol üzerinde bıraktılar ve askerler bunu yeyip bilinçlerini kaybedince, onlara saldırarak kolayca hepsini telef ettiler.” diye yazmıştır. Osmanlı Devletinin bazı köylerinde bu balın 16. yüzyıl da önemli geçim kaynağı olarak Tahrir defterine, 4800 akçe vergi alındığı kayıtları bulunmuştur.

Devamı...
100,00 TL
tükendi

Akasya Balı Esbal

Artvin yöresinin doğal bitki örtüsünde olan Akasya ağacının çiçek özlerinin toplanmasıyla oluşturulan, özellikle sinir sistemini koruyucu ve güçlendirici özelliği ile bilinmektedir.Bünyeyi sakinleştirme özelliğine de sahip olduğu bilinmektedir

Ülkemizde Akasya Balı, yerli safkan ve Kafkas arıları tarafından üretilen özel bir bal olup Kaçkar Dağlarının uzantısı olan Artvin havzasındaki çiçeklerden elde edilmiştir.

Akasya balı doğal koşullarda, kendine özgü aroması ile çok özgün bir baldır. Bal çok uzun süreden beri tedavi edici ve tadlandırıcı olarak kullanılmaktadır. Besleyici ve kuvvet vericidir. Mikropların üremesini önler. Yara iyileştirici etkiler gösterir. Çocuklarda sık görülen ağız iltihaplarına (aft, ağız yarası) karşı başarı ile kullanıldığı söylenir.Akasya Balı, bileşiminde bulunan çeşitli vitamin, mineral, organik asit ve enzimler nedeniyle sindirimi kolay , besleyici ve koruyucu  özellikler gösterdiği bilinmektedir Akasya Balı, bileşim maddelerince zengin oluşu nedeniyle özellikle sağlıklı yaşamda önde gelen gıda maddeleri arasında yer almaktadır.Balın bilinen bu özellikleri sağlamasında, antimikrobiyel, antioksidan ve büyüme faktörü biyoaktivitesi gösteren bileşenler etkili olmaktadır” Yararları nedeniyle balın her gün düzenli olarak tüketilmesi önerilmektedir.

Ürünlerimiz Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliği Bal Tebliği ne uygun olarak üretilmiştir.

Hiçbir ısıl işlem uygulanmadan Doğal haliyle Kavanozlanmaktadır. 

Zirai ilaçların kullanılmadığı ortamda üretilen ürünlerimizi ailecek güvenle kullanın.

Vücuda enerji ve direnç kazandırır.besleyici, değerli bir bal türüdür. Nektarını aldığı çiçeklere özgü seçkin lezzeti vardır.

Tamamen doğal ve lezizdir.Asla endüstriyel bir bal değildir.Vücuda enerji ve direnç kazandırır. 

Devamı...
120,00 TL
tükendi

Akasya Balı

Artvin yöresinin doğal bitki örtüsünde olan Akasya ağacının çiçek özlerinin toplanmasıyla oluşturulan, özellikle sinir sistemini koruyucu ve güçlendirici özelliği ile bilinmektedir.Bünyeyi sakinleştirme özelliğine de sahip olduğu bilinmektedir

Ülkemizde Akasya Balı, yerli safkan ve Kafkas arıları tarafından üretilen özel gerçek bal olup Kaçkar Dağlarının uzantısı olan Artvin havzasındaki çiçeklerden elde edilmiştir.

Akasya balı doğal koşullarda, kendine özgü aroması ile çok özgün bir baldır. Bal çok uzun süreden beri tedavi edici ve tadlandırıcı olarak kullanılmaktadır. Besleyici ve kuvvet vericidir. Mikropların üremesini önler. Yara iyileştirici etkiler gösterir. Çocuklarda sık görülen ağız iltihaplarına (aft, ağız yarası) karşı başarı ile kullanıldığı söylenir.Akasya Balı, bileşiminde bulunan çeşitli vitamin, mineral, organik asit ve enzimler nedeniyle sindirimi kolay , besleyici ve koruyucu  özellikler gösterdiği bilinmektedir Akasya Balı, bileşim maddelerince zengin oluşu nedeniyle özellikle sağlıklı yaşamda önde gelen gıda maddeleri arasında yer almaktadır.Balın bilinen bu özellikleri sağlamasında, antimikrobiyel, antioksidan ve büyüme faktörü biyoaktivitesi gösteren bileşenler etkili olmaktadır” Yararları nedeniyle balın her gün düzenli olarak tüketilmesi önerilmektedir.

Ürünlerimiz Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliği Bal Tebliği ne uygun olarak üretilmiştir.

Hiçbir ısıl işlem uygulanmadan Doğal haliyle Kavanozlanmaktadır. 

Zirai ilaçların kullanılmadığı ortamda üretilen ürünlerimizi ailecek güvenle kullanın.

Vücuda enerji ve direnç kazandırır.besleyici, değerli bir bal türüdür. Nektarını aldığı çiçeklere özgü seçkin lezzeti vardır.

Tamamen doğal bal dır ve lezizdir.Asla endüstriyel bir bal değildir.Vücuda enerji ve direnç kazandırır. 

Devamı...
65,00 TL
tükendi

Arı Sütü Bal Polen Karışımı

210 gr Cam Kavanoz ambalaj.%5 Arı Sütü, %85 Bal, %10 Polen

Önerilen Tüketim Şekli: Faydalanmanız açısından tercihen kahvaltıdan yarım saat önce tüketiniz.

Yetişkinler: Günlük 1,5 - 2 tatlı kaşığı tüketilmelidir.(Plastik yada ağaç kaşık)

Çocuklar (5-12 yaş): Günlük 1 çay kaşığı tüketilmelidir.(Plastik yada ağaç kaşık)

Arı Sütü Bal Polen Karışımının etkilerini görebilmek için 1-1,5 ay düzenli olarak tüketilmesi önerilmektedir.

Saklama koşulları ve raf ömrü: Besin değerlerini kaybetmemesi için ısı ve ışıktan korunmalı ve soğukta saklanmalıdır. Buzdolabında muhafaza edilmesi koşulu ile raf ömrü 18 aydır. Ürün açıldıktan sonra 6 ay içerisinde tüketilmelidir.

Uyarılar: Yüksek alerji riski, arı zehiri alerjisi ve astımı olanların ürünü tüketmemesi önerilir.

Ambalajı yırtık ürünleri satın almayınız.Metal kaşık kullanmayınız.

Devamı...
45,00 TL

Arı Sütü Bal Karışımı

210 gr Cam Kavanoz ambalaj.Arı Sütü % 7, Bal % 93

Önerilen Tüketim Şekli: Faydalanmanız açısından tercihen kahvaltıdan yarım saat önce tüketiniz.

Yetişkinler: Günlük 1,5- 2 tatlı kaşığı tüketilmelidir.

Çocuklar (5-12 yaş): Günlük 1 çay kaşığı tüketilmelidir.

Arısütü Bal Karışımının etkilerini görebilmek için 1-1,5 ay düzenli olarak tüketilmesi önerilmektedir.

Saklama koşulları ve raf ömrü: Besin değerlerini kaybetmemesi için ısı ve ışıktan korunmalı ve soğukta saklanmalıdır. Buzdolabında muhafaza edilmesi koşulu ile raf ömrü 18 aydır. Ürün açıldıktan sonra 6 ay içerisinde tüketilmelidir.

Uyarılar: Yüksek alerji riski, arı zehiri alerjisi ve astımı olanların ürünü tüketmemesi önerilir.

Ambalajı yırtık ürünleri satın almayınız.Metal Kaşık kullanmayınız.

Devamı...
52,00 TL

Meşe balı

Süzme şeklinde  hakiki bal olan Meşe balı, bal arılarının meşe ağaçlarının üzerindeki tatlı salgılar ile orman çiçeklerince salgılanan nektarini toplayıp oluşturdukları mucize bir tattır. Palivor Meşe balı Kırklareli, Demirköy ilçesinde bulunan Istranca ormanlarındaki Meşe ağaçlarının doğasından elde edilen gerçek bal dır.

Koyu ve yoğun kıvamlı bir bal olan Meşe Balı  içeriğindeki antioksidanlar ile başta ülser hastaları için şifa kaynağı olduğu söylenmektedir

Yöremize özgü meşe ağaçlarının sıcaklık ve nemden dolayı öz suyunun yapraklarından terlemesi sonucu açığa çıkan tatlı sıvının anadolu  ekotipine ait arılar tarafından toplanıp, yine meşe ormanlarımızdaki bir çok orman bitkisinin nektar ve polenleriyle derlenerek oluşan doğal bal çeşididir.

Bal tebliği ,Türk gıda kodeksinin ve organik arıcılık yönetmelikleri çerçevesinde modern arı kovanlarımızdan özenle hasat edilip ailemize ve sevdiklerimize sunma gururunu yaşadığımız bir üründür.

Devamı...
120,00 TL
tükendi

Meşe balı

Süzme şeklinde hakiki bal olan Meşe balı, bal arılarının meşe ağaçlarının üzerindeki tatlı salgılar ile orman çiçeklerince salgılanan nektarini toplayıp oluşturdukları mucize bir tattır. Palivor Meşe balı Kırklareli, Demirköy ilçesinde bulunan Istranca ormanlarındaki Meşe ağaçlarının doğasından elde edilen doğal bal dır

Koyu ve yoğun kıvamlı bir bal olan Meşe Balı  içeriğindeki antioksidanlar ile başta ülser hastaları için şifa kaynağı olduğu söylenmektedir

Yöremize özgü meşe ağaçlarının sıcaklık ve nemden dolayı öz suyunun yapraklarından terlemesi sonucu açığa çıkan tatlı sıvının anadolu  ekotipine ait arılar tarafından toplanıp, yine meşe ormanlarımızdaki bir çok orman bitkisinin nektar ve polenleriyle derlenerek oluşan gerçek bal çeşididir.

Bal tebliği ,Türk gıda kodeksinin ve organik arıcılık yönetmelikleri çerçevesinde modern arı kovanlarımızdan özenle hasat edilip ailemize ve sevdiklerimize sunma gururunu yaşadığımız bir üründür.

Devamı...
70,00 TL
tükendi

Turunç Balı

Akdeniz Bölgesinde üretilen ve çok tutulan doğal bal türü olup, portakal, limon, mandalina, turunç kokusu, tadı içerir. Ağırlıklı olarak C vitamini ihtiva eder. Bu özelliği nedeni ile uzmanlar tarafından tavsiye edilen hakiki bal dır.

Tamamen doğal ve lezizdir.Asla endüstriyel bir bal değildir.Vücuda enerji ve direnç kazandırır. Soğuk algınlıklarında doğal bir besin olarak kullanılır.

Arıların çiçek florası bol olan, Türkiye nin verimli, yüksek yayla ve meralarında bütün çiçeklerin özünü alarak ürettiği; besleyici, değerli bir bal türüdür. Nektarını aldığı çiçeklere özgü seçkin lezzeti vardır. Açık sarı renklerde olur. Aromatik bir tat haline gelmiş bir baldır.

Zirai ilaçların kullanılmadığı ortamda üretilen ürünlerimizi güvenle kullanabilirsiniz.Gerçek bal bileşiminde bulunan çeşitli vitamin, mineral, organik asit ve enzimler nedeniyle sindirimi kolay , besleyici ve birçok hastalığa karşı koruyucu ve vücut direncini arttıran özellikler gösterir. Balın, bileşim maddelerince zengin oluşu nedeniyle de özellikle sağlıklı yaşamda önde gelen gıda maddeleri arasında yer almaktadır. 

Balın bilinen bu özellikleri sağlamasında, antimikrobiyel, antioksidan ve büyüme faktörü biyoaktivitesi gösteren bileşenler etkili olmaktadır” Yararları nedeniyle balın her gün düzenli olarak tüketilmesi önerilmektedir.

Devamı...
90,00 TL

Turunç Balı 

Akdeniz Bölgesinde üretilen ve çok tutulan bir bal türü olup, portakal, limon, mandalina, turunç kokusu, tadı içerir. Ağırlıklı olarak C vitamini ihtiva eder. Bu özelliği nedeni ile uzmanlar tarafından tavsiye edilen bir doğal bal dır.

Tamamen doğal ve lezizdir.Asla endüstriyel bir bal değildir.Vücuda enerji ve direnç kazandırır. Soğuk algınlıklarında doğal bir besin olarak kullanılır.

Arıların çiçek florası bol olan, Türkiye nin verimli, yüksek yayla ve meralarında bütün çiçeklerin özünü alarak ürettiği; besleyici, değerli bir bal türüdür. Nektarını aldığı çiçeklere özgü seçkin lezzeti vardır. Açık sarı renklerde olur. Aromatik bir tat haline gelmiş gerçek bal dır.

Zirai ilaçların kullanılmadığı ortamda üretilen ürünlerimizi güvenle kullanabilirsiniz. Hakiki bal, bileşiminde bulunan çeşitli vitamin, mineral, organik asit ve enzimler nedeniyle sindirimi kolay , besleyici ve birçok hastalığa karşı koruyucu ve vücut direncini arttıran özellikler gösterir. Balın, bileşim maddelerince zengin oluşu nedeniyle de özellikle sağlıklı yaşamda önde gelen gıda maddeleri arasında yer almaktadır. 

Balın bilinen bu özellikleri sağlamasında, antimikrobiyel, antioksidan ve büyüme faktörü biyoaktivitesi gösteren bileşenler etkili olmaktadır” Yararları nedeniyle balın her gün düzenli olarak tüketilmesi önerilmektedir.

 

 

Devamı...
45,00 TL

Keçiboynuzu Balı,Harnup Balı

Mersin,Antalya ve Kıbrıs mevkiilerinde bulunan nadide bir doğal bal çeşididir.

Sonbaharda açan harup (keçiboynuzu) çiçeği, keskin kokusuyla arıları çağırır.

Nektarını aldığı çiçeklere özgü seçkin lezzeti bulunmaktadır.besleyici, değerli bir bal türüdür. 

Akışı ağır, koyu kıvamlı harup balı, ağızda kakao benzeri bir tat bırakır.Ülkemizin genelinde yetişen keçiboynuzu ağacının insan sağlığına mükemmel faydaları vardır. Kalsiyum bakımından çok zengindir, E vitamini içerir.

Tamamen doğal ve lezizdir.Asla endüstriyel bir bal değildir.Vücuda enerji ve direnç kazandırır. Soğuk algınlıklarında doğal bir besin olarak kullanılır.

Arıların çiçek florası bol olan, Türkiye nin verimli, yüksek yayla ve meralarında bütün çiçeklerin özünü alarak ürettiği; besleyici, değerli bir bal türüdür. Nektarını aldığı çiçeklere özgü seçkin lezzeti vardır. Aromatik bir tat haline gelmiş Mersin Antalya Kıbrıs  kesimlerinin değerli bir bal çeşididir.

Zirai ilaçların kullanılmadığı ortamda üretilen ürünlerimizi güvenle kullanabilirsiniz. Bal, bileşiminde bulunan çeşitli vitamin, mineral, organik asit ve enzimler nedeniyle sindirimi kolay , besleyici ve birçok hastalığa karşı koruyucu ve vücut direncini arttıran özellikler gösterir. Balın, bileşim maddelerince zengin oluşu nedeniyle de özellikle sağlıklı yaşamda önde gelen gıda maddeleri arasında yer almaktadır. 

Balın bilinen bu özellikleri sağlamasında, antimikrobiyel, antioksidan ve büyüme faktörü biyoaktivitesi gösteren bileşenler etkili olmaktadır” Yararları nedeniyle balın her gün düzenli olarak tüketilmesi önerilmektedir.

 

 

Devamı...
120,00 TL

Keçiboynuzu Balı,Harnup Balı

Mersin,Antalya ve Kıbrıs mevkiilerinde bulunan nadide bir doğal bal çeşididir.

Sonbaharda açan harup (keçiboynuzu) çiçeği, keskin kokusuyla arıları çağırır.

Nektarını aldığı çiçeklere özgü seçkin lezzeti bulunmaktadır.besleyici, değerli bir bal türüdür. 

Akışı ağır, koyu kıvamlı harup balı, ağızda kakao benzeri bir tat bırakır.Ülkemizin genelinde yetişen keçiboynuzu ağacının insan sağlığına mükemmel faydaları vardır. Kalsiyum bakımından çok zengindir, E vitamini içerir.

Tamamen doğal ve lezizdir.Asla endüstriyel bir bal değildir.Vücuda enerji ve direnç kazandırır. Soğuk algınlıklarında doğal bir besin olarak kullanılır.

Arıların çiçek florası bol olan, Türkiye nin verimli, yüksek yayla ve meralarında bütün çiçeklerin özünü alarak ürettiği; besleyici, değerli bir bal türüdür. Nektarını aldığı çiçeklere özgü seçkin lezzeti vardır. Aromatik bir tat haline gelmiş Mersin Antalya Kıbrıs  kesimlerinin değerli bir bal çeşididir.

Zirai ilaçların kullanılmadığı ortamda üretilen ürünlerimizi güvenle kullanabilirsiniz. Bal, bileşiminde bulunan çeşitli vitamin, mineral, organik asit ve enzimler nedeniyle sindirimi kolay , besleyici ve birçok hastalığa karşı koruyucu ve vücut direncini arttıran özellikler gösterir. Balın, bileşim maddelerince zengin oluşu nedeniyle de özellikle sağlıklı yaşamda önde gelen gıda maddeleri arasında yer almaktadır. 

Balın bilinen bu özellikleri sağlamasında, antimikrobiyel, antioksidan ve büyüme faktörü biyoaktivitesi gösteren bileşenler etkili olmaktadır” Yararları nedeniyle balın her gün düzenli olarak tüketilmesi önerilmektedir.

 

Devamı...
60,00 TL

Kara kovan Balı

Balın doğal haliyle sunumudur. Bölgelerine göre aroması,rengi,kokusu değişkenlik gösterir.Arıların peteğini kendi çabalarıyla yaptığı oldukça zor oluşturdukları bir bal çeşididir.

Ülkemizin yüksek rakımlı dağlarına özgü geniş bir çiçek florasına sahip hakiki bal çeşididir.Tamamen doğal ve lezizdir.Asla endüstriyel bir bal değildir.Vücuda enerji ve direnç kazandırır. Soğuk algınlıklarında doğal bir besin olarak kullanılır.

Arıların çiçek florası bol olan, Türkiye nin verimli, yüksek yayla ve meralarında bütün çiçeklerin özünü alarak ürettiği; besleyici, değerli doğal bal türüdür. Nektarını aldığı çiçeklere özgü seçkin lezzeti vardır. Aromatik bir tat haline gelmiş bölgenin yüksek kesimlerinin değerli bir bal çeşididir.

Zirai ilaçların kullanılmadığı ortamda üretilen ürünlerimizi güvenle kullanabilirsiniz.Gerçek Bal, bileşiminde bulunan çeşitli vitamin, mineral, organik asit ve enzimler nedeniyle sindirimi kolay , besleyici ve birçok hastalığa karşı koruyucu ve vücut direncini arttıran özellikler gösterir. Balın, bileşim maddelerince zengin oluşu nedeniyle de özellikle sağlıklı yaşamda önde gelen gıda maddeleri arasında yer almaktadır. 

Balın bilinen bu özellikleri sağlamasında, antimikrobiyel, antioksidan ve büyüme faktörü biyoaktivitesi gösteren bileşenler etkili olmaktadır” Yararları nedeniyle balın her gün düzenli olarak tüketilmesi önerilmektedir.

 

Devamı...
120,00 TL

Pervari Balı

Güneydoğuanadolu bölgesinde Siirt Pervari mevkiinin yüksek rakımlı dağlarına özgü geniş bir çiçek florasına sahip bir doğal bal çeşididir.Tamamen doğal ve lezizdir.Asla endüstriyel bir bal olmayıp hakiki bal dır.Vücuda enerji ve direnç kazandırır. Soğuk algınlıklarında doğal bir besin olarak kullanılır.

Arıların çiçek florası bol olan, Türkiye nin verimli, yüksek yayla ve meralarında bütün çiçeklerin özünü alarak ürettiği; besleyici, değerli bir bal türüdür. Nektarını aldığı çiçeklere özgü seçkin lezzeti vardır. Aromatik bir tat haline gelmiş bölgenin yüksek kesimlerinin değerli bir gerçek bal çeşididir.

Zirai ilaçların kullanılmadığı ortamda üretilen ürünlerimizi güvenle kullanabilirsiniz. Bal, bileşiminde bulunan çeşitli vitamin, mineral, organik asit ve enzimler nedeniyle sindirimi kolay , besleyici ve birçok hastalığa karşı koruyucu ve vücut direncini arttıran özellikler gösterir. Balın, bileşim maddelerince zengin oluşu nedeniyle de özellikle sağlıklı yaşamda önde gelen gıda maddeleri arasında yer almaktadır. 

Balın bilinen bu özellikleri sağlamasında, antimikrobiyel, antioksidan ve büyüme faktörü biyoaktivitesi gösteren bileşenler etkili olmaktadır” Yararları nedeniyle balın her gün düzenli olarak tüketilmesi önerilmektedir.

Devamı...
80,00 TL

Pervari Karakovan Balı

Güneydoğuanadolu bölgesinde Siirt Pervari mevkiinin yüksek rakımlı dağlarına özgü geniş bir çiçek florasına sahip doğal bal çeşididir.Tamamen doğal ve lezizdir.Asla endüstriyel bir bal olmayıp gercek bal dır.Vücuda enerji ve direnç kazandırır. Soğuk algınlıklarında doğal bir besin olarak kullanılır.

Arıların çiçek florası bol olan, Türkiye nin verimli, yüksek yayla ve meralarında bütün çiçeklerin özünü alarak ürettiği; besleyici, değerli bir bal türüdür. Nektarını aldığı çiçeklere özgü seçkin lezzeti vardır. Aromatik bir tat haline gelmiş bölgenin yüksek kesimlerinin hakiki bal çeşididir.

Zirai ilaçların kullanılmadığı ortamda üretilen ürünlerimizi güvenle kullanabilirsiniz. Bal, bileşiminde bulunan çeşitli vitamin, mineral, organik asit ve enzimler nedeniyle sindirimi kolay , besleyici ve birçok hastalığa karşı koruyucu ve vücut direncini arttıran özellikler gösterir. Balın, bileşim maddelerince zengin oluşu nedeniyle de özellikle sağlıklı yaşamda önde gelen gıda maddeleri arasında yer almaktadır. 

Balın bilinen bu özellikleri sağlamasında, antimikrobiyel, antioksidan ve büyüme faktörü biyoaktivitesi gösteren bileşenler etkili olmaktadır” Yararları nedeniyle balın her gün düzenli olarak tüketilmesi önerilmektedir.

 

 

Devamı...
140,00 TL

 

Yüksekova Karakovan Balı

Doğuanadolu bölgesinde Hakkari Yüksekova mevkiinin yüksek rakımlı dağlarına özgü geniş bir çiçek florasına sahip bir hakiki bal çeşididir.Tamamen doğal ve lezizdir.Asla endüstriyel bir bal değildir.Vücuda enerji ve direnç kazandırır. Soğuk algınlıklarında doğal bir besin olarak kullanılır.

Arıların çiçek florası bol olan, Türkiye nin verimli, yüksek yayla ve meralarında bütün çiçeklerin özünü alarak ürettiği; besleyici, değerli bir doğal bal türüdür. Nektarını aldığı çiçeklere özgü seçkin lezzeti vardır. Aromatik bir tat haline gelmiş bölgenin yüksek kesimlerinin değerli bir gerçek bal çeşididir.

Zirai ilaçların kullanılmadığı ortamda üretilen ürünlerimizi güvenle kullanabilirsiniz. Bal, bileşiminde bulunan çeşitli vitamin, mineral, organik asit ve enzimler nedeniyle sindirimi kolay , besleyici ve birçok hastalığa karşı koruyucu ve vücut direncini arttıran özellikler gösterir. Balın, bileşim maddelerince zengin oluşu nedeniyle de özellikle sağlıklı yaşamda önde gelen gıda maddeleri arasında yer almaktadır. 

Balın bilinen bu özellikleri sağlamasında, antimikrobiyel, antioksidan ve büyüme faktörü biyoaktivitesi gösteren bileşenler etkili olmaktadır” Yararları nedeniyle balın her gün düzenli olarak tüketilmesi önerilmektedir.

 

Devamı...
135,00 TL

Yüksekova Petek Balı

Doğuanadolu bölgesinde Hakkari Yüksekova mevkiinin yüksek rakımlı dağlarına özgü geniş bir çiçek florasına sahip bir bal çeşididir.Tamamen doğal ve lezizdir.Asla endüstriyel bir bal değildir,hakiki bal dır.Vücuda enerji ve direnç kazandırır. Soğuk algınlıklarında doğal bir besin olarak kullanılır.

Arıların çiçek florası bol olan, Türkiye nin verimli, yüksek yayla ve meralarında bütün çiçeklerin özünü alarak ürettiği; besleyici, değerli bir bal türüdür. Nektarını aldığı çiçeklere özgü seçkin lezzeti vardır. Aromatik bir tat haline gelmiş bölgenin yüksek kesimlerinin değerli bir gerçek bal çeşididir.

Zirai ilaçların kullanılmadığı ortamda üretilen ürünlerimizi güvenle kullanabilirsiniz. Bal, bileşiminde bulunan çeşitli vitamin, mineral, organik asit ve enzimler nedeniyle sindirimi kolay , besleyici ve birçok hastalığa karşı koruyucu ve vücut direncini arttıran özellikler gösterir. Balın, bileşim maddelerince zengin oluşu nedeniyle de özellikle sağlıklı yaşamda önde gelen gıda maddeleri arasında yer almaktadır. 

Doğal bal bilinen bu özellikleri sağlamasında, antimikrobiyel, antioksidan ve büyüme faktörü biyoaktivitesi gösteren bileşenler etkili olmaktadır” Yararları nedeniyle balın her gün düzenli olarak tüketilmesi önerilmektedir.

 

Devamı...
70,00 TL

Aşkale Karakovan Balı

Doğuanadolu bölgesinde Erzurum Aşkale mevkiinin yüksek rakımlı dağlarına özgü geniş bir çiçek florasına sahip bir bal çeşididir.Tamamen doğal ve lezizdir.Asla endüstriyel bir bal değildir.Hakiki bal dır.Vücuda enerji ve direnç kazandırır. Soğuk algınlıklarında doğal bir besin olarak kullanılır.

Arıların çiçek florası bol olan, Türkiye nin verimli, yüksek yayla ve meralarında bütün çiçeklerin özünü alarak ürettiği; besleyici, değerli bir bal türüdür. Nektarını aldığı çiçeklere özgü seçkin lezzeti vardır. Aromatik bir tat haline gelmiş içanadolunun yüksek kesimlerinin değerli gerçek bir bal çeşididir.

Zirai ilaçların kullanılmadığı ortamda üretilen ürünlerimizi güvenle kullanabilirsiniz. Bal, bileşiminde bulunan çeşitli vitamin, mineral, organik asit ve enzimler nedeniyle sindirimi kolay , besleyici ve birçok hastalığa karşı koruyucu ve vücut direncini arttıran özellikler gösterir. Balın, bileşim maddelerince zengin oluşu nedeniyle de özellikle sağlıklı yaşamda önde gelen gıda maddeleri arasında yer almaktadır. 

 Balın bilinen bu özellikleri sağlamasında, antimikrobiyel, antioksidan ve büyüme faktörü biyoaktivitesi gösteren bileşenler etkili olmaktadır” Yararları nedeniyle balın her gün düzenli olarak tüketilmesi önerilmektedir.

 

Devamı...
72,00 TL

Aşkale Karakovan Balı

Doğuanadolu bölgesinde Erzurum Aşkale mevkiinin yüksek rakımlı dağlarına özgü geniş bir çiçek florasına sahip bir bal çeşididir.Tamamen doğal bal olup ve de lezizdir.Asla endüstriyel bir bal olmayıp gerçek bal dır.Vücuda enerji ve direnç kazandırır. Soğuk algınlıklarında doğal bir besin olarak kullanılır.

Arıların çiçek florası bol olan, Türkiye nin verimli, yüksek yayla ve meralarında bütün çiçeklerin özünü alarak ürettiği; besleyici, değerli bir bal türüdür. Nektarını aldığı çiçeklere özgü seçkin lezzeti vardır. Aromatik bir tat haline gelmiş içanadolunun yüksek kesimlerinin değerli bir bal çeşididir.

Zirai ilaçların kullanılmadığı ortamda üretilen ürünlerimizi güvenle kullanabilirsiniz. Bal, bileşiminde bulunan çeşitli vitamin, mineral, organik asit ve enzimler nedeniyle sindirimi kolay , besleyici ve birçok hastalığa karşı koruyucu ve vücut direncini arttıran özellikler gösterir. Balın, bileşim maddelerince zengin oluşu nedeniyle de özellikle sağlıklı yaşamda önde gelen gıda maddeleri arasında yer almaktadır. 

Hakiki Bal ın bilinen bu özellikleri sağlamasında, antimikrobiyel, antioksidan ve büyüme faktörü biyoaktivitesi gösteren bileşenler etkili olmaktadır” Yararları nedeniyle balın her gün düzenli olarak tüketilmesi önerilmektedir.

 

Devamı...
140,00 TL

Püren Balı

Ülkemizde Akdeniz, Ege, Trakya ve Karadeniz bölgelerinde doğal yayılış gösteren pürenin ilkbahar ve sonbaharda çiçeklenen türleri vardır. Çiçekleri pembe ve mor renkli olup arılar için zengin nektar ve polen kaynağıdır. Püren balı kendine has aromalı, hafif acımtırak, oldukça kıvamlı ve kıymetli doğal bal çeşididir.
Arıların bir maki türü olan Püren bitkisinin çiçeklerinden topladığı öz, bala vişne suyu tadı verir. Değişik ve hoş bir tat ihtiva eder. Meşhur Anzer balından sonra, en değerli ve üretimi az olan bir baldır. Avrupa besin sektöründe önemli bir yer tutar.

Tamamen doğal ve lezizdir.Asla endüstriyel olmayan gerçek bal çeşididir.Vücuda enerji ve direnç kazandırır. Soğuk algınlıklarında doğal bir besin olarak kullanılır.

Arıların çiçek florası bol olan, Türkiye nin verimli, yüksek yayla ve meralarında bütün çiçeklerin özünü alarak ürettiği; besleyici, değerli bir bal türüdür. Nektarını aldığı çiçeklere özgü seçkin lezzeti vardır.

Zirai ilaçların kullanılmadığı ortamda üretilen ürünlerimizi güvenle kullanabilirsiniz. Bal, bileşiminde bulunan çeşitli vitamin, mineral, organik asit ve enzimler nedeniyle sindirimi kolay , besleyici ve birçok hastalığa karşı koruyucu ve vücut direncini arttıran özellikler gösterir. Balın, bileşim maddelerince zengin oluşu nedeniyle de özellikle sağlıklı yaşamda önde gelen gıda maddeleri arasında yer almaktadır. 

Hakiki Bal ın bilinen bu özellikleri sağlamasında, antimikrobiyel, antioksidan ve büyüme faktörü biyoaktivitesi gösteren bileşenler etkili olmaktadır” Yararları nedeniyle balın her gün düzenli olarak tüketilmesi önerilmektedir.

 
Devamı...
65,00 TL
tükendi

Püren Balı

Ülkemizde Akdeniz, Ege, Trakya ve Karadeniz bölgelerinde doğal yayılış gösteren pürenin ilkbahar ve sonbaharda çiçeklenen türleri vardır. Çiçekleri pembe ve mor renkli olup arılar için zengin nektar ve polen kaynağıdır. Püren balı kendine has aromalı, hafif acımtırak, oldukça kıvamlı ve kıymetli doğal bal çeşididir.
Arıların bir maki türü olan Püren bitkisinin çiçeklerinden topladığı öz, bala vişne suyu tadı verir. Değişik ve hoş bir tat ihtiva eder. Meşhur Anzer balından sonra, en değerli ve üretimi az olan bir baldır. Avrupa besin sektöründe önemli bir yer tutar.

Tamamen doğal ve lezizdir.Asla endüstriyel bir bal değildir.Vücuda enerji ve direnç kazandırır. Soğuk algınlıklarında doğal bir besin olarak kullanılır.

Arıların çiçek florası bol olan, Türkiye nin verimli, yüksek yayla ve meralarında bütün çiçeklerin özünü alarak ürettiği; besleyici, değerli hakiki bal türüdür. Nektarını aldığı çiçeklere özgü seçkin lezzeti vardır.

Zirai ilaçların kullanılmadığı ortamda üretilen ürünlerimizi güvenle kullanabilirsiniz. Bal, bileşiminde bulunan çeşitli vitamin, mineral, organik asit ve enzimler nedeniyle sindirimi kolay , besleyici ve birçok hastalığa karşı koruyucu ve vücut direncini arttıran özellikler gösterir. Balın, bileşim maddelerince zengin oluşu nedeniyle de özellikle sağlıklı yaşamda önde gelen gıda maddeleri arasında yer almaktadır. 

Gerçek Bal ın bilinen bu özellikleri sağlamasında, antimikrobiyel, antioksidan ve büyüme faktörü biyoaktivitesi gösteren bileşenler etkili olmaktadır” Yararları nedeniyle balın her gün düzenli olarak tüketilmesi önerilmektedir.

 

Devamı...
35,00 TL
tükendi

Macahel Çiçek Balı

Artvin in Borçka Camili mevkiinde Kafkas cinsi arıların kestane çiçeği ve komar,ihlamur,karayemiş çiçeğinden ürettiği baldır. Haziran ayının sonlarına doğru  alımı yapılan baldır.Çocuk gelişimine ve yetişkinlerde vücut direnci arttırıcı özelliğe sahiptir.  

Artvin Borçka mevkiinde yüksek rakımlı dağlarına özgü geniş bir çiçek florasına sahip Doğal bal çeşididir.Tamamen doğal ve lezizdir.Asla endüstriyel bir bal değildir.Vücuda enerji ve direnç kazandırır. Soğuk algınlıklarında doğal bir besin olarak kullanılır.

Arıların çiçek florası bol olan, Artvin Borçka mevkiinin  verimli, yüksek yayla ve meralarında bütün çiçeklerin özünü alarak ürettiği; besleyici, değerli bir bal türüdür. Nektarını aldığı çiçeklere özgü seçkin lezzeti vardır. Açık sarı renklerde olur. Aromatik bir tat haline gelmiş içanadolunun yüksek kesimlerinin değerli bir gerçek bal çeşididir.

Zirai ilaçların kullanılmadığı ortamda üretilen ürünlerimizi güvenle kullanabilirsiniz. Bal, bileşiminde bulunan çeşitli vitamin, mineral, organik asit ve enzimler nedeniyle sindirimi kolay , besleyici ve birçok hastalığa karşı koruyucu ve vücut direncini arttıran özellikler gösterir. Balın, bileşim maddelerince zengin oluşu nedeniyle de özellikle sağlıklı yaşamda önde gelen gıda maddeleri arasında yer almaktadır. 

Hakiki balın bilinen bu özellikleri sağlamasında, antimikrobiyel, antioksidan ve büyüme faktörü biyoaktivitesi gösteren bileşenler etkili olmaktadır” Yararları nedeniyle balın her gün düzenli olarak tüketilmesi önerilmektedir.

 
Devamı...
180,00 TL

Belen Balı

FLORASI: Yabani Yonca, Fiğ, Kekik, Geven, Sığırkuyruğu, Ballıbaba, Korunga, Gelincik, Yavşan gibi bitkilerin florasından temin edilmiş, gerçek bal dır

İçanadolu bölgesinde yüksek rakımlı dağlarına özgü geniş bir çiçek florasına sahip doğal bal çeşididir.Tamamen doğal ve lezizdir.Asla endüstriyel bir bal değildir.Vücuda enerji ve direnç kazandırır. Soğuk algınlıklarında doğal bir besin olarak kullanılır.

Arıların çiçek florası bol olan, Türkiye nin verimli, yüksek yayla ve meralarında bütün çiçeklerin özünü alarak ürettiği; besleyici, değerli bir bal türüdür. Nektarını aldığı çiçeklere özgü seçkin lezzeti vardır. Açık sarı renklerde olur.

Zirai ilaçların kullanılmadığı ortamda üretilen ürünlerimizi güvenle kullanabilirsiniz. hakiki bal, bileşiminde bulunan çeşitli vitamin, mineral, organik asit ve enzimler nedeniyle sindirimi kolay , besleyici ve birçok hastalığa karşı koruyucu ve vücut direncini arttıran özellikler gösterir. Balın, bileşim maddelerince zengin oluşu nedeniyle de özellikle sağlıklı yaşamda önde gelen gıda maddeleri arasında yer almaktadır. 

 Balın bilinen bu özellikleri sağlamasında, antimikrobiyel, antioksidan ve büyüme faktörü biyoaktivitesi gösteren bileşenler etkili olmaktadır” Yararları nedeniyle balın her gün düzenli olarak tüketilmesi önerilmektedir.

 

Devamı...
100,00 TL

Belen Balı  

FLORASI: Yabani Yonca, Fiğ, Kekik, Geven, Sığırkuyruğu, Ballıbaba, Korunga, Gelincik, Yavşan gibi bitkilerin florasından temin edilmiştir,doğal bal dır.

İçanadolu bölgesinde yüksek rakımlı dağlarına özgü geniş bir çiçek florasına sahip bir hakiki bal çeşididir.Tamamen doğal ve lezizdir.Asla endüstriyel bir bal değildir.Vücuda enerji ve direnç kazandırır. Soğuk algınlıklarında doğal bir besin olarak kullanılır.

Arıların çiçek florası bol olan, Türkiye nin verimli, yüksek yayla ve meralarında bütün çiçeklerin özünü alarak ürettiği; besleyici, değerli bir bal türüdür. Nektarını aldığı çiçeklere özgü seçkin lezzeti vardır. Açık sarı renklerde olur.

Zirai ilaçların kullanılmadığı ortamda üretilen ürünlerimizi güvenle kullanabilirsiniz,gerçek bal, bileşiminde bulunan çeşitli vitamin, mineral, organik asit ve enzimler nedeniyle sindirimi kolay , besleyici ve birçok hastalığa karşı koruyucu ve vücut direncini arttıran özellikler gösterir. Balın, bileşim maddelerince zengin oluşu nedeniyle de özellikle sağlıklı yaşamda önde gelen gıda maddeleri arasında yer almaktadır. 

Balın bilinen bu özellikleri sağlamasında, antimikrobiyel, antioksidan ve büyüme faktörü biyoaktivitesi gösteren bileşenler etkili olmaktadır” Yararları nedeniyle balın her gün düzenli olarak tüketilmesi önerilmektedir.

 

Devamı...
55,00 TL

Dünyanın en iyi bal türlerinde  gösterilen deli balı, ülkemizde de haklı bir üne kavuşmuştur. Deli Balı (komar balı) acımsı buruk tadı vardır. Çok az yenildiğinde birçok hastalığa faydası olduğu söylenmektedir.

Çok yenilmesi durumunda ise, merkezi sinir sisteminde bozukluklara, felçlere hatta ölümle sonuçlanmaktadır. Bu hastalıklara veya ölümlere yol açmadan önce; zehirlenme, bulantı, kusma, baş dönmesi, sarhoşluk, gibi belirtilerle kendisini göstermektedir. Deli balının fazla yenmesi veya yaşlı insanların tüketimi sonucunda, ölüm haberlerinin olduğu birçok yerde karşımıza çıkmaktadır. Sadece insanları değil hayvanların bile telef olduğunu gözlemlenmiştir. Bu yüzden doktorlar, deli balının tüketilmesinde çok dikkatli olması gerektiğini söylemektedirler.

Arı, bu balı sarı renkli çiçek ”Azelea Pontica Luteum” ve kırmızı renkli çiçek olan ”Rhodedonderon Ponticum L.” bitkilerinden topladığı özden yapmaktadır. kafkaslardan Doğu Asya’ya kadar uzanan yerlerde ülkemizde de bulunmaktadır. Bu  çiçeklerin Doğu Karadeniz Bölgesinde bulunduğu söylemek yanlış olmaz. , Karl Koch (Alman bilim adamı) 1844 yılında ziyaret ettiği Rize’de deli balı, arıların komar bitkisinden yaptığını gözlemlemiştir. Komar bitkisi doğu Karadeniz Bölgesinde 1000-2000 metre rakımları arasında yayılış göstermiştir. Bu bitkiler, asidik, rutubetli, kumlu-killi toprakları sever. Kirece karşı hassastır,deli balı MÖ. de faydaları ve zararları bilinmektedir. Hatta bu balı bir silah olarak kullandıkları olmuştur,  milattan Önce 401 yılında Karadeniz Bölgesinde 10 bin Yunan askerlerinin yaptığı kamp etrafında, bölge halkı tarafında zehirlediklerini dile getiren Prof. Dr. Özyurt Bal yiyen askerlerinde ishal olduklarını, körkütük sarhoş olduklarını, can çekiştiklerini belirtmiştir.Deli balı sayesinde askerlerin kolayca esir düştüklerini, geçmişten günümüze dilden dile aktarıldığını söyledi. Özyurt ”Tarihte düşmanları etkisiz hale getirmek için kullanılan ilk biyolojik silah olan bu balı, tüketilirken çok dikkatli olunmalı” diye yazısında ddeli balın tehlikesini vurgulamıştır.Sonraki dönemlerde ise MS. 77 yılında, Plinius’un notlarında ”n edinilen bilgilerde arıların yiyeceği o kadar önemli ki balları bile zehirli olabilir” açıklaması bulunmaktadır.

Tarihte belirtilen Pontus Bölgesi’nde deli balın meydana getirdiği  rahatsızlıklara, ”maenomenon” denmiştir. Yunanlı yazar ” Heptakometler, Pompeus’un ordusu dağlık topraklardan  geçerken, üç Roma bölüğünü imha etmiştir. Ağaç sürgünlerinden elde edilen deli balı kaseleri, yol üzerinde bıraktılar ve askerler bunu yeyip bilinçlerini kaybedince, onlara saldırarak kolayca hepsini telef ettiler.” diye yazmıştır. Osmanlı Devletinin bazı köylerinde bu balın 16. yüzyıl da önemli geçim kaynağı olarak Tahrir defterine, 4800 akçe vergi alındığı kayıtları bulunmuştur.

Devamı...
60,00 TL
tükendi

Çiçek Balı Premium 

İçanadolu bölgesinde yüksek rakımlı dağlarına özgü geniş bir çiçek florasına sahip doğal bal çeşididir.Tamamen doğal ve lezizdir.Asla endüstriyel bir bal değildir.Vücuda enerji ve direnç kazandırır. Soğuk algınlıklarında doğal bir besin olarak kullanılır.

Arıların çiçek florası bol olan, Türkiye nin verimli, yüksek yayla ve meralarında bütün çiçeklerin özünü alarak ürettiği; besleyici, değerli bir bal türüdür. Nektarını aldığı çiçeklere özgü seçkin lezzeti vardır. Açık sarı renklerde olur. Aromatik bir tat haline gelmiş içanadolunun yüksek kesimlerinin değerli bir gerçek bal çeşididir.

Zirai ilaçların kullanılmadığı ortamda üretilen ürünlerimizi güvenle kullanabilirsiniz.Hakiki bal, bileşiminde bulunan çeşitli vitamin, mineral, organik asit ve enzimler nedeniyle sindirimi kolay , besleyici ve birçok hastalığa karşı koruyucu ve vücut direncini arttıran özellikler gösterir. Balın, bileşim maddelerince zengin oluşu nedeniyle de özellikle sağlıklı yaşamda önde gelen gıda maddeleri arasında yer almaktadır. 

Balın bilinen bu özellikleri sağlamasında, antimikrobiyel, antioksidan ve büyüme faktörü biyoaktivitesi gösteren bileşenler etkili olmaktadır” Yararları nedeniyle balın her gün düzenli olarak tüketilmesi önerilmektedir.

 

Devamı...
230,00 TL

Çiçek Balı Premium 

İçanadolu bölgesinde yüksek rakımlı dağlarına özgü geniş bir çiçek florasına sahip doğal bal çeşididir.Tamamen doğal ve lezizdir.Asla endüstriyel bir bal değildir.Vücuda enerji ve direnç kazandırır. Soğuk algınlıklarında doğal bir besin olarak kullanılır.

Arıların çiçek florası bol olan, Türkiye nin verimli, yüksek yayla ve meralarında bütün çiçeklerin özünü alarak ürettiği; besleyici, değerli bir bal türüdür. Nektarını aldığı çiçeklere özgü seçkin lezzeti vardır. Açık sarı renklerde olur. Aromatik bir tat haline gelmiş içanadolunun yüksek kesimlerinin değerli gerçek bal çeşididir.

Zirai ilaçların kullanılmadığı ortamda üretilen ürünlerimizi güvenle kullanabilirsiniz. Hakiki bal, bileşiminde bulunan çeşitli vitamin, mineral, organik asit ve enzimler nedeniyle sindirimi kolay , besleyici ve birçok hastalığa karşı koruyucu ve vücut direncini arttıran özellikler gösterir. Balın, bileşim maddelerince zengin oluşu nedeniyle de özellikle sağlıklı yaşamda önde gelen gıda maddeleri arasında yer almaktadır. 

 Balın bilinen bu özellikleri sağlamasında, antimikrobiyel, antioksidan ve büyüme faktörü biyoaktivitesi gösteren bileşenler etkili olmaktadır” Yararları nedeniyle balın her gün düzenli olarak tüketilmesi önerilmektedir.

 

Devamı...
130,00 TL

KEKİK BALI

Genelde Marmaris,Datça mevkiinde Enzim içeriği bakımından çok zengindir.Datça balı da denilmektedir Bal çeşitleri arasında özel bir yeri vardır. Saf kekik otundan öz toplayan arıların ürettiği şeffaf, kekik çiçeği kokulu, hafif buruk tatlı bir baldır. Özellikle Ege, Karadeniz, Yüksek kesimlerinde üretilir. Kısa süreli çiçek açan bir bitki olduğu için diğer ballara oranla üretimi hayli azdır.

Tamamen doğal ve lezizdir.Asla endüstriyel bir bal değildir.Vücuda enerji ve direnç kazandırır. Soğuk algınlıklarında doğal bir besin olarak kullanılır.

Arıların çiçek florası bol olan, Marmaris Datça mevkiinin  verimli, yüksek yayla ve meralarında kekik çiçeklerin özünü alarak ürettiği; besleyici, değerli bir bal türüdür. Nektarını aldığı çiçeklere özgü seçkin lezzeti vardır. Aromatik bir tat haline gelmiş Ülkemizin yüksek kesimlerinin değerli doğal bal çeşididir.

Zirai ilaçların kullanılmadığı ortamda üretilen ürünlerimizi güvenle kullanabilirsiniz. hakiki bal, bileşiminde bulunan çeşitli vitamin, mineral, organik asit ve enzimler nedeniyle sindirimi kolay , besleyici ve birçok hastalığa karşı koruyucu ve vücut direncini arttıran özellikler gösterir. Balın, bileşim maddelerince zengin oluşu nedeniyle de özellikle sağlıklı yaşamda önde gelen gıda maddeleri arasında yer almaktadır. 

Gerçek Bal ın bilinen bu özellikleri sağlamasında, antimikrobiyel, antioksidan ve büyüme faktörü biyoaktivitesi gösteren bileşenler etkili olmaktadır” Yararları nedeniyle balın her gün düzenli olarak tüketilmesi önerilmektedir.

 

Devamı...
30,00 TL

KEKİK BALI

Genelde Marmaris,Datça mevkiinde Enzim içeriği bakımından çok zengindir. doğal bal çeşitleri arasında özel bir yeri vardır. Datça balı da denilmektedir.Saf kekik otundan öz toplayan arıların ürettiği şeffaf, kekik çiçeği kokulu, hafif buruk tatlı bir baldır. Özellikle Ege, Karadeniz, Yüksek kesimlerinde üretilir. Kısa süreli çiçek açan bir bitki olduğu için diğer ballara oranla üretimi hayli azdır.

Kekik balı tamamen doğal ve lezizdir.Asla endüstriyel bir bal değildir.Vücuda enerji ve direnç kazandırır. Soğuk algınlıklarında doğal bir besin olarak kullanılır.

Arıların çiçek florası bol olan, Marmaris Datça mevkiinin  verimli, yüksek yayla ve meralarında kekik çiçeklerin özünü alarak ürettiği; besleyici, değerli bir bal türüdür. Nektarını aldığı çiçeklere özgü seçkin lezzeti vardır. Aromatik bir tat haline gelmiş Ülkemizin yüksek kesimlerinin değerli gerçek bal çeşididir.

Zirai ilaçların kullanılmadığı ortamda üretilen ürünlerimizi güvenle kullanabilirsiniz.Doğal Bal, bileşiminde bulunan çeşitli vitamin, mineral, organik asit ve enzimler nedeniyle sindirimi kolay , besleyici ve birçok hastalığa karşı koruyucu ve vücut direncini arttıran özellikler gösterir. Balın, bileşim maddelerince zengin oluşu nedeniyle de özellikle sağlıklı yaşamda önde gelen gıda maddeleri arasında yer almaktadır. 

Balın bilinen bu özellikleri sağlamasında, antimikrobiyel, antioksidan ve büyüme faktörü biyoaktivitesi gösteren bileşenler etkili olmaktadır” Yararları nedeniyle balın her gün düzenli olarak tüketilmesi önerilmektedir.

 

 
Devamı...
58,00 TL

Macahel Çiçek Balı

Artvin in Borçka Camili mevkiinde Kafkas cinsi arıların kestane çiçeği ve komar,ihlamur,karayemiş çiçeğinden ürettiği baldır. Haziran ayının sonlarına doğru  alımı yapılan baldır.Çocuk gelişimine ve yetişkinlerde vücut direnci arttırıcı özelliğe sahiptir.  

Artvin Borçka mevkiinde yüksek rakımlı dağlarına özgü geniş bir çiçek florasına sahip gerçek bal çeşididir.Tamamen doğal ve lezizdir.Asla endüstriyel bir bal değildir.Vücuda enerji ve direnç kazandırır. Soğuk algınlıklarında doğal bir besin olarak kullanılır.

Arıların çiçek florası bol olan, Artvin Borçka mevkiinin  verimli, yüksek yayla ve meralarında bütün çiçeklerin özünü alarak ürettiği; besleyici, değerli bir bal türüdür. Nektarını aldığı çiçeklere özgü seçkin lezzeti vardır. Açık sarı renklerde olur. Aromatik bir tat haline gelmiş içanadolunun yüksek kesimlerinin değerli bir bal çeşididir.

Zirai ilaçların kullanılmadığı ortamda üretilen ürünlerimizi güvenle kullanabilirsiniz.hakiki bal, bileşiminde bulunan çeşitli vitamin, mineral, organik asit ve enzimler nedeniyle sindirimi kolay , besleyici ve birçok hastalığa karşı koruyucu ve vücut direncini arttıran özellikler gösterir. Balın, bileşim maddelerince zengin oluşu nedeniyle de özellikle sağlıklı yaşamda önde gelen gıda maddeleri arasında yer almaktadır. 

 Doğal Bal ın bilinen bu özellikleri sağlamasında, antimikrobiyel, antioksidan ve büyüme faktörü biyoaktivitesi gösteren bileşenler etkili olmaktadır” Yararları nedeniyle balın her gün düzenli olarak tüketilmesi önerilmektedir.

 
Devamı...
100,00 TL

ÇİÇEK BALI

Anadolunun yüksek rakımlı Sündüken dağlarına özgü geniş bir çiçek florasına sahip bir doğal bal çeşididir

FLORASI: Ayrık, Üçgül, Yonca, Görünge, Kekik, Anason, Hardal gibi bitkilerin florasından temin edilmiştir.

Çiçek balı İçanadolu bölgesinde yüksek rakımlı dağlarına özgü geniş bir çiçek florasına sahip bir bal çeşididir.Tamamen doğal ve lezizdir.Asla endüstriyel bir bal değildir.Vücuda enerji ve direnç kazandırır. Soğuk algınlıklarında doğal bir besin olarak kullanılır.

Arıların çiçek florası bol olan, Türkiye nin verimli, yüksek yayla ve meralarında bütün çiçeklerin özünü alarak ürettiği; besleyici, değerli bir bal türüdür. Nektarını aldığı çiçeklere özgü seçkin lezzeti vardır. Açık sarı renklerde olur. Aromatik bir tat haline gelmiş içanadolunun yüksek kesimlerinin değerli bir bal çeşididir.

Zirai ilaçların kullanılmadığı ortamda üretilen ürünlerimizi güvenle kullanabilirsiniz. Bal, bileşiminde bulunan çeşitli vitamin, mineral, organik asit ve enzimler nedeniyle sindirimi kolay , besleyici ve birçok hastalığa karşı koruyucu ve vücut direncini arttıran özellikler gösterir. hakiki bal, bileşim maddelerince zengin oluşu nedeniyle de özellikle sağlıklı yaşamda önde gelen gıda maddeleri arasında yer almaktadır. 

Balın bilinen bu özellikleri sağlamasında, antimikrobiyel, antioksidan ve büyüme faktörü biyoaktivitesi gösteren bileşenler etkili olmaktadır” Yararları nedeniyle balın her gün düzenli olarak tüketilmesi önerilmektedir.

  

Devamı...
18,00 TL

ÇAM SALGI BALI

 Mevkii: Ege ve Akdeniz bölgesi

 Çam balı nedir:

Flora: Ege ve Akdeniz bölgesinde bulunan çam ağaçlarından elde edilen salgı balıdır. Çiçek balı değildir. Dünya üzerinde sadece Türkiyede ve Yunanistanda üretilir.  Çam balının en belirgin özelliği kıvamını uzun süre muhafaza edebilmesidir. Çam balı ballar arasında donma süresi en geç olan baldır.

Koyu bulanik kahverengi renkte, keskin bir tadi ve çam agacina özgü rayihasi vardir. 

Tamamen doğal ve lezizdir.Asla endüstriyel bir bal değildir.Vücuda enerji ve direnç kazandırır. Soğuk algınlıklarında doğal bir besin olarak kullanılır.

Arıların çiçek florası bol olan, Türkiye nin verimli, yüksek yayla ve meralarında bütün çiçeklerin özünü alarak ürettiği; besleyici, değerli bir bal türüdür. Nektarını aldığı çiçeklere özgü seçkin lezzeti vardır. Açık sarı renklerde olur. Aromatik bir tat haline gelmiş içanadolunun yüksek kesimlerinin değerli bir bal çeşididir.

Zirai ilaçların kullanılmadığı ortamda üretilen ürünlerimizi güvenle kullanabilirsiniz. Bal, bileşiminde bulunan çeşitli vitamin, mineral, organik asit ve enzimler nedeniyle sindirimi kolay , besleyici ve birçok hastalığa karşı koruyucu ve vücut direncini arttıran özellikler gösterir. Balın, bileşim maddelerince zengin oluşu nedeniyle de özellikle sağlıklı yaşamda önde gelen gıda maddeleri arasında yer almaktadır. 

Balın bilinen bu özellikleri sağlamasında, antimikrobiyel, antioksidan ve büyüme faktörü biyoaktivitesi gösteren bileşenler etkili olmaktadır” Yararları nedeniyle balın her gün düzenli olarak tüketilmesi önerilmektedir.

 

 

 

Devamı...
18,00 TL

Narenciye Balı

Narenciye balı Akdeniz Bölgesine özgü doğal bal dır. Kalsiyum fosfat ve demirfosfat içermektedir. C vitamini açısından zengindir. Tamamen doğal ve lezizdir.Asla endüstriyel bir bal değildir.Vücuda enerji ve direnç kazandırır. Hakiki bal Soğuk algınlıklarında doğal bir besin olarak kullanılır.Arıların çiçek florası bol olan, Türkiye nin verimli, yüksek yayla ve meralarında bütün çiçeklerin özünü alarak ürettiği; besleyici, değerli bir bal türüdür. Nektarını aldığı çiçeklere özgü seçkin lezzeti vardır. Açık sarı renklerde olur. Aromatik bir tat haline gelmiş içanadolunun yüksek kesimlerinin değerli bir bal çeşididir. 

Zirai ilaçların kullanılmadığı ortamda üretilen ürünlerimizi güvenle kullanabilirsiniz. Bal, bileşiminde bulunan çeşitli vitamin, mineral, organik asit ve enzimler nedeniyle sindirimi kolay , besleyici ve birçok hastalığa karşı koruyucu ve vücut direncini arttıran özellikler gösterir. Balın, bileşim maddelerince zengin oluşu nedeniyle de özellikle sağlıklı yaşamda önde gelen gıda maddeleri arasında yer almaktadır.  

 Balın bilinen bu özellikleri sağlamasında, antimikrobiyel, antioksidan ve büyüme faktörü biyoaktivitesi gösteren bileşenler etkili olmaktadır” Yararları nedeniyle balın her gün düzenli olarak tüketilmesi önerilmektedir.

 

Devamı...
54,00 TL
tükendi

Polen

Fiyat alınız.

Arı poleninin faydaları nelerdir:

Yüksek Performans getirir.

Anabolik etkileri (32 gr ve üstü tüketimlerde) yani kas-adale yapıcı ve güçlendirici özelliği vardır.

Büyüme çağındakilere ihtiyaç duydukları tüm esansiyelleri barındırır.

İçerdiği Flavonoidler en yakın takipçilerinden 200 kat fazla antioksidan özellik taşır.

Çok zengin bir aminoasit ve protein kaynağıdır.Protein kalitesi yüksektir.

B Kompleks vitaminleri yönünden çok zengindir; bir çay kaşığı kadar polen organik ve doğal bir arı ürünü olarak metabolizmanın tüm B vitaminleri ihtiyacını karşılar.

Günde iki-üç tatlı kaşığı(10-15 gr.)tüketimde ise tüm vitaminlerden yeterli ve yararlı düzeylerde alınmış olur, ancak C vitamini yönünden zayıf içeriklidir.

Tam bir mineral deposudur. İnsana gerekli tüm minerallerden yoğun miktarlarda içerir.

Her gün düzenli 10-15 gr kullanımla bedenimize faydalı ve yeterli olacak, organik doğal ve zengin bir vitamin ve mineral desteği sağlamış oluruz.

 

 

Devamı...
0,00 TL

Narenciye Balı

Narenciye balı Akdeniz Bölgesine özgü bir baldır. Kalsiyum fosfat ve demirfosfat içermektedir. C vitamini açısından zengindir. 

Tamamen doğal ve lezizdir.Asla endüstriyel bir bal değildir.Vücuda enerji ve direnç kazandırır. Soğuk algınlıklarında doğal bir besin olarak kullanılır.

Arıların çiçek florası bol olan, Türkiye nin verimli, yüksek yayla ve meralarında bütün çiçeklerin özünü alarak ürettiği; besleyici, değerli bir bal türüdür. Nektarını aldığı çiçeklere özgü seçkin lezzeti vardır. Açık sarı renklerde olur. Aromatik bir tat haline gelmiş içanadolunun yüksek kesimlerinin değerli bir bal çeşididir.

Zirai ilaçların kullanılmadığı ortamda üretilen ürünlerimizi güvenle kullanabilirsiniz. Bal, bileşiminde bulunan çeşitli vitamin, mineral, organik asit ve enzimler nedeniyle sindirimi kolay , besleyici ve birçok hastalığa karşı koruyucu ve vücut direncini arttıran özellikler gösterir. Balın, bileşim maddelerince zengin oluşu nedeniyle de özellikle sağlıklı yaşamda önde gelen gıda maddeleri arasında yer almaktadır. 

 Balın bilinen bu özellikleri sağlamasında, antimikrobiyel, antioksidan ve büyüme faktörü biyoaktivitesi gösteren bileşenler etkili olmaktadır” Yararları nedeniyle balın her gün düzenli olarak tüketilmesi önerilmektedir.

 
Devamı...
100,00 TL
tükendi

GEVEN ÇİÇEĞİ BALI

Geven Balı çok lezzetli, değişik aromalı ve içerdiği maddeler nedeni ile insan sağlığına ciddi yararları olan, ülkemizde değeri çok da anlaşılamayan değerli, şifalı bir baldır.

Geven baklagillerden, çok yıllık, derin bir köke sahip olan,bu özelliği nedeni ile erozyonuda önleyen,bazı türlerinden EBRU yapımında kullanılan oldukça pahalı olan KİTRE denilen bir zamk türü çıkarılan dikenli bir çalı türüdür.

Ülkemizin yüksek rakımlı dağlarına özgü geniş bir çiçek florasına sahip bir bal çeşididir.Tamamen doğal ve lezizdir.Asla endüstriyel bir bal değildir.Vücuda enerji ve direnç kazandırır. Soğuk algınlıklarında doğal bir besin olarak kullanılır.

Arıların çiçek florası bol olan, Türkiye nin verimli, yüksek yayla ve meralarında bütün çiçeklerin özünü alarak ürettiği; besleyici, değerli bir bal türüdür. Nektarını aldığı çiçeklere özgü seçkin lezzeti vardır. Açık sarı renklerde olur. Aromatik bir tat haline gelmiş içanadolunun yüksek kesimlerinin değerli bir bal çeşididir.

Zirai ilaçların kullanılmadığı ortamda üretilen ürünlerimizi güvenle kullanabilirsiniz. Bal, bileşiminde bulunan çeşitli vitamin, mineral, organik asit ve enzimler nedeniyle sindirimi kolay , besleyici ve birçok hastalığa karşı koruyucu ve vücut direncini arttıran özellikler gösterir. Balın, bileşim maddelerince zengin oluşu nedeniyle de özellikle sağlıklı yaşamda önde gelen gıda maddeleri arasında yer almaktadır. 

Balın bilinen bu özellikleri sağlamasında, antimikrobiyel, antioksidan ve büyüme faktörü biyoaktivitesi gösteren bileşenler etkili olmaktadır” Yararları nedeniyle balın her gün düzenli olarak tüketilmesi önerilmektedir.

 

Devamı...
28,00 TL

Macahel Çiçek Balı

Artvin in Borçka Camili mevkiinde Kafkas cinsi arıların kestane çiçeği ve komar,ihlamur,karayemiş çiçeğinden ürettiği doğal bal dır. Haziran ayının sonlarına doğru  alımı yapılan baldır.Çocuk gelişimine ve yetişkinlerde vücut direnci arttırıcı özelliğe sahiptir.  

Artvin Borçka mevkiinde yüksek rakımlı dağlarına özgü geniş bir çiçek florasına sahip hakiki bal çeşididir.Tamamen doğal ve lezizdir.Asla endüstriyel bir bal değildir.Vücuda enerji ve direnç kazandırır. Soğuk algınlıklarında doğal bir besin olarak kullanılır.

Arıların çiçek florası bol olan, Artvin Borçka mevkiinin  verimli, yüksek yayla ve meralarında bütün çiçeklerin özünü alarak ürettiği; besleyici, değerli bir bal türüdür. Nektarını aldığı çiçeklere özgü seçkin lezzeti vardır. Açık sarı renklerde olur. Aromatik bir tat haline gelmiş içanadolunun yüksek kesimlerinin değerli bir bal çeşididir.

Zirai ilaçların kullanılmadığı ortamda üretilen ürünlerimizi güvenle kullanabilirsiniz. Bal, bileşiminde bulunan çeşitli vitamin, mineral, organik asit ve enzimler nedeniyle sindirimi kolay , besleyici ve birçok hastalığa karşı koruyucu ve vücut direncini arttıran özellikler gösterir. Balın, bileşim maddelerince zengin oluşu nedeniyle de özellikle sağlıklı yaşamda önde gelen gıda maddeleri arasında yer almaktadır. 

 Balın bilinen bu özellikleri sağlamasında, antimikrobiyel, antioksidan ve büyüme faktörü biyoaktivitesi gösteren bileşenler etkili olmaktadır” Yararları nedeniyle balın her gün düzenli olarak tüketilmesi önerilmektedir.

 
Devamı...
100,00 TL

Arı Sütü Bal Polen Propolis Karışımı

210 gr Cam Kavanoz şeklinde ambalajlanmıştır %86.75 Bal,%5 Arı Sütü ,%7.5 Polen,%0.75 Propolis

Önerilen Tüketim Şekli: Faydalanmanız açısından tercihen kahvaltıdan yarım saat önce tüketiniz.

Yetişkinler: Günlük 1,5-2 tatlı kaşığı tüketilmelidir.

Çocuklar (5-12 yaş): Günlük 1 çay kaşığı tüketilmelidir.

Arı Sütü Bal Polen Propolis  Karışımının etkilerini görebilmek için 1-1.5 ay düzenli olarak tüketilmesi önerilmektedir.

Saklama koşulları ve raf ömrü:

Besin değerlerini kaybetmemesi için ısı ve ışıktan korunmalı ve soğukta saklanmalıdır. Buzdolabında muhafaza edilmesi koşulu ile raf ömrü 18 aydır. Ürün açıldıktan sonra 6 ay içerisinde tüketilmelidir.

Uyarılar:

Yüksek alerji riski, arı zehiri alerjisi ve astımı olanların ürünü tüketmemesi önerilir.

Ambalajı yırtık ürünleri satın almayınız.

Arı sütünün faydaları nelerdir:

Genel Performansı artırır.A, D, E, K, H ve B-Kompleks (9 tane B Vitamini çeşidinin hepsini) Vitaminlerini içerir. C vitamini ise eser miktardadır.İnsan metabolizmasına çok yönlü ve olumlu tesiri olan HDA-10 içerir.22 farklı esansiyel aminoasit içerir. Özellikle büyüme çağında olanlar, sporcular, performanslı yaşam sürmek isteyenler için önemli bir katkıdır.Hastalıklara karşı direnci artırıcıdır. Kansere karşı koruyucu antioksidan özelliğe sahiptir. Bağışıklık sistemini güçlendirir.Diyabetlere: Arı sütünün, B3, niasin ve biyotin içermesi, kandaki şeker seviyesinin kontrolüne yardımcı olur.Hücrelerin yenilenmesini hızlandırır ve tetikler, böylece yaşamın tazelenmesini getirir.Dengeleyicidir; hareketli ve performanslı yaşama ve egzersize metabolik motivasyon sağlar.Zindelik vericidir.Yoğun antibiyotik kullanıcılarını destekleyici besin olarak takviye eder.Fizik kondisyonu artırır ve korur.Uzun süreli idmanlar için önemli bir destektir.Antibakteriyaldir.Tanımlanamayan, taklidi yapılamayan ancak olumlu olağanüstü etkileri gözlenen bazı içeriklere sahiptir.

Propolis nedir faydaları nelerdir:

Propolisin güçlü antimikrobiyal aktivitesinden dolayı, propolis doğal antibiyotik olarak bilinir. Yapılan birçok sayıda araştırma da propolisn yüksek antimikrobiyal olduğunu göstermiştir. Propolisin MRSA da dahil olmak üzere 21 tür bakteri üzerinde, 9 tür mantar üzerinde, Giardia’nın da dahil olduğu 3 protozoa türü üzerinde ve Herpes ve Influenza’nın da dahil olduğu geniş yelpazeli virüsler üzerinde inhibitör etkisi bulunmuştur.

Bunların dışında ayrıca propolisin geniş ölçüde tedavi edici özellikleri vardır. Bu özellikler arasında antikanser etki, antioksidan etkis, yara kapama ve doku tamir etkileri, sindirim sistemi etkileri, deri enfeksiyonları etkisi, anti,-inflamatory etki, anastezik etki, bağışıklık sistemi etkileri, kalp-damar sistemi etkileri ve diş sağlığı etkisidir.

Propolis içerisindeki flavanoid seviyesinin yüksek olmasından dolayı, bu ürün insanlarda oksijen radikallerine karşı yakalayıcı olarak görev görür. Ayrıca ilginç olarak vitamin C’nin okside olarak zarar görmesini engeller.

Klinik çalışmalar propolisn bronşit ve benzeri rahatsızlıkların, influenza ve herpes, deri mantarları, diş ve diş eti rahatsızlıklarında, ülser, yanık ve abselerde, kulak enfeksiyonlarında, giardi ve kolitde, vajinal ve servikal rahatsızlıklarda etkili olduğunu göstermiştir.

Propolis ve propolisli ürünlerin kontaminasyon ve kısa raf ömürlülüğü gibi problemleri olmamaktadır. Bu durum propolisin antioksidan ve antimikrobiyal özelliklerinden dolayıdır. Ayrıca ham propolis kurşun kontaminasyonu için rutin olarak test edilmelidir.

Yaraların iyileşmesini 4 kata kadar hızlandırır.100 kata kadar antibiyotik etki içerdiği tesbit edilmiştir.Çok güçlü antioksidandır.Soğuk algınlığında iyi bir destekleyicidir.Propolis Üzerinde Yapılan Önemli Bazı Araştırmalar:

Kulak Enfeksiyonları:

İç kulak iltihabı, dış kulak iltihabı ve benzer kulak rahatsızlığı olan 126 hasta üzerinde % 5- 10 propolis çözeltileri denenmiştir. Bütün rahatsızlıklar için propolisin iyileştirici etkisi olduğu belirtilmiştir (Matel ve ark. 1973). Propolis ayrıca kulaktaki akut rahatsızlıklara karşı da pozitif etki göstermiştir.

Sindirim Sistemi Rahatsızlıkları:

Bağırsak paraziti şikayeti olan 138 hastaya % 10-20’lik propolis ekstraktı uygulanmıştır. Çocuklarda düşük dozun tedavi edici etkisi olduğu gözlenmiştir. Yetişkinlerde ise % 20 lik propolis ekstraktının, tinidazol ve anti protozoa ilaçlarıyla aynı dozda etki gösterdiği bulunmuştur. Propolis, Danimarka’da ülser ve Crohn hastaları üzerinde denenmiştir. Propolis ekstraktının ülser üzerinde etkili olduğu fakat Crohn hastalığına etkisi olmadığı bulunmuştur.

İltihaplanmalar

Aseptik necrosis hastası olan 22 hastaya düzenli olarak propolis enjekte edilmiş, 32 hastaya ise aynı şartlarda normal tedavi uygulanmıştır. Propolis tedavisi uygulanan hastalarda diğerlerine göre belirgin gelişmeler gözlenmiştir. Vajina ve uterus iltihaplanması şikayeti olan 90 hastaya % 3’lük propolis etanol ekstraktı uygulanmış ve % 50’den fazlasında olumlu gelişmeler sağlanmıştır. Tüberküloz

Eski Sovyetler Birliği’nden V.H. Karinova ve E.l. Rodionova farklı türlerde ve aşamalardaki 135 tüberküloz hastasıyla çalışmışlardır. Hastaların yaş aralığı 6 ile 50 arasındaydı. Hastalara, alınan tepkiye göre, günde 3 kez 4 ile 10 ay arasında propolis uygulanmıştır. Çalışma sonucunda 12 hasta haricinde bütün hastaların iyileştiği gözlenmiştir. Bu 12 hastanın ise böbrek tüberkülozu olduğu tespit edilmiştir.

Ülser

Romanya’da Dr. A. Vasilca ve Dr. Eugenia Milcu propolisin ülser üzerindeki tedavi edici özellikleri üzerinde çalışmışlardır. 34 kronik ülser hastasına 4 hafta boyunca propolis ekstraktı verilmiştir. 28 hasta tamamen iyileşirken 6 hastada önemli gelişmeler kaydedilmiştir. Bazı hastalara doku biyopsisi uygulanmış ve propolisin yenileyici etkisi gözlenmiştir. Mitoz N. Popovic ve N. Oita adındaki Romanyalı medikal araştırmacılar, propolisin hücre bölünmesi üzerindeki etkileri ile ilgili bir bildiri yayınlamışlardır. Araştırmacılar, dokunun hiçbir zaman tamamen kanserli hale gelmediğini, her zaman sağlıklı hücrelerin bulunduğunu ve normal hücrelerin aktivitelerinin kanserli hücreler tarafından etkilendiğini belirtmişlerdir. Propolisin, kanserli hücreleri durdurarak, normal hücrelerin aktivitesini arttırdığını ve dokunun normal hale gelmesini sağladığını ortaya koymuşlardır.

Kolit

Bulgaristan’dan Dr. S. Nikolov ve arkadaşları, propolisin akut ve kronik kolit üzerindeki etkisini incelemişlerdir. Çalışmaya, yaşları 20 ile 65 arasında değişen 45 hasta katılmıştır. Hastalara günde üç defa yemeklerden önce propolis ekstraktı verilmiştir. Sonuçta toplam 43 hastada olumlu sonuç elde edilmiştir. Bunlardan 26’sında çok iyi, 12’sinde iyi kalanları ise memnuniyet verici şekilde iyileşme gözlenmiştir. Sadece iki hastada herhangi bir gelişme gözlenmemiştir. Çoğu hastada yedinci günde iyileşme başlamış ve ondokuzuncu ya da yirminci günde tamamen iyileşme görülmüştür. Bağışıklık Sistemi

Propolisin en çok araştırılan ve yaygın olarak kabul edilen özelliği bağışıklığı arttırıcı özelliğidir. Propolis, doğal, salgı bezlerini aktive eden geniş spektrumlu antibiyotiktir. Propolis sadece enfeksiyonları engelemenin yanında, onları vücuttan temizler.

Sistemde propolisin bulunması durumunda ise bu durum gerçekleşmez. Bioflavanoidler, proteinin dış kısmını parçalayan enzimleri inhibe eder ve viral maddeyi içeriye hapseder. Aynı flavanoidler, virüsün etrafını kaplayarak aktivitesini engellerler. Bioflavanoidlerin varlığında, taşıyıcı, virüslere karşı bağışıklık kazanmış olur.

Diğer bir yol ise propolisin fagosite aktivitesini güçlendirerek bağışıklık sistemine yardımcı olur. Fagositler, mikroorganizmaların etrafını sarar, içine alır ve sindirerek ortadan kaldırırlar.

Propolis sayesinde gerçekleşen bu etki, birçok Sovyet ve Avrupalı bilim adamı tarafından gözlenmiş ve yayınlanmıştır.

Arı poleninin faydaları nelerdir:

Yüksek Performans getirir.Anabolik etkileri (32 gr ve üstü tüketimlerde) yani kas-adale yapıcı ve güçlendirici özelliği vardır.Büyüme çağındakilere ihtiyaç duydukları tüm esansiyelleri barındırır.İçerdiği Flavonoidler en yakın takipçilerinden 200 kat fazla antioksidan özellik taşır.Çok zengin bir aminoasit ve protein kaynağıdır.Protein kalitesi yüksektir.B Kompleks vitaminleri yönünden çok zengindir; bir çay kaşığı kadar polen organik ve doğal bir arı ürünü olarak metabolizmanın tüm B vitaminleri ihtiyacını karşılar.

Günde iki-üç tatlı kaşığı(10-15 gr.)tüketimde ise tüm vitaminlerden yeterli ve yararlı düzeylerde alınmış olur, ancak C vitamini yönünden zayıf içeriklidir.

Tam bir mineral deposudur. İnsana gerekli tüm minerallerden yoğun miktarlarda içerir.

Her gün düzenli 10-15 gr kullanımla bedenimize faydalı ve yeterli olacak, organik-doğal ve zengin bir vitamin ve mineral desteği sağlamış oluruz.

 

Devamı...
58,00 TL

Arı Sütü Bal Propolis Karışımı

210 gr lık Cam Kavanozlarda  amabalajlanmıştır 

Ürün İçeriği:% 3 Arı Sütü ,% 96. 7 Bal,%0.3 Propolis

Önerilen Tüketim Şekli: Faydalanmanız açısından tercihen kahvaltıdan yarım saat önce tüketiniz.

Yetişkinler: Günlük 1,5 - 2 tatlı kaşığı tüketilmelidir.

Çocuklar (5-12 yaş): Günlük 1 çay kaşığı tüketilmelidir.

Arı Sütü Bal Polen Karışımının etkilerini görebilmek için 1-1,5 ay düzenli olarak tüketilmesi önerilmektedir.

Saklama koşulları ve raf ömrü:

Besin değerlerini kaybetmemesi için ısı ve ışıktan korunmalı ve soğukta saklanmalıdır. Buzdolabında muhafaza edilmesi koşulu ile raf ömrü 18 aydır. Ürün açıldıktan sonra 6 ay içerisinde tüketilmelidir.

Uyarılar:

Yüksek alerji riski, arı zehiri alerjisi ve astımı olanların ürünü tüketmemesi önerilir.

Ambalajı yırtık ürünleri satın almayınız.

Arı sütünün faydaları nelerdir:

 Genel Performansı artırır.

A, D, E, K, H ve B-Kompleks (9 tane B Vitamini çeşidinin hepsini) Vitaminlerini içerir. C vitamini ise eser miktardadır.İnsan metabolizmasına çok yönlü ve olumlu tesiri olan HDA-10 içerir.22 farklı esansiyel aminoasit içerir. Özellikle büyüme çağında olanlar, sporcular, performanslı yaşam sürmek isteyenler için önemli bir katkıdır.Hastalıklara karşı direnci artırıcıdır. Kansere karşı koruyucu antioksidan özelliğe sahiptir.Bağışıklık sistemini güçlendirir.Diyabetlere: Arı sütünün, B3, niasin ve biyotin içermesi, kandaki şeker seviyesinin kontrolüne yardımcı olur.Doğal ve güçlü antidepresandır.Hücrelerin yenilenmesini hızlandırır ve tetikler, böylece yaşamın tazelenmesini getirir.Dengeleyicidir; hareketli ve performanslı yaşama ve egzersize metabolik motivasyon sağlar.Anne karnından büyüme çağına zihinsel gelişime önemli katkı sağlar.Zindelik vericidir.Yoğun antibiyotik kullanıcılarını destekleyici besin olarak takviye eder.Fizik kondisyonu artırır ve korur.Uzun süreli idmanlar için önemli bir destektir.Antibakteriyaldir.Tanımlanamayan, taklidi yapılamayan ancak olumlu olağanüstü etkileri gözlenen bazı içeriklere sahiptir.İçinde bulunan echinacea ve ydroxydecanoic asitin bu tür sorunlara çok iyi geldiği araştırmalar ışığında tespit edilmiş.Tamamen doğadan yarararlanarak iyileşmek isteyenler için ideal.

Propolis nedir faydaları nelerdir:

Propolisin güçlü antimikrobiyal aktivitesinden dolayı, propolis doğal antibiyotik olarak bilinir. Yapılan birçok sayıda araştırma da propolisn yüksek antimikrobiyal olduğunu göstermiştir. Propolisin MRSA da dahil olmak üzere 21 tür bakteri üzerinde, 9 tür mantar üzerinde, Giardia’nın da dahil olduğu 3 protozoa türü üzerinde ve Herpes ve Influenza’nın da dahil olduğu geniş yelpazeli virüsler üzerinde inhibitör etkisi bulunmuştur.

Bunların dışında ayrıca propolisin geniş ölçüde tedavi edici özellikleri vardır. Bu özellikler arasında antikanser etki, antioksidan etkis, yara kapama ve doku tamir etkileri, sindirim sistemi etkileri, deri enfeksiyonları etkisi, anti,-inflamatory etki, anastezik etki, bağışıklık sistemi etkileri, kalp-damar sistemi etkileri ve diş sağlığı etkisidir.

Propolis içerisindeki flavanoid seviyesinin yüksek olmasından dolayı, bu ürün insanlarda oksijen radikallerine karşı yakalayıcı olarak görev görür. Ayrıca ilginç olarak vitamin C’nin okside olarak zarar görmesini engeller.

Propolis ve propolisli ürünlerin kontaminasyon ve kısa raf ömürlülüğü gibi problemleri olmamaktadır. Bu durum propolisin antioksidan ve antimikrobiyal özelliklerinden dolayıdır. Ayrıca ham propolis kurşun kontaminasyonu için rutin olarak test edilmelidir.

Yaraların iyileşmesini 4 kata kadar hızlandırır,100 kata kadar antibiyotik etki içerdiği tesbit edilmiştir.

Çok güçlü antioksidandır.Kronik bronşit ve bronşiyal astıma karşı destekleyici çözümdür.

Diş eti iltihabı ve ağız içi ve gırtlak enfeksiyonlarını giderir.Diş abselerine, çürüklere, ağız kokusuna karşı kullanılırDiş beyazlatılmasına yardımcı olur.Sedef hastalığına iyi gelir.Soğuk algınlığına iyi bir destek besinidir.

Propolis Üzerinde Yapılan Önemli Bazı araştırmalar:

Kulak Enfeksiyonları:

İç kulak iltihabı, dış kulak iltihabı ve benzer kulak rahatsızlığı olan 126 hasta üzerinde % 5- 10 propolis çözeltileri denenmiştir. Bütün rahatsızlıklar için propolisin iyileştirici etkisi olduğu belirtilmiştir (Matel ve ark. 1973). Propolis ayrıca kulaktaki akut rahatsızlıklara karşı da pozitif etki göstermiştir.

Sindirim Sistemi Rahatsızlıkları:

Bağırsak paraziti şikayeti olan 138 hastaya % 10-20’lik propolis ekstraktı uygulanmıştır. Çocuklarda düşük dozun tedavi edici etkisi olduğu gözlenmiştir. Yetişkinlerde ise % 20 lik propolis ekstraktının, tinidazol ve anti protozoa ilaçlarıyla aynı dozda etki gösterdiği bulunmuştur. Propolis, Danimarka’da ülser ve Crohn hastaları üzerinde denenmiştir. Propolis ekstraktının ülser üzerinde etkili olduğu fakat Crohn hastalığına etkisi olmadığı bulunmuştur.

İltihaplanmalar

Aseptik necrosis hastası olan 22 hastaya düzenli olarak propolis enjekte edilmiş, 32 hastaya ise aynı şartlarda normal tedavi uygulanmıştır. Propolis tedavisi uygulanan hastalarda diğerlerine göre belirgin gelişmeler gözlenmiştir. Vajina ve uterus iltihaplanması şikayeti olan 90 hastaya % 3’lük propolis etanol ekstraktı uygulanmış ve % 50’den fazlasında olumlu gelişmeler sağlanmıştır. 

Eski Sovyetler Birliği’nden V.H. Karinova ve E.l. Rodionova farklı türlerde ve aşamalardaki 135 tüberküloz hastasıyla çalışmışlardır. Hastaların yaş aralığı 6 ile 50 arasındaydı. Hastalara, alınan tepkiye göre, günde 3 kez 4 ile 10 ay arasında propolis uygulanmıştır. Çalışma sonucunda 12 hasta haricinde bütün hastaların iyileştiği gözlenmiştir. Bu 12 hastanın ise böbrek tüberkülozu olduğu tespit edilmiştir.

Ülser

Romanya’da Dr. A. Vasilca ve Dr. Eugenia Milcu propolisin ülser üzerindeki tedavi edici özellikleri üzerinde çalışmışlardır. 34 kronik ülser hastasına 4 hafta boyunca propolis ekstraktı verilmiştir. 28 hasta tamamen iyileşirken 6 hastada önemli gelişmeler kaydedilmiştir. Bazı hastalara doku biyopsisi uygulanmış ve propolisin yenileyici etkisi gözlenmiştir. Mitoz N. Popovic ve N. Oita adındaki Romanyalı medikal araştırmacılar, propolisin hücre bölünmesi üzerindeki etkileri ile ilgili bir bildiri yayınlamışlardır. Araştırmacılar, dokunun hiçbir zaman tamamen kanserli hale gelmediğini, her zaman sağlıklı hücrelerin bulunduğunu ve normal hücrelerin aktivitelerinin kanserli hücreler tarafından etkilendiğini belirtmişlerdir. Propolisin, kanserli hücreleri durdurarak, normal hücrelerin aktivitesini arttırdığını ve dokunun normal hale gelmesini sağladığını ortaya koymuşlardır.

Kolit

Bulgaristan’dan Dr. S. Nikolov ve arkadaşları, propolisin akut ve kronik kolit üzerindeki etkisini incelemişlerdir. Çalışmaya, yaşları 20 ile 65 arasında değişen 45 hasta katılmıştır. Hastalara günde üç defa yemeklerden önce propolis ekstraktı verilmiştir. Sonuçta toplam 43 hastada olumlu sonuç elde edilmiştir. Bunlardan 26’sında çok iyi, 12’sinde iyi kalanları ise memnuniyet verici şekilde iyileşme gözlenmiştir. Sadece iki hastada herhangi bir gelişme gözlenmemiştir. Çoğu hastada yedinci günde iyileşme başlamış ve ondokuzuncu ya da yirminci günde tamamen iyileşme görülmüştür. Bağışıklık Sistemi

Propolisin en çok araştırılan ve yaygın olarak kabul edilen özelliği bağışıklığı arttırıcı özelliğidir. Propolis, doğal, salgı bezlerini aktive eden geniş spektrumlu antibiyotiktir. Propolis sadece enfeksiyonları engelemenin yanında, onları vücuttan temizler.

Çok sayıda deneyle ortaya konduğu gibi, propolis, bakterileri, virüsleri, mantarları ve hatta penisiline dayanıklı staphlococcus’u ortadan kaldırır.

Propolis virüslere karşı çok güçlüdür. Bu etki propoliste bulunan bioflavanoidlerin koruyucu etkisi sayesinde gerçekleşmektedir. Virüsler, proteinlerin dış kısmına yerleşirler. Eğer engellenmezse, bu tehlikeli ve enfekte edici madde taşıyıcı organizmada serbest kalır. Maalesef, böyle bir durumda, enzimler sayesinde protein dış kısmını parçalarlar ve böylece zararlı madde istem içerisine yayılır.

Sistemde propolisin bulunması durumunda ise bu durum gerçekleşmez. Bioflavanoidler, proteinin dış kısmını parçalayan enzimleri inhibe eder ve viral maddeyi içeriye hapseder. Aynı flavanoidler, virüsün etrafını kaplayarak aktivitesini engellerler. Bioflavanoidlerin varlığında, taşıyıcı, virüslere karşı bağışıklık kazanmış olur.

Diğer bir yol ise propolisin fagosite aktivitesini güçlendirerek bağışıklık sistemine yardımcı olur. Fagositler, mikroorganizmaların etrafını sarar, içine alır ve sindirerek ortadan kaldırırlar.

Propolis sayesinde gerçekleşen bu etki, birçok Sovyet ve Avrupalı bilim adamı tarafından gözlenmiş ve yayınlanmıştır.

Arı poleninin faydaları nelerdir:

Yüksek Performans getirir.

Anabolik etkileri (32 gr ve üstü tüketimlerde) yani kas-adale yapıcı ve güçlendirici özelliği vardır.

Büyüme çağındakilere ihtiyaç duydukları tüm esansiyelleri barındırır.

İçerdiği Flavonoidler en yakın takipçilerinden 200 kat fazla antioksidan özellik taşır.

Çok zengin bir aminoasit ve protein kaynağıdır.

Protein kalitesi yüksektir.

B Kompleks vitaminleri yönünden çok zengindir; bir çay kaşığı kadar polen organik ve doğal bir arı ürünü olarak metabolizmanın tüm B vitaminleri ihtiyacını karşılar.

Günde iki-üç tatlı kaşığı(10-15 gr.)tüketimde ise tüm vitaminlerden yeterli ve yararlı düzeylerde alınmış olur, ancak C vitamini yönünden zayıf içeriklidir.

Tam bir mineral deposudur. İnsana gerekli tüm minerallerden yoğun miktarlarda içerir.

Her gün düzenli 10-15 gr kullanımla bedenimize faydalı ve yeterli olacak, organik-doğal ve zengin bir vitamin ve mineral desteği sağlamış oluruz.

 

 

 

Devamı...
58,00 TL

GEVEN BALI

Geven Balı çok lezzetli, değişik aromalı ve içerdiği maddeler nedeni ile insan sağlığına ciddi yararları olan, ülkemizde değeri çok da anlaşılamayan değerli, şifalı bir baldır.

Geven baklagillerden, çok yıllık, derin bir köke sahip olan,bu özelliği nedeni ile erozyonuda önleyen,bazı türlerinden EBRU yapımında kullanılan oldukça pahalı olan KİTRE denilen bir zamk türü çıkarılan dikenli bir çalı türüdür.

Ülkemizin yüksek rakımlı dağlarına özgü geniş bir çiçek florasına sahip bir bal çeşididir.Tamamen doğal ve lezizdir.Asla endüstriyel bir bal değildir.Vücuda enerji ve direnç kazandırır. Soğuk algınlıklarında doğal bir besin olarak kullanılır.

Arıların çiçek florası bol olan, Türkiye nin verimli, yüksek yayla ve meralarında bütün çiçeklerin özünü alarak ürettiği; besleyici, değerli bir bal türüdür. Nektarını aldığı çiçeklere özgü seçkin lezzeti vardır. Açık sarı renklerde olur. Aromatik bir tat haline gelmiş içanadolunun yüksek kesimlerinin değerli bir bal çeşididir.

Zirai ilaçların kullanılmadığı ortamda üretilen ürünlerimizi güvenle kullanabilirsiniz. Bal, bileşiminde bulunan çeşitli vitamin, mineral, organik asit ve enzimler nedeniyle sindirimi kolay , besleyici ve birçok hastalığa karşı koruyucu ve vücut direncini arttıran özellikler gösterir. Balın, bileşim maddelerince zengin oluşu nedeniyle de özellikle sağlıklı yaşamda önde gelen gıda maddeleri arasında yer almaktadır. 

Balın bilinen bu özellikleri sağlamasında, antimikrobiyel, antioksidan ve büyüme faktörü biyoaktivitesi gösteren bileşenler etkili olmaktadır” Yararları nedeniyle balın her gün düzenli olarak tüketilmesi önerilmektedir.

Devamı...
50,00 TL
SEPETE EKLE
BİZE ULAŞIN   0 (222) 230 29 00
ÜYELİK KAYDI
ÜYE GİRİŞİ
ALIŞVERİŞSİZ ÖDEME